Rekabet ve Hile
3.., 2.., 1.. Daha durumun ehemmiyetini kendince kavrayamayanlar, haricinde yüzücüler bütün güçleriyle o ilk atlayışı yapıyorlar. Daha ilk saniyede tahmini 1 metre farkla başlayan arkadaş, verilecek hediyenin kendince değersizliğinden olacak ki fazla gayret göstermeden en yakın rakibine 1.5 metre farkla son 5 metreye giriyor. Buraya kadar normal, seyir zevki veren küçük bir yarışmaya tanıklık ediyoruz güneşten yanmış omuzlarımızın acısı, yuttuğumuz suların getirdiği çişimiz( :] ) eşliğinde.. Ismarla oradan bir bira, kankimiz birinci sözünü bitirmeden 1. olarak başkasının adını duyuyoruz.. Ne ara o fark kapandı da bitime başkası daha önce vardı hem de o kadar yüzmekten aciz kişilerin arasındaki tek profesyonel yüzücü ön saftayken, hayret..
Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür derler ( Bkz. Ansiklopedi ). Mevcut olay da rekabetten arınmış bir hiledir gerçekte. Amaç hak almak değil hakka tecavüz etmektir aslen. Bir nevi benim değilsen seni kimseye yâr etmem misali.. Sonradan öğreniyoruz ki arkada kalan iki kişi belki refleks hareketi olarak, belki de son 2 saniyede o muhteşem beyinlerini çalıştırmayı düşünerek işin muzipliğine kaçmak istemelerinden olacak ki öndekinin gidişatını engelleyerek kendilerini, itibarlarını hiç de önemli olmayan bir bilet için laham çukuruna atmışlar. Gerçi herkes olması gereken yerde mutludur, o ayrı mesele; ama bir gün içinde çokça rastladığımız hile neden gereklidir, neden rağbet görür ? ( Bkz. Ekşi Sözlük 1. entry ) Rekabetin getirdiği acı sonuçtur hile. Kolay yola kaçmak, etik değerleri hiçe saymak ve vicdanım sen s..tirgir demektir. Bu konuda internette de pek fazla makale bulunmuyor, ilginç. Geride midesindeki son sindirim besini 3-5 bisküvi, tüm enerjisini ( sonuca bağlı olarak ) bir hiç için yitirmiş olan bir parça Semih kalıyor.
Yakın zamandaki bir havuz maceramızda arkadaşların bana litrelerce su yutturması, 7-8 yaşındaki bebekler yanımda pıt pıt suya pozisyondan pozisyona atlarken benim bilmediğim bir sebep yüzünden atlamaya üşenmem dışındaki en akılda kalıcı olayı anlatmaya çalıştım kısaca. Ne güzel : )
İstanbul Küçükçekmece.. Saat sabah 4.00 civarı.. Güzel uykumdan beni sivrisinekler kaldırıyor , bu yazıyı yazarken koluma en az 3 defa aynı otantik böcek konuyor ve dışarda ilginç bir şekilde serçeler ötüyor sanki dışarısı günlük güneşlik… Siz ne ayaksınız bu saatte ne zorunuz var gidin uyuyun bir telde, yoksa deprem mi olacak ne dedirtiyor..
Yazıları takip edecekler için feedburner’dan hesap almıştım ama sonra vazgeçtim. Rss ile takip edenler ve sürekli ziyaretçiler zaten güncel yazıları okuyorlar.. Fazla fanteziye gerek yok dedim.. Yapacağınız en iyi şey ertesi gün tekrar siteyi ziyaret etmek..
Kalın sağlıcakla..

