Fiilimsi.Net » fiilimsi yazılar

‘fiilimsi yazılar’ Kategorisi için arÅŸiv

YAZAR’dan site tavsiyesi…

Pazartesi, Mayıs 5th, 2008 |

Patron sitede reklam istemem derse kendi bilir; fakat bu siteyi de bilmemiz gerekiyor. YAŞADIĞIMIZ OLAYLARIN BİRBİRLERİYLE O KADAR ALAKASI VAR; FAKAT BİZ BUNLARIN FARKINA VARAMIYORUZ. Komplo teorilerinin adeta kilitli bir kapıyı açma gayretiyle göstermiş olduğu beyin jimnastikleriyle olayları daha net anlayabiliyoruz.

Ben de fiilimsi.net in takipçilerine bir beyin jimnastiği sitesi adresi vereceğim:

http://komploteorileri.spaces.live.com/

düşünme zamanı…

Ahmet Necdet Sezer

Cuma, Mayıs 2nd, 2008 |

Geçenlerde ADD BahçeÅŸehir Åžubesi‘nden ( www.addbahcesehir.org ) aldığım güzel bir e-postayı burada yayınlıyorum ÅŸimdi..
Başlıkta Ahmet Necdet Sezer neden sevilmedi yazıyordu ve mesaj içeriğinde eski Cumhurbaşkanımızın görevi süresince aldığı tutumlar ve görevi bittiğinde ortaya konulanlar yer alıyordu.
Bunlarla birlikte çeşitli kaynaklardan derlediğim bilgileri sizlerle paylaşıyorum..

Ahmet Necdet SezerAhmet Necdet Sezer görev süresi içinde kimi zaman hukuka saygınlığı yüzünden eleÅŸtirilmiÅŸtir. Bazı konularda yerinde kararlar verip tavrını ortaya koymuÅŸ ve kararından dönmemiÅŸtir (Çıkarılan af yasası konusunda aşırılar tarafından bir takım söylentiler mevcuttur. Örnek olarak saÄŸlık durumu sebebiyle af yasasından yararlanan bir terör örgütü mensubu daha sonra aynı iÅŸten hüküm yemiÅŸtir ve o dönemde CumhurbaÅŸkanı belli kesimlerin iftiraları ve karalamalarına maruz kalmıştır.. Konunun detaylarını bilmediÄŸimden daha fazla açmak istemiyorum.. Bunlarla ilgili geniÅŸ bilgiyi aÅŸağıda göstereceÄŸim kaynak baÄŸlantılardan öğrenebilirsiniz.) ve bu nedenle benim de çok saygı duyduÄŸum bir insandır.. Döneminin baÅŸbakanı Bülent Ecevit’le yaÅŸanan bir polemik ve anayasa kitapçığının havada uçuÅŸması yüzünden ülke son zamanlarının en büyük krizini yaÅŸamış ve hiç kimse bunu taktir etmemiÅŸtir. Ne gerek vardı böyle bir ÅŸeye?? Bu yazımın konusu, Sezer’in CumhurbaÅŸkanlığı döneminde gösterdiÄŸi tutumlu davranışları ve görev süresi sonunda kendisine tahsis ve hediye edilen binlerce hediyeyi - avantajı reddedip sivil hayatına dönmesi..

Ahmet Necdet Sezer kendisine hediye edilen eşyaları iade etmiş, kırmızı ışıkta durmuş, hastanede sıra beklemiş, normal vatandaş gibi markette halk içinde alışveriş yapmış( lâkin bu kareler çok sık görülmemiştir.. ), gösteriş meraklısı olmamış, gazetecilere pek fazla röportaj vermemiş, alçak gönüllülüğü elden bırakmamış, en önemlisi de inançları siyasete alet etmemiş hukukçu bir cumhurbaşkanıydı.. Aslen fazla dışarda görülmezdi.. Medyada fazla yer bulmadığından kimi zaman halktan kopukluğunu düşündüğüm olmamış değildi; ama aslını bilemeyiz tabi.. Her neyse.. Sezer, görevi süresince sağdan soldan kıstığı trilyonları da görev sonunda maliyeye devretmiştir. ( Bkz. Hakkında bir yorum ) Gelen gideni aratır derler.. Okulda da bu sözü ne kadar çok kullanmıştık (=
Takdire ÅŸayan tüm hareket ve davranışları için eski cumhurbaÅŸkanımıza teÅŸekkür ediyorum.. AÅŸağıda verdiÄŸim baÄŸlantıları incelemenizi tavsiye ederim.. Hem genel kültürünüz geliÅŸir hem de Sezer hakkında yapılan ilginç ve zıt yorumları görüp Türkiye’de bu kadar karşıt görüşlüler var mıydı yav dersiniz..

(more…)

Radyo

Perşembe, Mayıs 1st, 2008 |

Kaç gece yalnız geçti ÅŸu hayatında… Hep bir arkadaÅŸ aradın kendine geceleri deÄŸil mi? Herkes yatmış uyumuÅŸ.. Kimse yok etrafta televizyona baksan bomboÅŸ programlarla dolu…(Digiturk’ü olanı bilemeyiz tabi(hocam burası reklama girmiyor di mi))

Bakarsın gökyüzüne karanlık, etrafta bir sessizlik ve o zaman anlarsın aslında yalnız olduÄŸunu. Geçen günde gerçekleÅŸtiremediklerin de canını sıkar öte yandan.. Uyuyamazsın, sonra aklına bayadır kullanmadığın radyon gelir.. Ya bu aleti bayadır kullanmıyorum dersin. BulmuÅŸsundur artık gece dostunu.Radyoyu ilk hevesle açarsın,çalışmaz. AA dur ÅŸunun piline bakıyım dersin, birden için burkulur. Pil akmıştır.. Sen onu pilden aktı zannedersin; fakat o aslında radyonun gözyaÅŸlarıdır. Anlamassın.. Daha sonra televizyondan dost olmayacağını anladığın için TV‘den adeta bir intikam alarak gider kumandanın pillerini çıkarırsın, takarsın radyona. Artık dostun seninle bir gece geçirmeye hazırdır. Küçük cep radyonu fm’e getirirsin ve baÅŸlarsın duymaya melodileri. Radyo adeta sana yoldaÅŸlık eder, sen anlamassın. Radyo gece ortağın olmaya baÅŸlamışken sen de dünyevi iÅŸlerle uÄŸraşırsın. Yaptığın iÅŸlerden sıkılmassın artık. Üzülürsün radyosuz geçirdiÄŸin günlere; ama onu bir daha bırakmayacağına dair de söz verirsin. Bu radyoyla kurduÄŸun dostluÄŸu insanlarla kurmaya çalışırsın, kuramazsın. Radyonu artık bırakmazsın ve onunla geçirirsin gecelerini. SevdiÄŸin programcılar olur falan filan ama bir dostun olmuÅŸ olur artık geceleri hem de kalem pilli…

Sezen Aksu bile ÅŸarkılarında radyonu aç diyorsa, inanın ki bu radyoda bir ÅŸey var hâlâ bizim keÅŸfedemediÄŸimiz ve Sezen Aksu’nun bize anlatmak istediÄŸi ÅŸarksında…

Haydi hep birlikte radyoyu keÅŸfetmeye…

Mutsuz son..

Salı, Nisan 29th, 2008 |

İsrail geçen gün yine sözde filistinli örgütü bombalarken yanlışlıkla bir evi bombalamış ve evin içinde kahvaltı yapmakta olan, aralarında çocukların da bulunduÄŸu 7 kiÅŸiyi öldürmüş.. İsrail ordusu sözcüsü de bu haberin üstüne bir açıklama yapmış.. Açıklamada Beyt Hanun’da operasyon yaptıklarını doÄŸrularken, İsrail uçakları ve tanklarının militanları hedef aldıklarını, evin hedef alınmadığını belirtmiÅŸ.. Yok bir de hedef alsaydınız evi..!

filistinBu olayın ardından Katar’da bulunan Filistin Devlet BaÅŸkanı olan kiÅŸi de bunu kınamış ve barış sürecinin zarar gördüğünü söylemiÅŸ.. Hadi ya öyle mi… Sahiden barış sürecini mi düşünüyorsun.. Adamlar senin millî topraklarına girmiÅŸ, üstüne bir de sivil halkını katlediyor, sen de uzaklardan mesaj gönder barış süreci diye.. Ülkelerin başına gerçek yöneticiler geçmedikçe, kendilerini iyileÅŸtirip askerî gücünü yeterli seviyede tutup karşı tarafa rest çekmedikçe bundan en çok etkilenecekler her daim masum halk olacaktır.. Tabi tüm suç bunlarda deÄŸil.. Bu tür ayak oyunları sayesinde rant elde etmek isteyen güçlü devletler de kendi bilgileri dahilinde sömürüye yeÅŸil ışık yakıp perde arkasından replikleri fısıldıyorlar.. Sefalarını sürüyorlar, cefasını da tüyü bitmemiÅŸ yetime ödetiyorlar..

Her millet bağımsızlığı için Hoop! Sen dur orada! dyebilecek kadar kararlı ve güçlü mü? Yeterli inanca sahip mi.. Ne yazık ki HAYIR.. Ne yazıktır ki her millet cesur ve de akıllı bir başa/komutana/öndere sahip olmadı/olamayacak.. Kendileri bir şeyler üretmedikçe, kendi ülkeleri adına karşılıksız çalışmadıkça bu insanlar, yok olmaya mahkûm kalacaklar..
(more…)

Şehit Yüzbaşı Pilot Cengiz Topel

Pazartesi, Nisan 28th, 2008 |

cengiz topelCengiz Topel’i tanıyor musunuz ? Kimdir, nedir, ne deÄŸildir..
Yüzbaşı Pilot Cengiz Topel… Kıbrıstaki ilk Pilot Åžehidimiz… Adı müzelere, havalimanlarına, okullara, parklara, mahallelere, caddelere verilip yaÅŸatılmaya çalışılan,  Kıbrıs Halkının güvenle evlerinde otursun diye canı pahasına çalışan ÅŸehidimiz…. Haince iÅŸkencelere maruz kalan, buna raÄŸmen kendini sırtlan kümesine teslim etmeyen kahraman ÅŸehidimiz…

Daha önce de belirttiÄŸim gibi bu iÅŸler gönül meselesidir. Mevzu bahis vatansa gerisi teferruat sözünü kimler yürekten söyleyebilir ki.. Ben..! Ben..! Hayır, ben..!  Söylersiniz tabi ağız torba deÄŸil ki büzülsün; lâkin sözle deÄŸil de özle söylemeyi deneyin. Sayın bakalım kaç kiÅŸiyiz….

Bugün ne ölüm yıldönümü ne de anma günü.. Sadece bu büyük ÅŸahsın yaÅŸadıklarının; eski, karanlık, yozlaÅŸmış gündemimize bir ışık tanesi olarak düÅŸmesi ve bir ÅŸeyleri tekrar canlandırması dileÄŸiyle.. Komutanımı rahmetle anıyorum…
AÅŸağıda belirttiÄŸim baÄŸlantılarda Kıbrıs’ın o dönemlerdeki durumunu ve alınan kararları, bu konuyla ilgili yüzbaşının başından geçen olayları baÅŸtan sonra bir cümle dahi es geçmeden okumanızı tavsiye ederim..

 
cengiz topel 2. resimKısaca Hayatı: Annesi Mebuse Hanım, babası Hakkı Bey. Babasının görevli olduÄŸu İzmit’te 2 Eylül 1934 tarihinde doÄŸdu. İlkokula Bandırma II. İlkokul’unda baÅŸladı, Ömer Seyfettin İlkokulu’nda öÄŸrenimine devam etti.1934 yılında babasını kaybettikten bir süre sonra yerleÅŸtikleri İstanbul Kadıköy’deki Kadıköy YeldeÄŸirmeni Okulu’nda ilk ve orta öÄŸrenimini tamamladı. Lise öÄŸrenimini HaydarpaÅŸa Lisesi’nde baÅŸlayıp Kuleli Askeri Lisesi’ne devam ederek 1953 yılında bitirdi.Cengiz Topel, 1955 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirip asteÄŸmen olarak orduya katıldı. Küçük yaÅŸlardan beri havacılığa olan merakı sonucu hava sınıfına ayrıldı. Pilotaj eÄŸitimi için Kanada’ya gönderildi. Kanada’daki eÄŸitimini baÅŸarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon Hava Üssü’nde göreve baÅŸladı.1961 yılında EskiÅŸehir I. Ana Jet Üssü’ne atandı. 1963 yılında ise yüzbaşılığa terfi etti.
8 AÄŸustos 1964 yılında Rumlar’ı Türk Halkı’na karşı iÅŸledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için EskiÅŸehir’den Kıbrıs’a, 4′lü Filo Komutanı olarak gönderilen Cengiz Topel’in uçağı, uçuÅŸ esnasında yerden isabet alarak düÅŸtü/düÅŸürüldü. Cengiz Topel, paraÅŸütle atlamayı baÅŸardı; ancak esir alındığı Rumlar tarafından ÅŸehit edildi.

Hakkında detaylı bilgi için :
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cengiz_Topel
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2658
http://www.turkforum.net/showthread.php?t=553671

23 Nisan

Çarşamba, Nisan 23rd, 2008 |

google-23nisan".. hürriyetin de,
     eÅŸitliÄŸin de,
     adaletin de
     dayanak noktası,
     ulusal egemenliktir
.. "
    
Mustafa Kemal Atatürk

 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vatanımıza kutlu olsun..

Resim: Google 23 Nisan logo tasarımı yarışması birincisi..

 

Hava Harp Okulu

Cuma, Nisan 18th, 2008 |

Hava Harp Okulu.. Banliyö treninde YeÅŸilyurt durağına gelirken yol boyunca camda görünen tek ÅŸey olan, büyük spor sahalarının, binaların, göz alıcı bakılası uçakların barındığı ve en önemlisi Türk Hava Kuvvetlerine baÄŸlı havacı savaÅŸ pilotlarının ve piyadelerin eÄŸitildiÄŸi, tsk’nın gözbebeÄŸi ve Türkiye’nin en modern lisans eÄŸitimi veren kurumu Hava Harp Okulu.. Ne de güzel tanımlanıyor deÄŸil mi.. Aklınızda bir hayali canlandırıyorsunuz, giymiÅŸsiniz o muhteÅŸem üniformayı, ( GüneÅŸ gözlüğü zaten var onu söylememe gerek yok. ) takmışsınız üçyıldızı istanbul sokaklarında geziyorsunuz. Arkanızda da iki tane koruma eri. Kızlar, gençler, güneÅŸ… Her ÅŸey ne kadar güzel deÄŸil mi.. HAYIR !! Her ÅŸey göründüğü gibi olmayabilir. Bir anda hayaliniz kâbusa dönüşebilir. SavaÅŸ çıkar! Komutanıza onlarca acemi er verirler, her bir köşeden emirler üzerinize yaÄŸabilir, size hayranlıkla bakan o kızlar bir anda eli süngülü, yırtıcı, his yoksulu sırtlan kümesi gibi bir düşman hâline gelebilir. Ufukta savaÅŸ uçakları vatan topraklarınızı bombalayabilir.. Yerlerde cehennem lavları gibi kanlar.. Atılan her bombanın söndürdüğü yüzlerce canlar..

hho1Komutanızdaki uçağı havalandırıp dalaÅŸa gideceksiniz ve belki de hiç geri dönemeyeceksiniz. Geride bıraktıklarınız kim bilir ne kadar göz yaşı dökecekler tabi eÄŸer yaÅŸarlarsa… SorumluluÄŸunuz altında olan onlarca kiÅŸi ölecek. Bu veballe vicdanınız sizi yaÅŸatabilir mi..? Mevcut durumunuzdan nasıl kurtulacaksınız ? Lanet okursunuz her ÅŸeye. Neden buradayım ? Böyle mi olacaktı ? Senelerdir görüyorum, bu üniformayı giyen herkes on numara hayat yaşıyordu, heves edip mülakatlara girdim. Aynı ÅŸeyleri ben de yaÅŸayacaktım. SavaÅŸ mı ? Yok canım ülke geliÅŸmekte, komÅŸularla iliÅŸkiler iyi, neden savaÅŸ çıksın ki.. Geçtim mülakatı. Nasıl olsa subayım artık… İmreniyordum, imreniliyorum.. Nasıl olsa subayım artık… Başım göğe erdi.. Kendimi ispatladım, benden buraya kadar. Tazminatımı verip tsk’dan ayrılıyorum.. Aslında kendini tatmin etmesini bilmeyen geri zekalının tekiyim. Beni ben bitirdim, piÅŸmanım… Hava Kuvvetlerine yararım dokunmadığından mı yoksa aslen ne istediÄŸimi bilmediÄŸimden mi hiç bilmiyorum.. Bu çeliÅŸkileri yaÅŸamayınız. Hayatta her daim ne istediÄŸini bilen kiÅŸiliklerinizi ortaya çıkarınız.

Geçenlerde BU ADRESTE Emekli Havacı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk‘ün blog sayfasındaki yazıya rastladım ve çok beÄŸendim. Çünkü çok basit bir ÅŸekilde, her kesimden insanın anlayabileceÄŸi türden basit ve içinde kesin yargı içeren kısa bir yazıydı bu. Diyor ki Hava Harp Okulu HARP EDEBİLECEK Havacı Subaylar yetiÅŸtirir.. Parasında, havasında, suyunda olacaksanız hiç olmayın daha iyi.. Yerde ve gökte; pilot, radar operatörü, güvenlik, füzeci, uçaksavar, istihkâm, personel, muhabere, levazim, ikmal, uçak bakım vb. siniflarda savaÅŸacak ve savaÅŸa destek verecek havacı subaylar yetiÅŸir Hava Harp Okulu’ndan! Kaldı ki sadece Hava Okulu deÄŸil, diÄŸer tüm askerî birimlerimizde; kendisini deÄŸil de, ben nasıl bu kurumu ülkem için daha hayırlı vaziyete getiririm, neler yapabilirim diye düşünecek vatanseverler bulunmalıdır.. GeleceÄŸin subay adayları cesur, zekî, ahlaklı, dinamik, tüm olanaklarını %100 verimle kullanmaya çalışan ve vatansever öncü bir kiÅŸiliÄŸe sahip olmalıdır.. Türk Hava Kuvvetleri, Ben - Biz dengesini saÄŸlayabilecek, Yakınlarını aylarca görmeden, sırtında onlarca kiloluk çantalarla daÄŸ tepe demeden - yakınmadan - emirlere itaatsizlik etmeden çalışan, gerçek kiÅŸilikleri bekliyor.. En zor zamanlarınızda nefsinizi yenebiliyorsanız buyrun mülakatlara..

hho2

Hava Harp Okulu Nedir ?
Türk Hava Harp Okulu, Dünyanın sayılı askerî mühendis yetiştirme okullarından birisidir. Verdikleri eğitimin niteliği konusunda son derece titiz ve kendi branşlarında oldukça yeterli hocaların yer aldığı, öğrenci ölçme ve değerlendirme sisteminin oldukça sıkı ve başarılı biçimde uygulandığı bir okudur.
AÅŸağıda belirttiÄŸim kaynaklardan birinde sözlükte yazan bir arkadaÅŸ: “hemen her türk erkeÄŸinin angelina jolie ya da sharon stone’dan sonraki hayali.” diye tanımlamış. Çok yerinde bir tespit :)
Ayrıca bu yazıyı yazdığım gün itibariyle ( yani ÅŸu an ) iki gözümün de 0.00 olduÄŸunu öğrendiÄŸimde, mülakatlara girip de kazanma ihtimalimi düşünüp, daha kazanmadan havalara uçtuÄŸum yüce bir kurumdur ( lâkin Kara Harp Okulu hâlâ ilk tercihimdir, o ayrı mesele :] ), sadece bir meslek deÄŸil, bir ömürdür subaylık…

Hava Harp Okulu Ne DeÄŸildir ?
ÖSS formunda işaretlediğiniz bir kutucuktan ibaret değildir. Bu kutucuğu işaretleyenlerin bir kısmı zaten cesaret edip de kararını sürdüremediği için mülakatlara gitmeyebiliyor. Birilerine bir şeyler kanıtlamak için gidilecek bir okul değildir. Üniforma sevdalıları için kurulmuş 4+ senelik bir barınak değildir. ( Ayrıca sırası gelmişken, Deniz Kuvvetleri de her limanda bir sevgili edinip uçsuz bucaksız ufuklara yelken açacağınız bir kurum değildir.. Bu tür konuşmalar sadece söylemlerden ibarettir, aslını yaşayanlar bilir. )
(more…)

İstanbul ve İşportacılık

PerÅŸembe, Nisan 17th, 2008 |

İstanbul’da yeni misiniz? Yolda yürürken saÄŸda solda gördüÄŸünüz dikkatinizi çeken parıltılı kolyelere, bilekliklere vs. pür dikkat bakar mısınız? Hele bir de iÅŸportacıların yoÄŸun olduÄŸu, bunlar polise para mı yediriyor ki acaba böyle karınca sürüsü gibi yığılmışlar ve müdahale eden yok dedirten yerlerden birindeyseniz eÄŸer, İstanbul’un sokaklarını tanıma ÅŸerefine eriÅŸebilir ve cebinizdeki 5liradan, hatta cüzdanınızdaki 20liradan her an yoksun kalabilirsiniz..!

5 lira mı ? En fazla çalarlar. 20 lira cüzdanımda kardeÅŸim hem arka cebim de düÄŸmeli ona kimse elleyemez :) diyorsanız içinizden, tüm komplo senaryolarına kendinizi açmışsınız demektir. Çünkü bu paralar çalınmaz, siz kendi isteÄŸinizle verirsiniz ve olaylar aniden öyle bir geliÅŸir ki karşı koymak aklınızdan geçtiÄŸi anda zaten ortada apışıp kalmışsınızdır ve neden böyle oldu dediÄŸinizde ve polise durumu anlattığınızda, polisten aldığınız cevapla ikinci darbeyi alıp yıkılırsınız .. ÖÄŸrenciyseniz eÄŸer, polis olup bu sokakları temizleyeceÄŸim o ÅŸerefsizlerin hepsinin kökünü kurutacağım dersiniz ( tabi ilerde gerçekten polis olursanız rüÅŸvet,haraç yememeniz dileÄŸiyle.. Siz ki polisler ne zaman kendinizi deÄŸil de meslek hayatınızı düÅŸünürseniz yani BEN demeyip de nasıl bu kurumu daha iyi hâle getirebilirim derseniz o vakit size hakkımız helal olsun.. Yok demediniz, o hâlde vakit buluÅŸma vaktidir. Dünyada yiyiniz, içiniz…. Sizinle sonra hesaplaşırız.  ). Yok öÄŸrenci deÄŸilseniz ve orta yaÅŸlı masum namuslu ve saf ( sakin - görgülü anlamında ) bir insansanız, lanet okuyup mekânı terkedersiniz. YapabileceÄŸiniz fazla bir ÅŸey yoktur çünkü sistemi zaten deÄŸiÅŸtiremezsiniz..  ( Bkz. Gasp oranı azalmış. Azalır tabi adamlar kendilerini geliÅŸtiriyorlar. Artık akıllı soyguncular meydanlara geliyor .. )

Bu yazım bir uyarı niteliÄŸindedir.. Lütfen baÅŸtan sona dikkatli okuyunuz, zaten kısa bir yazı.. Tecrübeyi yaÅŸamadan edininiz ki sonuçları ağır olmasın. Herkes yaÅŸadıklarını gülüp geçiÅŸtirmez.. İçlerinde bir ÅŸeyler ukte kalabilir.

Yazımın başında yazdığım gibi, yürürken -özellikle- iÅŸportacıların ve seyyar satıcıların mevzilerinin geniÅŸ göründüÄŸü bölgelerde en az 3metre çapınızdaki alanı kontrolünüz dahilinde tutun.. Çünkü her an bir tenekeci ( kendilerini aslen teneke parçası olan; ama bize bunları gümüÅŸ kolye - bileklik - çakmak diye yutturmaya çalışan geri zekâlı iÅŸportacılar olarak tanımlıyoruz. Hakkıyla, emeÄŸiyle geçinenlere tabi ki sözümüz yok ve zaten üzerine alınması gereken kiÅŸiler de bu yazımı okuyamayacak kadar kör cahildir, doÄŸru dürüst Türkçe konuÅŸmasını da bilmezler zaten orası kesin. ) kolunuzdan tutup, ‘Selamun Aleyküm‘ demek suretiyle elinizi sıkmak için uzatabilir. Bu tip durumlarda Allah’ın selamını alıp yolunuza gitmeniz tavsiye olunur.. BaÅŸka alternatifiniz yok. Ha yok eÄŸer macera yaÅŸayabilirim, özgür ruhluyum diyorsanız ben olacakları önceden söyleyeyim size.. Åžimdi kaldığımız yerden devam edelim. Selamı verdikten ve adamın elini sıktıktan sonra muhtemelen kelimesi kelimesine ezberledikleri monoton cümleyi kurarlar "GümüÅŸ kolye, bileklik, çakmak ister misin abi". İsteyin veya istemeyin onlar beyinlerini daha önceden programladıkları için bunu algılamazlar ve devam ederler: " Bak abi sen al bunu, bir güzellik yaparız hatta yanında bir de anahtarlık hediyem olsun.. "  BoÅŸuna istemem demeyin çünkü program daha Close-End bölümüne gelmedi o yüzden kesintisiz devam edecektir. ( Bu arada sizin yapabileceÄŸiniz 1- Cebinizden polis kimliÄŸinizi göstermeniz ve bir çakmak alıp hadi eyvallah demeniz, 2- KoÅŸar adımlarla oradan uzaklaşıp diÄŸer satıcıları da ayrıca göz altından takip ederek ona göre yolunuzu belirlemeniz, 3- Yakınlardaki bir zabıtaya ‘ Vaaay Åžemsettin abi naber ya ortalıkta görünmüyosun kaç gündür’ diyerek kolunuzu sallayarak olay mahallinden uzaklaÅŸmanız.. ) Neyse adam anahtarlığı alır eline ve bir de makinesi vardır. BaÅŸlar isim yazmaya. " İsmin ne abi, yengeyi de söyle onun ismini de yazayım yanına.. ".. Hadi yaz da kurtulayım bari nasılsa hediye deÄŸil mi :) Yazma iÅŸlemi bittikten sonra adam eliyle küçük bir yazıyı iÅŸaret eder. Yazıda ‘Harfi 4YTL’ yazmaktadır. Bu andan itibaren durumu tamamen çakmaya baÅŸlarsınız. Adama paranızın olmadığını söyleyebilirsiniz ki nafiledir. İsim yazarken o makinenin çıkardığı ses en az  2 satıcıyı daha yanına çekecek desibeldedir. İki kiÅŸi yanınıza gelir ve sizi çevreler. Artık ya parayı verirsiniz ya da .. Diyelim ki 6 harf yazdırdınız bu da kelimesi 4liradan 24 lira eder. + Sözde gümüÅŸ kolyenin de fiyatına adam en az 10lira çeker ( normalde fiyatı 10kuruÅŸ bile etmez.  ). Alın size etti mi 34lira .. :) Üstümde para yok diyebilirsiniz ki adamlar buna zaten alışık ve hazırlıklı. İşte o yüzden diÄŸer iki kiÅŸi size bodyguard gibi yanaÅŸmıştır. Bu yakınlık, " Param yok diyorsun ama üstünü ararım, bulursam hepsini alırım! " demeye kadar gidebiliyor. Bu esnada elinizi cebinize atın ve dua edin ki küçük mevlada para çıksın ( tabi 5lira çıkarsa yetmiyor en az 10 çıksaydı kurtarırdınız. ). Çıkmadı mı :( o hâlde çıkarın ÅŸimdi cüzdanınızı güvenli arka cebinizden ve sayın parayı adamların önüne.. BaÅŸka ne yapılabilir ki vermiyorum deseniz başınıza kim bilir ne gelir yüzlerce kiÅŸinin önünde.(***)

Olay bitmiÅŸtir. Adam bir de elinize bir çakma fil diÅŸi verir hediye olarak ve yalın ayak ortada kalırsınız.. Az ilerde paranızı geri alma umuduyla görüp yaklaÅŸtığınız polise paranızın zorla alındığını anlatın.. Anlatın ama bir fayda vermez :) Polis ya bezmiÅŸ bu olaylardan artık tınlamıyor ya da zaten iÅŸin içinde.. Ne yazık ki bu tür olaylar her gün yüzlerce kiÅŸinin başına geliyor ve birileri haksız kazanç elde ederken soyulanların gideceÄŸi kapılar sınırlı ve zaten herkes de doÄŸrusunu bulamıyor bu kapıların..  O yüzden her nerede olursanız olun, gitgide kötüleÅŸen ve yobazlaÅŸan bu ÅŸehirde arkanızı kollayın ve daha iyiyi amaçlayan yeni nesiller yetiÅŸtirin.. YetiÅŸtirin ki torunlarınız bunları yaÅŸamasın ve arkadaÅŸ muhabbetlerinde sadece arada konuÅŸulsun, dedemi nasıl çarpmışlar desinler gülerek.. Siz de uzaktan ÅŸükürlerinizi iletin geleceÄŸinize bu rahat, huzurlu topluma sizi tekrar kavuÅŸturduÄŸu için……..

 

 

(***) Bazı bölgelerde yıllar önce seyyar satıcılar halk huzurunu bozduÄŸu için meydanlardan kaldırılmıştı.. Görülüyor ki ÅŸu günlerde artık meydanlar karaborsacıların, iÅŸportacıların, seyyar satıcıların muhteÅŸem geri dönüÅŸünü izlerken kendini ritme kaptıracak, paralarını da onlara…

Not : Yazım bilgilendirme amaçlıdır, hiç kimseye ithaf edilmemiÅŸtir. Yazıyı okuyan devlet erkanı olursa eÄŸer, nasıl ki BURADA yazdığım yazıdan 2 hafta sonra CevizlibaÄŸ tramvay durağı yarım metre kadar geniÅŸletildiyse ÅŸimdi de benzer bir tesadüfün oluÅŸması dileÄŸiyle.. Yazıyı sıkılmadan okuyanlara teÅŸekkürler..

Bir ÅŸeyler deÄŸiÅŸiyor mu?

PerÅŸembe, Åžubat 28th, 2008 |

Askerlerimiz canları pahasına vatanı korumak için çarpışadururken, uyanık milletvekilleri de tüm medyanın gözü kulağı GüneydoÄŸu’dayken alabildiÄŸine vurgun yapmaya devam ediyorlar..
Ne iÅŸtir bu ? Milletvekilleri emekli maaÅŸlarını az buluyormuÅŸ, yetmiyormuÅŸ, ÅŸuymuÅŸ buymuÅŸ.. Onu yapamadılar, ÅŸimdi de sadece cephede çatışıp gazi olmuÅŸ  askerlerin faydalandığı hizmetlerden yararlanacaklar. Babamın bir yılda aldığı emekli maaşının toplamına 3000 YTL eklesek yine milletvekillerinin aldığına ulaÅŸmıyor. Hadi geçtim bunu, türban tasarısı neden günlerce sebepsiz bekletilip tam da milletin dikkatinin kara harekâtına çevrildiÄŸi zamanda onaylandı, bu meselenin üniversitelerde yasağının kaldırılması olayının gündeme geldiÄŸi ilk günlerde ( tahminim bu çoÄŸu kiÅŸinin dikkatini çekmemiÅŸtir ) bir televizyon kanalında tesettür giyim reklamları çıkmaya baÅŸladı, ayrıca aynı televizyon kanalının dizi benzeri programlarında direkt olarak türban konusunun iÅŸlenmesi, izleyenlerin bu konuya yönelmesi için duygusal sömürülerin kullanılması olayını neden kimse incelemiyor ? Neden malum kanalın yazılı yayın organı yakın tarihlerde türbanla ilgili tanıtım yazıları, kötüleyenleri kötüleyen yazıları ile sayfalarını süslüyor ? İyi güzel arkadaşım bunu serbest bırakıyorsunuz, tamam eÄŸitim özgürlüÄŸü var.. Herkes bundan yararlanmalı, iÅŸin bu yanından da bakılmalı; ancak bastıranlar bunun için yapmıyor iÅŸini. İnançları siyasi emelleri için tevhid ediyorlar..! Åžurada sesleniyorum ki her daim var olan ülke üzerindeki oyunlara sadece birliktelikle karşı çıkabiliriz. Åžimdiye kadar birlikteliÄŸi bozmaya çalışanlar, yegane güç olan halk inancı ve ordumuz tarafından dışarı atıldı. Tarih tekerrür edecektir. Åžu durumda konuyu destekleyenler ve desteklemeyenler aşırıya kaçmadan orta yolu bulmalı, mevcut problemleri birliktelik ile aÅŸmalıdır..

Eskilerin bir sözü vardır, okula, camiye ve kışlaya siyaset girdi mi o ülkenin vay haline… Bunu yapanlar bedelini ağır öder..

Gündemin arkasındakiler

PerÅŸembe, Åžubat 7th, 2008 |

Son senelerde gündemimizi her gün meÅŸgul eden, artık bir gün haberlerde izlemesek radyoda duymasak "Acaba n’oldu?" dediÄŸimiz malûm mesele Türban… Bırakın MehmetçiÄŸimiz GüneydoÄŸuda bizi canı pahasına savunsun, bırakın töre can alsın, bırakın altın diÅŸli kuzular doÄŸsun, Balıkesir’in Edremit ilçesinde altın madeni çıkma ihtimali göz ardı edilsin, Satürn’de su belirtileri gözlemlensin, bırakın İran var gücüyle teknolojisini geliÅŸtirsin - uzaya araç göndersin - Tıpta hastalıklara yeni çözümler üretsin, yav bırakın bu iÅŸleri… Ne gereÄŸi var ki Ermeniler, İngilizler topraklarımızı azar azar satın alsın, geleceklerine yatırım yapsın. "Jammer"li cemaatler anayasayı hiçe saysın. DiÄŸerlerine ne gerek var ki?? Bir tek türban bize yeter! KanalD’de oylama yapılacağı akÅŸam konuÅŸanlardan biri ÅŸöyle bir ifade kullanmıştı: "Tarih bizi çok fena yazacak". Bence de öyle biz sizi çok kötü yazacağız…

Fiilimsi.net 6. ayında

Çarşamba, Şubat 6th, 2008 |

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. 5 ay önceki yazılarımı sanki dün yazmışım gibi hatırlıyorum. Bu yazıyı yazarken, google amcamın fiilimsi.net’i pr2 yaptığını öÄŸrendim. Bu da aramalarda daha üstte çıkmak demektir. Geride kalan 5 ay içinde 100 adet yazı yazıldı. Kimi yazıda eleÅŸtiri yaptık, kimilerinde tanıtım,inceleme,boÅŸluk vb. Her neyse, kaldı ÖSS’ye 4 ay.. Bu sene sınava girecek arkadaÅŸlar ( kazanamayanlar , öÄŸrenciler ve double yapmak isteyenler ) çok çalışsınlar çünkü bu sene iÅŸi bitiremezlerse seneye kat kat zor dönemler geçirecekler.. Mevcut 2 ayımızda konu eksiklerimizi mutlaka gidermeliyiz. Aksi taktirde son 2 ayda soru çözmek yerine ders çalışırsak her gün yüzlerce kiÅŸi geriye düÅŸeceÄŸimizi unutmayalım…  Dershanelerinizi de sömürün. Ne kadar dokuman varsa zorla alın. Hele benim gibi yarı dönemde dershane deÄŸiÅŸtiren varsa daha fazla çalışmalı hem yeniliÄŸe uyum için hem alışkanlığı deÄŸiÅŸtirmek için…
Kalın sağlıcakla..

Yıllık yazılarım

Salı, Ocak 8th, 2008 |

Ne var bunda 3-5 cümle bir ÅŸeyler yazıp veririz dediÄŸim; lâkin sonrasında teslim etme zamanı yaklaÅŸtıkça yumurtanın gelmesi gibi insanı zorladığını farkettiÄŸim, okunduÄŸunda seneler sonra da  haz vermesi gereken ve yazılması için az da olsa yaÅŸanmış unutulmaz anıların ve biraz da edebî bilgi birikimi gerektiren yıllık yazıları… Daha bitmesine 2 hafta kala ÅŸu an bana yazanları aÅŸağıya -yazılarda oynama yapmadan- ekliyorum.. ( Orjinalliklerini korusunlar çünkü herkes benim gibi güzel yazacak diye bir kural yok :) )

 

Ferhat Turan

UÄŸurum, lise hayatımın en iyi ve en samimi arkadaÅŸlarındansın. Ne zaman başım sıkışsa hep sana koÅŸtum. Zaten baÅŸka bir iÅŸe yaramadın :) Yaptığın yardımların karşılığında genellikle benden bir ÅŸeyler tefeledin :) Senle İstanbul’un bir çok yerini gezdik ( Sosyal ortamlar hariç ), beni sokmadığın pislik yer kalmadı. Ömrümü yedin :) Bu kadar boÅŸ lâf yeter. Malum okul bitiyor artık sıralarda oturarak sohbet edemeyecek, yollarda birlikte müzik dinleyemeyecek olsak da mezun olduktan sonra da görüÅŸeceÄŸimiz için endiÅŸe duymuyorum. İçindeki o arkadaÅŸ sevgisi ve sadakatin hiç eksik olmasın. İnÅŸallah en iyi yerlere gelirsin. Ömür boyu görüÅŸmek dileÄŸiyle…



ÇaÄŸrıbey Abatay

Hayat insanların karşısına en umulmadık anlarda çıkarır ya sürprizlerini… Bizler de çok zorlu sınavları geçerek gelmiÅŸtik buralara, oturduÄŸumuz ama deÄŸerini 4 yıl sonra anlayabildiÄŸimiz dert ortağı sıralarımıza. İçim buruk çünkü bu sıralarda pek çok ÅŸeyi paylaÅŸtığım az ve öz arkadaÅŸlarımdansın. ArkadaÅŸ edinmek çok kolay, hele ki bu zamanda, ama çok ÅŸanslıyım sen arkadaÅŸtan öte can dostumsun. İnsan her konuda anlaÅŸacak, sırlarını, dertlerini paylaÅŸacak birine ihtiyaç duyuyor ya benim de ihtiyaç duyduÄŸum sensin dostum. YaÅŸanmışlıklar unutulur derler ama biz ruhumuzla yaÅŸadık ne yaÅŸadıysak ve ebedî sürecek arkadaÅŸlığımız. Üniversitede istediÄŸin bölümü okumanı isterim. Zaten okul bitse de görüÅŸeceÄŸimiz için uzatmıyorum. BaÅŸarı ve mutluluk dolu bir hayat seninle olsun.

Yusuf Özçelik

2 Yıllık mazimiz olmasına raÄŸmen en iyi arkadaÅŸlarımdan biri oldun. Seninle yalnız okul içinde deÄŸil okul dışında da anılarımız oldu. İki sene boyunca yalnız sırayı deÄŸil; mutlulukları, sevinçleri, dertleri de paylaÅŸtık; ama biliyorum ki bu yıl sadece okulun sonu, dostluÄŸumuz devam edecek. Teknolojiye olan ilgin – merakın bizlere de yansıdı. Bu yılları, özellikle msn’yi açtığımda karşıma ilk çıkan senin reklâm linklerini hiç unutmayacağım :) Çok dürüst, samimi ve güvenilir bir arkadaÅŸsın, ağır baÅŸlılığın yanında esprili bir kiÅŸilik yatıyor. Okul sonrasında da görüÅŸeceÄŸiz zaten. Seni ilerde iyi bir bilgisayarcı subay görmek dileÄŸiyle… Saz çalmayı da bırakma. Her ÅŸey gönlünce olsun, hoÅŸçakal.



Mustafa Åžen

Åžu lise hayatımda yalnızca okulda deÄŸil, okul dışında da güzel anılarım olan ender ve deÄŸerli insanlardan birisin. Okul bittikten sonra tekrar görüÅŸmek istediÄŸim insanları saysam ilk aklıma gelenlerden olurdun. KeÅŸke sendeki azim ve çalışkanlık bende de olsaydı. Yaz tatilinde bile boÅŸ durmaz kendine iÅŸ arardın. Vallahi helâl olsun. Açıkçası baban senin gibi bir oÄŸla sahip olduÄŸu için çok ÅŸanslı. Eminim ki bu çalışkanlığınla iyi bir hayata sahip olacaksın ( Kuran’da İnsan için kendi çalışmasından baÅŸka bir ÅŸey yoktur denir ). Bu satırlar benden sana bir ayrılık hatırası deÄŸil, aksine lisenin bitmesiyle de devam edecek olan arkadaÅŸlığımızın müjdecisidir. Rabbim sana her zaman iÅŸlerinde kolaylıklar nasip etsin. Tekrar görüÅŸene kadar kendine iyi bak.

Recep Åžen

UÄŸur sana birkaç öÄŸüt vereceÄŸim. Birincisi her zaman sahip olduklarına ÅŸükret. Mutsuz olduÄŸun zaman ÅŸükretmen gereken ÅŸeyleri düÅŸün ve güce ihtiyacın olduÄŸu zaman ÅŸükrettiÄŸin ÅŸeyleri tek tek say. Hiçbir zaman mutluluÄŸun kısa süreli olduÄŸuna inanma. Mutluluk bir istasyon deÄŸil, yolculuÄŸun ta kendisidir. İnsanları dış görünüÅŸleriyle yargılama. İnsanlar vardır giydikleri rütbe, vazife veya makam onları olmadıkları gibi davranmaya iter ki bu bir hatadır; ancak eleÅŸtireceksen mutlaka bunu yüzlerine söyle. Åžunu da unutma ki ne zaman yardıma ihtiyacın olursa sana olan minnet borçlarımı ödemek için bir ömür emrine amadeyim. Åžunu bil ki birçok kiÅŸi baÅŸarılarımdan bahsedecekse bu senin gibi dostlarımın bana inancı sayesindedir.



Alican Kaya

KardeÅŸim UÄŸur, bu 4 yıllık lise hayatım boyunca en yakın arkadaÅŸlarımın içerisinde sen de vardın, hatta arkadaÅŸlıktan öte dostluktu bu. Her zaman sana danışarak, güvenerek birçok iÅŸe giriÅŸtim. Teknolojiye olan ilgin ve bu konu hakkındaki bilgilerin beni hayretlere düÅŸürdü çoÄŸu zaman. Bu yazımda o unutulmaz karne günlerinden bahsetmeden geçemem. Karne sonrası hiç aksatmadan gittiÄŸimiz Sefa’yı unutmak mümkün mü? Neyse seninle birlikte yaptıklarımızı anlatmaya kalksam yıllığında yer kalmazdı. Bu nedenle yazımı sonlandırıyorum ve sana en güzel dileklerimi yolluyorum. HoÅŸçakal.



Burak YaÅŸar

Lisede geçirdiÄŸimiz 4 seneye baktığımda okul dışında fazla görüÅŸmesek bile bu açığı internette kapattığımızı tahmin ediyorum. Gecenin 4ünde sana oyun vermeden kazandığım okeyleri, başım sıkıştığında yardımıma koÅŸmalarını, aramızdaki para alışveriÅŸlerini unutmayacağımı biliyorum tabi unutmayacağım ÅŸey aslında sensin… Åžimdi gelelim seni tanıtmaya :D sen bu okulda ticaret kafasını kıskandığım insansın gerçi bu sizde genetik galiba 30 milyar alıp 20 milyara araba almak gibi…=).Neyse benden bu kadar hayattaki tüm hedeflerine ulaÅŸman ve beni unutmaman dileÄŸiyle…



Özge Åžahin

Aynı sınıfta iki sene geçirmiÅŸ olmamıza raÄŸmen o iki sene içinde çok ÅŸey paylaÅŸamadık seninle; ama daha sonra bu açığı biraz olsun kapattık:) Paylaşımlarımızın çoÄŸunu internet, bilgisayar ve müzik muhabbetleri oluÅŸturdu. Ne zaman bilgisayarla başım belaya girse yardımıma sen koÅŸtun. Teknik danışman gibi her daim yanımdaydın. Hiçbir zaman yine mi sen demedin:) İçimde ukde kalan bir ÅŸey saz çalışını adam gibi dinleyememek oldu. Umarım bir gün dinleme fırsatım olur. Beni hiç yanıltmadın, her zaman dostça, samimi ve güvenilirdin. Yeri geldiÄŸinde espri yapan yeri geldiÄŸinde de aÄŸlayan nadir insanlardan biriydin. Bu okulda tanıdığım ve iyi ki tanışmışız dediÄŸim, iyiliklere iyilere ve samimiyete inancım kalmadığı zaman aklıma gelip bana umut veren kiÅŸilerdendin. Dilerim ki arkadaÅŸlığımız biz var oldukça sürsün. YaÅŸamın umutla, sevgiyle ve huzurla geçsin. Sazın da sana bu macerada eÅŸlik etsin:) Hayal ettiÄŸin baÅŸarılara kavuÅŸman dileÄŸiyle…



Efnan Gözdenur Yavuz

Asker arkadaşım, seni tanıyana kadar beraber vakit geçirmeden güvenmek ne mümkün diye düÅŸünürdüm hep.. Sebebini bilemediÄŸim bir güven var sana karşı. Åžu ana kadar ne zaman yardımına ihtiyacım olsa ( ki sayısı bayağı fazla ) tereddüt etmeden yanımda oldun, dinledin ve hemen çözüm buldun. Ne zaman bilgisayarla alakalı bir sorun olsa, “UÄŸur bir ÅŸey sorabilir miyimmm?” diye baÅŸlayan konuÅŸmalarımız “saÄŸol yaa süpersin” dememle sonuçlandı. 9-H’nin en iyi dostlarından birisin benim için.. SaÄŸlam ve ağırbaÅŸlı karakterin hayatın tüm güzelliklerini hak ediyor. Allah’a emanet ol.



Şeyla İbrahimoğlu

ArkadaÅŸlık her an beraber olmak deÄŸilmiÅŸ, çok örneÄŸini yaÅŸadım; ama belki de en belirgini sendin. Aynı okulda aynı sınıftaydık, birlikte deÄŸildik belki ama hep birbirimizin yanındaydık. Ben seni hep yanımda hissettim. Senin varlığın, orada bir yerlerde olman bana güven verdi hep. O kadar kocaman bir yüreÄŸin var ki; her köÅŸesi iyiliklerle dolu kocaman bir yürek… Gerçek bir dost olduÄŸunu hep bildim. Neye ihtiyacım olsa çekinmeden, düÅŸünmeden, üÅŸenmeden elini uzattın. Biraz yüzüm kızarık bu konuda sana karşı belki ben sana öyle davranma fırsatını bulamadım; ama emin ol ki ne zaman seslensen nerede olursam olayım sesini duyar yardımına koÅŸarım en az senin yaptığın kadar. Hep olgun, hep efendi, sadece gerektiÄŸinde konuÅŸan, tam konuÅŸandın. Aynı zamanda da güldüren… Bayram harçlığımı hiç unutmayacağım :) İlerde ne yapıyor, nerede oluruz, beraber mi ayrı mı oluruz bilmiyorum ama sen hep aklımda, kalbimin bir köÅŸesinde o devredilemez yerinde olacaksın. Allah o kocaman gönlüne göre hep hak ettiÄŸin güzellikleri çıkarsın karşına.



Duygu Temizel

Hayatımda kaç tane dört dörtlük insan var bilmiyorum ama bildiÄŸim bir ÅŸey var ki onlardan biri sensin. Tek renk, riyasız o güzel gönlünü tanımam için çok vakit geçirmemiz, oturup saatlerce çene çalmalarımız olmadı maalesef ki bir de olsa ne süper olurdu be UÄŸurcum. EfendiliÄŸinle, insanlığınla ÅŸu 4 senenin bana kazandırdığı unutulmazlar arasındasın :) Yani ben de seni tanımak ÅŸerefine ulaÅŸmış o ÅŸanslı kesimin içindeyim :) Dört sene boyunca aynı teknenin içinde oradan oraya savrulduk ve ÅŸimdi limana çok az kaldı. Dilerim ki görmeyi istediÄŸin, hayatının tüm limanlarına kazasız belasız ulaşırsın. Haklarını da helâl et koca yürekli arkadaşım. HoÅŸçakal…



Soyhan Yazgan

UÄŸur teÄŸmen ver elini öpeyim. Hayatımda gördüÄŸüm en saygılı insanlardan birisin. Ağır baÅŸlı olman ayrı konu. 4 yıldan beri bilgisayara olan ortak ilgimiz sayesinde yakın arkadaÅŸ olduk. Benim dilimden anlayan biri olması çok iyi oldu tabi ve hep ÅŸunu söyledim ki uÄŸur bilgisayarda her zaman benden iyi oldu ve olacak tıpkı derslerdeki gibi ve aynen sazıyla da… Okul bitince arkadaÅŸlığımı bitirmek istemediÄŸim 3 insandan birisin. Umarım meslek hayatımda sana bir faydam olur. Belki bir gün beraber çalışırız. Vatan Bilgisayar’a gidip eli boÅŸ döndüÄŸümüzü ve Numan Hoca’nın istediÄŸi belgesel filmi için uÄŸraÅŸtığımız günü unutmayacağım. Bir gün bu yazıyı beraber okumak dileÄŸiyle görüÅŸmek üzere.



Okan Alak

Sevgili UÄŸurcuÄŸum, 4 yıl önce baÅŸladı samimi dostluÄŸumuz. Dört yıl boyunca hiç ayrı düÅŸmedik, okulda ve dershanede hep aynı sınıfta olduk. Teknolojik alanda olan baÅŸarın bir gerçektir. Dilerim hayatına bu açıdan yön verirsin ve mesleÄŸini bu alanda icra edersin. Mezun olduktan sonra da sık sık görüÅŸeceÄŸimizi biliyorum. Kendine iyi bak, hoÅŸçakal.



Samet Kılıç

Biricik arkadaşım, Seninle geçirdiÄŸim seneler bir ömür boyu unutmayacağım anılarla dolu. Biliyorum ki bu en güzel yıllarımızı çok özleyeceÄŸiz. Belki üstümüze çöken yıllar seninle yaÅŸadıklarımızı unutturmaya yetmeyecek ama olsun. Dayan ve diren kardeÅŸim. YaÅŸamak direnmektir zaten. Sen ki o ılgıt ılgıt türkülerle ışıldarken teknolojinin nimetlerinden de faydalanabilen güzide bir insansın. Etrafından hiç eksik olmayan kızlar ordusu, her zaman gıpta ettiÄŸim bir durumdu bunu da itiraf etmeden geçemeyeceÄŸim :) YaÅŸam her sana yontsun keserin sapını, gülerek baksın hayat yüzüne. Hadi Allah’a ısmarladık, elinden sazın eksik kalmasın.



Hakan İnan

Sevgili UÄŸurcuÄŸum, saygıya deÄŸer bir insansın. Aklıma iyilik konusunda gelen nadir ÅŸahsiyetlerdensin ve delikanlının hasısın sen. İşim düÅŸtüÄŸünde beni yardımsız koymadın. Günümüzde çıkar uÄŸruna arkadaÅŸlık hatta dostluk kuranlara bir mesaj olsun. Bilirim ki uÄŸur beni arkadan vurmaz, gerçek manada bir dosttur. Hayat boyu yardıma ihtiyacın oldu mu, elimden geleni fazlasıyla yapmaktan memnuniyet duyarım. Seninle sürekli irtibat hâlinde olmak beni mutlu eder. Sevgi ve muhabbetle saygılarımı arz-ı endam ederim.



Caner Örik

Sevgili dostum UÄŸur, 2 rakamı hatırladığım kadarıyla hayatımın 2006 yılına kadar bana pek fazla bir ÅŸey kazandırmadı; fakat lise 2’ye baÅŸladığımdan itibaren hayat bana senin gibi iyi niyetli, dürüst ve zeki bir arkadaÅŸ kazandırdı. Seninle o kadar fazla ortak yönümüz var ki belki de bundan dolayı arkadaÅŸlığımız geliÅŸti. İletiÅŸimimizi asla koparmadık, her zaman telefonla, internetle birbirimizden iyi dileklerimizi eksik etmedik. Sen bu okulda tanıdığım en iyi arkadaÅŸlarımdan birisin, hatta dostumsun. Umarım arkadaÅŸlığımız devam eder ve bu yıl sadece lisenin sonu olur. İnÅŸallah hayatın boyunca hayallerini gerçekleÅŸtirebilirsin. Mutluluk ve baÅŸarı hep seninle olsun, kendine iyi bak.



Murat Kanat

Lise 2’nin başında Serkan’la konuÅŸurken tanıştık seninle ve o zamandan beri seni okulda dürüst, ağır ve yeri geldiÄŸinde esprili biri olarak bilirim. Ayrıca senin o derin yazılım ve donanım bilginden etkilenmemek de mümkün deÄŸil. Yapmış olduÄŸun bir sürü site var ve gerçekten tam bir profesyonel iÅŸi her biri. Yanılmıyorsam Subay olmak istiyordun, umarım ilerde hem baÅŸarılı bir asker olursun hem de bu yeteneÄŸini mesleÄŸinle beraber zirveye taşırsın. Åžimdilik hoÅŸçakal, hayatta baÅŸarılar.



Faruk Demir

Okul içinde birbirimizi ne kadar görmesek de gidiÅŸ ve dönüÅŸ yolunu beraber almamız çok ilginç. Her gün sabahları ve akÅŸamları birbirimize rastlamamız bu arkadaÅŸlığın saÄŸlam bir ÅŸekilde devam edeceÄŸine iÅŸaret kanımca :) Ne kadar ağır bir kiÅŸiliÄŸin olsa da yaptığın espriler ve yüz ifadelerin, bilgisayar ve diÄŸer teknolojik aletlerden iyi anlayışın, daha göremesem de baÄŸlama çalışın, en önemlisi de iyi bir insan oluÅŸun yüzünden böyle bir yıllığı halt edeyim dedim :) Hayırlı, saÄŸlıklı, mutlu bir hayat geçirmen dileklerimle, kendine iyi bak.

Bir sevda şarkısı

Cuma, Aralık 28th, 2007 |

Bazen insan sessizliÄŸin içinde kaybolmak ister ya hani gözlerini kapatıp dalar tek telin ahengine.. İşte müziÄŸi ve seslendirmesi Erkan OÄŸur’dan, sözleri Fikret Kızılok’tan olan Mektup filmi müziÄŸi..
[youtube=http://youtube.com/watch?v=bsCT-X1j3kE]

bir sevdayım candan içre
akar gider katre katre
gece gündüz dolup boşluktan

biraz susuz, biraz yorgun
tende sıkkın, düşten sıkkın
kuÅŸ misali boÅŸlukta, bilinmez

ne lokmandadır, ne de sende
ne sazlardadır, ne de sözde
ne göklerdedir, ne de çöllerde of
ne neylerdedir, ne meyhanede of of

o sonsuzdan bu sonsuza
misafirim ben misafir
kiminleyim, kimim bilinmez

hayat bildik biz bu tadı
dünyaya geldik geleli
pervaneyiz biz, bilinmez

Bayramınız mübarek olsun

Cuma, Aralık 21st, 2007 |

Kurban bayramınızı kutlarım, hayırlara vesile olmasını dilerim.. İyi bayramlar "Kim ki dertlerini bir tek derde indirirse ki o da ahiret derdidir, Allah onun bütün dertlerine kâfidir.." Hadis-i Åžerif

İçkiyi yasakladık, baktık ki millet alkolik olmuş :)

Çarşamba, Aralık 5th, 2007 |

Son 3 günümüzü bir anket firmasının yaptığı araÅŸtırma meÅŸgul etti ve gelecek 1 haftamızı da dolduracaÄŸa ve yeni dallara ayrılacaÄŸa benziyor.. Konu: Türban kullanımının AKP iktidarında 4 kat artması. Nedir bu türban, neden ben ismini ilk olarak 5 sene önce yoÄŸun bir ÅŸekilde duydum? Neden millet ÅŸu son senelerde daha fazla kullanıyor yoksa eskiden müÅŸrikler ÅŸimdiki AKP iktidarında ilahi kudrete mi bıraktılar kendilerini? Yoksa Hacca gitmeden önce ÅŸimdiden mi prova yapmaya baÅŸladılar? Hatta yoksa onların aslında baÅŸlarını deÄŸil de beyinlerini örtmek istemelerinden mi bu eÄŸilim?
turban-1
BelirttiÄŸim anketin ardından bazı televizyon kanallarının muhabirleri almışlar kamerayı ellerine, çıkmışlar İstiklâl Caddesine.. Önlerine gelen her kapalı kadına sormuÅŸlar bu anket sonucunu.. Kimileri uzun senelerdir bunu kullandıklarını söylerken kimisi de 2 ay önce baÅŸladığını söylüyor. Uzun seneler kullanana lâf olmaz; ancak 2 ay önce türban kullanmaya baÅŸlayan 22-25 yaÅŸlarındaki bu güzeli bunu yapmaya iten neydi ? Yoksa rüyasında bir ÅŸeyler gördü de korktu mu :)
turban-2
Bu resimde gördüÄŸünüz sih biraderim de türban takmaktadır :) Garip mi geldi.. Gelmesin çünkü türban diÄŸer ülkelerde Türkiye’deki gibi beyin örtmek için deÄŸil ya ihtiyaçtan ya yöreselllikten ya da görsel güzelliÄŸi yakalamak için giyiliyor. Gayet yakışmış bu ÅŸahsa..
turban-3
Ata’mızın annesi de baÅŸörtüsü kullanmıştır; ancak bu sadece baÅŸörtüsüdür. Yani anadolu kadınının her zaman kullandığı, genelde kare veya üçgen biçiminde olan, ipek veya benzeri kaliteli kumaÅŸlardan yapılan ÅŸekilli örtülerdir. Hem estetik açıdan göze hitap eder hem de kapatılması gereken yerleri hakkıyla kapatır. Türbanla ilgili iki tane sözü yazayım da bi de alıntı yapmış olalım anlatımda.. * Türban ile okumak isteyenler Arabistan’a gitsinler. Süleyman Demirel ( biraz ağır olmuÅŸ; lâkin kökten çözümdür :) ) * Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Recep Tayyip ErdoÄŸan ( ÅŸu an yönetici makamında olduÄŸu için yorum yapmıyorum )

Bununla ilgili çeÅŸitli haber sitelerinden ve sosyal sitelerden derlediÄŸim baÄŸlantılar:
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=403978 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=235054 http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=271424 http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrban http://www.hafif.org/etiket/t%C3%BCrban http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turban

Gözlemlerime göre türban, ÅŸu son senelerde artık samimiyetten uzaklaÅŸmıştır ve türevleri mevcuttur. Bazı türbanlıların yüzünde bir ton boya görmek, belden aÅŸağısında mini etek görmek bile mümkün hâle gelmiÅŸtir.

Uçak kazasının ardında birşeyler saklı mı??

Cumartesi, Aralık 1st, 2007 |

30.11.2007 ( dün ) tarihinde sabahın ilk ışıklarında İstanbul - Isparta seferini yapan uçak Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında tepeye burundan çakıldı.. Kazada birisi 1.5 aylık bebek olmak üzere 57 kiÅŸi hayatını kaybetti. Ölenlere Allah’ımdan rahmet diliyorum, yakınlarının başı saÄŸolsun. Bu yazdıklarım size bunun normal bir uçak kazası olduÄŸunu düÅŸündürebilir. Åžimdi yazacaklarım, çeÅŸitli haber kanallarından ve gazeteden aldığım bilgileri içerecek. Kaza sebebi; ancak yapılan geniÅŸ araÅŸtırmalarla, uzmanların çalışmalarıyla anlaşılacaktır.. atlasjet Öncelikle belirteyim, düÅŸen Atlasjet uçağının serisi MD80dir ve uçağın modeli de MD83′tür. 90lı yıllarda üretilen bu serinin genel bir donanım hatası olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir( bir materyalin yanıcı olduÄŸu bildirilmiÅŸtir ). Daha önce de bu seride 20ye yakın kaza meydana gelmiÅŸtir. Bu kazalar sonunda uçakları kiralayan havayolu ÅŸirketleri donanımın deÄŸiÅŸtirilmesi yerine uçakları seferden kaldırmışlardır.. Bu kullanılan uçak da 94 senesinde üretilmiÅŸ ve bir dönem THY’de de kullanılmıştır. Uçağın içinde bir konferansa katılmak için yolculuk eden bilim insanları, öÄŸretim üyeleri ve öÄŸrenciler de bulunmaktaydı. Konferansa katılacak olan bu kiÅŸiler Türk Hızlandırıcı Projesi için çalışan kiÅŸilerdi. Bu projenin genel sorumlusu ÅŸu açıklamayı yaptı: "Ben bu toplantıya gidecektim. Hatta ÅŸu an havaalanında olmam gerekiyordu, ama toplantı iptal edildi uçak kazası nedeniyle. Bu proje 1997′li yıllarda baÅŸladı. Bundan 3 yıl önce de 9 üniversite biraraya gelerek bir proje verdik. Devlet Planlama TeÅŸkilatı bu projeyi deÄŸerlendirdi ve projenin desteklenmesine karar verildi. 10 milyon euroya bu proje desteklendi. Aslında Türkiye için gecikmiÅŸ sayılabilecek bu projeye DoÄŸuÅŸ Üniversitesi’de katıldı ve 10 üniversite olmuÅŸ oldu. Bu projenin adı ‘Türk Hızlandırıcı Merkezi projesi’dir. Hızlandırıcı Merkezi projeleri 1950-1960′lı yıllarda baÅŸladı. Bu teknoloji geliÅŸmiÅŸ ülkelerde var, çünkü bu ülkelerin geliÅŸmiÅŸliklerini saÄŸlayan teknolojilerinin başında bu teknoloji gelir. Siz eÄŸer ‘Hızlandıcı’ kurmazsanız sizin teknolojisinizin geliÅŸmesi mümkün deÄŸildir. ‘Hızlandırıcı Teknoloji’yi yaÅŸamımızın her alanında görebiliriz. ÖrneÄŸin askeri alanda, tıp alanında bu ‘Hızlandırıcı Teknoloji’ kullanılıyor. Nötron ve protonlarla kanser tedavisi yapılabiliyor. Bunların dışında sanayide kullanılan malzemenin analizi bu hızlandırıcılarla yapılıyor. Özel sektör ve nano teknolojide de bu hızlandırıcılar kullanılarak deneyler yapılabiliyor. Evrenin yapısı ve maddenin neyden meydana geldiÄŸi ve evren hakkında bilgiyi alabilmek için bu teknolojiden faydalanılıyor." Uçağın karakutusu bugün bulundu, araÅŸtırmalar devam ediyor.. DüÅŸme sebebi bu araÅŸtırmalarla açığa çıkacak. Bundan önce, uçakta önemli isimlerin bulunduÄŸunu söylemiÅŸtim. Bilim insanlarının yanında iÅŸ adamları da uçakta bulunmaktaydı. Hatta iÅŸ adamı Nuri Tığlı, daha önce iptal edilen seferlerin yeniden baÅŸlaması için giriÅŸimlerde bulunmuÅŸ ve bazen fazladan bilet alarak uçuÅŸların sürekliliÄŸi için yardım etmiÅŸti. ( Sebebi, uçağın her seferinde tam doluluk oranına ulaÅŸmaması nedeniyle uçak firmasının zarar etmesi ) Uçakta önemli kiÅŸilerin bulunması, bir komplo riskini düÅŸündürüyor. Öte yandan ceset torbalarında çalan telefonlara da rastlanılmış. Görevliler, açık bırakılan cep telefonlarının da kazaya sebep olabileceÄŸini söylüyor. Saat : 01.18 Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler. Isparta Kule: İyi deceler, devam edin. Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri. Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluÅŸ ikaz. Saat : 01.36 Kaptan Pilot : Isparta kule, in-bound olduk Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. YaklaÅŸmaya devam edin. ( konuÅŸmayla ilgili Habertürk’ün haber vidyosunu izlemek için : TIKLAYIN ) Bu konuÅŸmanın hemen ardından uçakla irtibat kesiliyor.. Sonuçta bu olayın 57 kiÅŸiyle birlikte gömülmemesi dileÄŸiyle .. [youtube=http://youtube.com/watch?v=gQKodl_9yZQ] eklemeler: Korsan Sözlük sitesinde yapılan yorumlardan birinde komplo teorisyenleri buna bile el atmış diyen bir arkadaşımız vardı, kazanın biraz esrarengiz olması bunun gerekliliÄŸini gösteriyor ve ÅŸu an benim düÅŸüncemde de normal dışı bir kaza olduÄŸu ön plâna çıkıyor, lâkin bir ihtimal açık bırakılan cep telefonları veya donanımsal bir hata da buna sebebiyet vermiÅŸ olabilir..

Åžifre 103! Hedef paketlendi..

Cumartesi, Aralık 1st, 2007 |

Daha önce Burada (14 Eylül 2007 tarihinde) yazdığım yazıda da anlattığım gibi 1993 yılında askerlikleri biten 33 er, eve dönüÅŸ yolunda Åžemdin Sakık’ın emriyle öldürülmüÅŸtü. Bugünlerde bununla ve Åžemdin Sakık’ın ‘paketlenmesiyle’ ilgili yeni bilgiler ortada dolaşıyor.. Dönemin özel kuvvetler başı, ÅŸimdi Emekli olan Kıdemli Albay Mithat Işık, 9 sene önceki olayları ÅŸu sıralar bir gazetemize anlatmış ve resimlerle - belgelerle bunu teyit ettirmiÅŸ.. ss Normalde kurallar gereÄŸi bu tür bilgilerin dışa dağıtılması yasaktır; lâkin albayımız TSK komutasından çıktığı için herhangi bir yasağı olmadığından kitabında ve röportajında bu bilgileri açıkça bize iletti. "Parmaksız Zeki" kod adlı Åžemdin Sakık, Bordo Bereliler özel timinin ‘yarasa’ ismini verdiÄŸi operasyonda 13 Nisan 1998 tarihinde yakalandı. Anlatılana göre bir süre direnen Sakık ve kardeÅŸi sonunda tüm silahlar üzerlerine doÄŸrultulunda kapana kısılmış bir fare gibi çıt çıkarmadan güvenlik güçlerine teslim oldular..

Ortam getiriliyor, bekleyiniz..

Site içi arama: