İçkiyi yasakladık, baktık ki millet alkolik olmuş :)
Son 3 günümüzü bir anket firmasının yaptığı araştırma meşgul etti ve gelecek 1 haftamızı da dolduracağa ve yeni dallara ayrılacağa benziyor.. Konu: Türban kullanımının mevcut iktidarda 4 kat artması. Nedir bu türban, neden ben ismini ilk olarak 5 sene önce yoğun bir şekilde duydum? Neden millet şu son senelerde daha fazla kullanıyor yoksa eskiden müşrikler şimdiki mevcut iktidarda ilahi kudrete mi bıraktılar kendilerini? Yoksa Hacca gitmeden önce şimdiden mi prova yapmaya başladılar? Hatta yoksa onların aslında başlarını değil de beyinlerini örtmek istemelerinden mi bu eğilim?

Belirttiğim anketin ardından bazı televizyon kanallarının muhabirleri almışlar kamerayı ellerine, çıkmışlar İstiklâl Caddesine.. Önlerine gelen her kapalı kadına sormuşlar bu anket sonucunu.. Kimileri uzun senelerdir bunu kullandıklarını söylerken kimisi de 2 ay önce başladığını söylüyor. Uzun seneler kullanana lâf olmaz; ancak 2 ay önce türban kullanmaya başlayan 22-25 yaşlarındaki bu güzeli bunu yapmaya iten neydi ? Yoksa rüyasında bir şeyler gördü de korktu mu ![]()

Bu resimde gördüğünüz sih biraderim de türban takmaktadır
Garip mi geldi.. Gelmesin çünkü türban diğer ülkelerde Türkiye’deki gibi beyin örtmek için değil ya ihtiyaçtan ya yöreselllikten ya da görsel güzelliği yakalamak için giyiliyor. Gayet yakışmış bu şahsa..

Ata’mızın annesi de başörtüsü kullanmıştır; ancak bu sadece başörtüsüdür. Yani anadolu kadınının her zaman kullandığı, genelde kare veya üçgen biçiminde olan, ipek veya benzeri kaliteli kumaşlardan yapılan şekilli örtülerdir. Hem estetik açıdan göze hitap eder hem de kapatılması gereken yerleri hakkıyla kapatır. Türbanla ilgili iki tane sözü yazayım da bi de alıntı yapmış olalım anlatımda.. * Türban ile okumak isteyenler Arabistan’a gitsinler. Süleyman Demirel ( biraz ağır olmuş; lâkin kökten çözümdür
) * Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Recep Tayyip Erdoğan ( şu an yönetici makamında olduğu için yorum yapmıyorum )
Bununla ilgili çeşitli haber sitelerinden ve sosyal sitelerden derlediğim bağlantılar:
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=403978 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=235054 http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=271424 http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrban http://www.hafif.org/etiket/t%C3%BCrban http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turban
Gözlemlerime göre türban, şu son senelerde artık samimiyetten uzaklaşmıştır ve türevleri mevcuttur. Bazı türbanlıların yüzünde bir ton boya görmek, belden aşağısında mini etek görmek bile mümkün hâle gelmiştir.


1 Yorum “İçkiyi yasakladık, baktık ki millet alkolik olmuş :) ”
YAZAR May 5, 2008 | Cevap
sevgili arkadaşım ugur,
isteyen türbanı korkusundan isteyen inancından takar.bu bizi bağlamaz.bizlerde kara çarşafa karşıyız.fakat başörtüsü
takanada sanki çok acayip birşey yapıyormuş gibi yaklaşmamız çok saçma.
türbanla okumak okulda tehlikeyse dışarıda sokakta dahada büyük tehlike değilmi,okullar bizi hayata hazırlıyorsa…
Yorumumu ATATÜRK ün 31 OCAK 1923 te söylemiş olduğu şu cümleler ile sonlandırıyorum:
Söylev ve Demeçler 2. Cilt) : “Şehirlerdeki kadınlarımızın giyim tarzı ve örtünmesinde iki şekil tecelli ediyor; ya ifrat ya tefrit görülüyor. Yani ya ne olduğu bilinemeyen, çok kapalı, çok karanlık bir dış görünüm gösteren bir kıyafet, veyahut Avrupa’nın en serbest balolarında bile dış kıyafet olarak arz edilemeyecek kadar açık bir giyim. Bunun her ikisi de şeriatın tavsiyesi, dinin emri haricindedir. Bizim dinimiz kadını o tefritten de, bu ifrattan da tenzih eder. O şekiller dinimizin muktezası değil, muhalifidir. Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata, hem fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibince örtünselerdi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı.”
“Giyim tarzımızı ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine mahsus ananesi, kendine mahsus adetleri, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki hüsrandır.”
“Örtünmedeki ifrat ve tefritten kurtulmakla bu iki ihtiyacı da temin
etmiş olacağız. Giyim tarzımızda milletin ruhi ihtiyacını tatmin için, İslam ve Türk hayatını başlangıçtan bugüne kadar layıkıyla tetkik ve etrafıyla açıklamamız lazımdır.”
“Eğer kadınlarımız dinin tavsiye ve emrettiği bir kıyafetle, faziletin icap ettirdiği hareket tarzıyla içimizde bulunur, milletin ilim, sanat, içtimaiyat hareketlerine iştirak ederse bu hali, emin olunuz; milletin en mutaassıbı dahi takdir etmekten geri duramaz.”
fiilimsi.net
özgür düşünce ortamı