Perşembe, Ocak 24th, 2008
Şu yazımda tonlarca ağırlıkta bir uçağın havada nasıl süzüldüğüne kısaca değinmiştim. Şimdi de biraz iç işlere karışalım ve olayın ardındaki özelliklere, kalkış ve süzülüş prensiplerine bakalım. Bunu, fazla ayrıntıya ve bilimsel bilgiye başvurmadan anlatmaya çalışacağım biraz :) Her kesimden insanı ziyaretçi olarak çeken 1. bölüm uçak nasıl uçar yazım şimdi tamamlanmış olacak..
Şimdi şöyle başlayayım.. Bir cismin havada kalabilmesi için, uçuş esnasında cisme en az ağırlığı kadar bir kaldırma kuvveti uygulanmalıdır. 20 tonluk bir uçağın havada süzüldüğünü görebilirsiniz; ancak 200gramlık küçük bir taş parçasını 50metreden yere atarsanız kurşun etkisi yaratabilir. Burada bahsettiğim kaldırma kuvvetini cismin hacmi, genişliği yani yüzey alanı belirler. Tabi dümdüz bir cisim değil, özel aerodinamik yapıya sahip olan cisimlerin yüzey alanını söylüyorum. Bu yapı uçakta kanatlar ve orta alanın inceden kalına gidişidir.

Bir önceki anlatımda gösterdiğim bu resimde kanadın altındaki basıncın üstten daha fazla olduğunu söylemiştim. Bunun sebebi ise şudur: Uçak havda iken ve belli bir hızda giderken resimde gördüğünüz kanadın önünden hava kütlesi geçecektir. Hava kütlesi geçerken kanadın ucu bunu ikiye ayırır. Gördüğünüz gibi kanadın altı neredeyse düz bir levha, üstü ise daha kıvrımlı ve geniş yüzeye sahip levhadır. Hava kütlesinin bir bölümü üstten bir bölümü de alttan geçecektir. Burada önemli olan, ikiye ayrılan hava kütlesinin aynı zamanda bitişe varma eğiliminde olmasıdır. Bu da şunu gösterir ki daha geniş yüzeye sahip olan
üst kısımda hava daha hızlı hareket etmelidir. ( Örneğin ikiye ayrılan hava alt kısımda 0.1 saniyede 2 metrelik yolu alıp bitime varıyorsa, üst kısımdaki kütle de 0.1 saniyede bitime varmalıdır; ancak üst tarafın mesafesi 2 metreden fazla olduğu için diğerine göre daha hızlı hareket etmelidir. ) Bernoulli prensibine göre hızı artan havanın basıncı düşer. Alt tarafın basıncı da yükseldikçe bu kaldırma kuvveti zamanla uçağın hızının artmasıyla uçağın ağırlığına eşit olur. Bu eşitlik esnasında uçak daha da hızlanırsa daha fazla havaya kalkar. Kolay anlaşılsın diye uzunca anlattım; ancak çok basit bir şey.
Uçak güzel hoş uçuyor ama burada ( her konuda olduğu gibi ) sorunlar ortaya çıkıyor. Resimdeki kanat yapısında uçak hızlandıkça havaya kalkacak. Peki bunun sonu yok mu stratosfer tabakasının da mı üstüne çıkacaklar? Cevabı hayır! Aşağıda gördüğünüz kanadın sonundaki ince, yukarı - aşağı oynayabilen plakalar sayesinde fazla gelen kaldırma kuvveti dengelenir. ( plaka aşağı yukarı inerek üst ve alt kısmın yüzeyini genişletir, yüzeyin genişlediği tarafta basınç düşer, ters yönde kuvvet oluşur )

Şimdi ortaya şöyle bir şey çıktı: Yazının başında tonlarca ağırlıktaki bir uçak nasıl uçacak diyorduk, şimdiyse çok havalandı biraz aşağı indirelim diyoruz :)
Teknoloji işte bu :D Adamlar yapıyor.. Daha iyilerini yapmak bizim elimizde. Gençler 5-10 milyar fazla kazanıp daha fazla lüks hayat yaşamayı tercih etme yerine çocuklarının,torunlarının ve ülkesinin geleceğine yatırım yapacak şekilde okuyup meslek sahibi olup iş hayatına girerlerse, şu güzel vatanımız için hayırlı evlat olmaya çalışırlarsa biz bunlardan her şekilde daha iyisini yaparız.. Türk’ün zekâsı tartışılmaz.! Ancak gençlerdeki amerika, avrupa, lüks yaşama şehveti azarsa bu iş vahim hâl alır.. Ben 18 yaşında bir birey olarak yakın arkadaşlarımın bile kendi ülkesi hakkında iyi şeyler düşünmediğini kendi kulağımla işitince çok üzülüyorum.. Her şey biz gençlerin elinde..Yazımı okuyanlara teşekkür ederim..
Tavsiye bağlantılar: Ekşi Sözlük Antoloji.Com
Kategori: İnceleme-Yorum | 8 Yorum »
Cumartesi, Aralık 1st, 2007
30.11.2007 ( dün ) tarihinde sabahın ilk ışıklarında İstanbul - Isparta seferini yapan uçak Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında tepeye burundan çakıldı.. Kazada birisi 1.5 aylık bebek olmak üzere 57 kişi hayatını kaybetti. Ölenlere Allah’ımdan rahmet diliyorum, yakınlarının başı sağolsun. Bu yazdıklarım size bunun normal bir uçak kazası olduğunu düşündürebilir. Şimdi yazacaklarım, çeşitli haber kanallarından ve gazeteden aldığım bilgileri içerecek. Kaza sebebi; ancak yapılan geniş araştırmalarla, uzmanların çalışmalarıyla anlaşılacaktır..
Öncelikle belirteyim, düşen Atlasjet uçağının serisi MD80dir ve uçağın modeli de MD83′tür. 90lı yıllarda üretilen bu serinin genel bir donanım hatası olduğu tespit edilmiştir( bir materyalin yanıcı olduğu bildirilmiştir ). Daha önce de bu seride 20ye yakın kaza meydana gelmiştir. Bu kazalar sonunda uçakları kiralayan havayolu şirketleri donanımın değiştirilmesi yerine uçakları seferden kaldırmışlardır.. Bu kullanılan uçak da 94 senesinde üretilmiş ve bir dönem THY’de de kullanılmıştır. Uçağın içinde bir konferansa katılmak için yolculuk eden bilim insanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler de bulunmaktaydı. Konferansa katılacak olan bu kişiler Türk Hızlandırıcı Projesi için çalışan kişilerdi. Bu projenin genel sorumlusu şu açıklamayı yaptı: "Ben bu toplantıya gidecektim. Hatta şu an havaalanında olmam gerekiyordu, ama toplantı iptal edildi uçak kazası nedeniyle. Bu proje 1997′li yıllarda başladı. Bundan 3 yıl önce de 9 üniversite biraraya gelerek bir proje verdik. Devlet Planlama Teşkilatı bu projeyi değerlendirdi ve projenin desteklenmesine karar verildi. 10 milyon euroya bu proje desteklendi. Aslında Türkiye için gecikmiş sayılabilecek bu projeye Doğuş Üniversitesi’de katıldı ve 10 üniversite olmuş oldu. Bu projenin adı ‘Türk Hızlandırıcı Merkezi projesi’dir. Hızlandırıcı Merkezi projeleri 1950-1960′lı yıllarda başladı. Bu teknoloji gelişmiş ülkelerde var, çünkü bu ülkelerin gelişmişliklerini sağlayan teknolojilerinin başında bu teknoloji gelir. Siz eğer ‘Hızlandıcı’ kurmazsanız sizin teknolojisinizin gelişmesi mümkün değildir. ‘Hızlandırıcı Teknoloji’yi yaşamımızın her alanında görebiliriz. Örneğin askeri alanda, tıp alanında bu ‘Hızlandırıcı Teknoloji’ kullanılıyor. Nötron ve protonlarla kanser tedavisi yapılabiliyor. Bunların dışında sanayide kullanılan malzemenin analizi bu hızlandırıcılarla yapılıyor. Özel sektör ve nano teknolojide de bu hızlandırıcılar kullanılarak deneyler yapılabiliyor. Evrenin yapısı ve maddenin neyden meydana geldiği ve evren hakkında bilgiyi alabilmek için bu teknolojiden faydalanılıyor." Uçağın karakutusu bugün bulundu, araştırmalar devam ediyor.. Düşme sebebi bu araştırmalarla açığa çıkacak. Bundan önce, uçakta önemli isimlerin bulunduğunu söylemiştim. Bilim insanlarının yanında iş adamları da uçakta bulunmaktaydı. Hatta iş adamı Nuri Tığlı, daha önce iptal edilen seferlerin yeniden başlaması için girişimlerde bulunmuş ve bazen fazladan bilet alarak uçuşların sürekliliği için yardım etmişti. ( Sebebi, uçağın her seferinde tam doluluk oranına ulaşmaması nedeniyle uçak firmasının zarar etmesi ) Uçakta önemli kişilerin bulunması, bir komplo riskini düşündürüyor. Öte yandan ceset torbalarında çalan telefonlara da rastlanılmış. Görevliler, açık bırakılan cep telefonlarının da kazaya sebep olabileceğini söylüyor. Saat : 01.18 Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler. Isparta Kule: İyi deceler, devam edin. Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri. Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluş ikaz. Saat : 01.36 Kaptan Pilot : Isparta kule, in-bound olduk Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin. ( konuşmayla ilgili Habertürk’ün haber vidyosunu izlemek için : TIKLAYIN ) Bu konuşmanın hemen ardından uçakla irtibat kesiliyor.. Sonuçta bu olayın 57 kişiyle birlikte gömülmemesi dileğiyle .. [youtube=http://youtube.com/watch?v=gQKodl_9yZQ] eklemeler: Korsan Sözlük sitesinde yapılan yorumlardan birinde komplo teorisyenleri buna bile el atmış diyen bir arkadaşımız vardı, kazanın biraz esrarengiz olması bunun gerekliliğini gösteriyor ve şu an benim düşüncemde de normal dışı bir kaza olduğu ön plâna çıkıyor, lâkin bir ihtimal açık bırakılan cep telefonları veya donanımsal bir hata da buna sebebiyet vermiş olabilir..
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Çarşamba, Eylül 5th, 2007
Google amcam, Earth programına uzayı da ekledi ; ancak hızını alamadı herhâlde.. Şimdi de Uçuş simülatörü eklemiş bir tane.. Daha doğrusu bildiğimiz Earth programının, yön tuşlarını kullanarak hareket ettirilmesini; biraz da bazı yerlere 3D efektler vererek yazılımını az birşey değiştirmiş. Bize iki tane uçak modeli sunuyor ve 10 civarında kalkış pisti veriyor; lâkin istediğiniz yerden kalkıp istediğiniz yere inebilirsiniz ( İstanbul Atatürk Hava Limanı’na indim :D).
Tabi uçağın kontrolü de öyle kolay değil.. Şimdi siz de denemek isterseniz şayet, buraya tıklayıp Google Earth programının son sürümünü indirin sitesinden ve programı çalıştırdığınızda CTRL+ALT+A tuşlarına basın, olmazsa bir kaç defa daha deneyin, yine olmazsa kapatıp tekrar deneyin :D Mutlu sona vardığınız zaman artık birşeyler yaparsınız…
Yazının devamını okuyun »
Kategori: İnternet Dünyası | 1 Yorum »