Hava Harp Okulu

Cuma, Nisan 18th, 2008

Hava Harp Okulu.. Banliyö treninde Yeşilyurt durağına gelirken yol boyunca camda görünen tek şey olan, büyük spor sahalarının, binaların, göz alıcı bakılası uçakların barındığı ve en önemlisi Türk Hava Kuvvetlerine bağlı havacı savaş pilotlarının ve piyadelerin eğitildiği, tsk’nın gözbebeği ve Türkiye’nin en modern lisans eğitimi veren kurumu Hava Harp Okulu.. Ne de güzel tanımlanıyor değil mi.. Aklınızda bir hayali canlandırıyorsunuz, giymişsiniz o muhteşem üniformayı, ( Güneş gözlüğü zaten var onu söylememe gerek yok. ) takmışsınız üçyıldızı istanbul sokaklarında geziyorsunuz. Arkanızda da iki tane koruma eri. Kızlar, gençler, güneş… Her şey ne kadar güzel değil mi.. HAYIR !! Her şey göründüğü gibi olmayabilir. Bir anda hayaliniz kâbusa dönüşebilir. Savaş çıkar! Komutanıza onlarca acemi er verirler, her bir köşeden emirler üzerinize yağabilir, size hayranlıkla bakan o kızlar bir anda eli süngülü, yırtıcı, his yoksulu sırtlan kümesi gibi bir düşman hâline gelebilir. Ufukta savaş uçakları vatan topraklarınızı bombalayabilir.. Yerlerde cehennem lavları gibi kanlar.. Atılan her bombanın söndürdüğü yüzlerce canlar..

hho1Komutanızdaki uçağı havalandırıp dalaşa gideceksiniz ve belki de hiç geri dönemeyeceksiniz. Geride bıraktıklarınız kim bilir ne kadar göz yaşı dökecekler tabi eğer yaşarlarsa… Sorumluluğunuz altında olan onlarca kişi ölecek. Bu veballe vicdanınız sizi yaşatabilir mi..? Mevcut durumunuzdan nasıl kurtulacaksınız ? Lanet okursunuz her şeye. Neden buradayım ? Böyle mi olacaktı ? Senelerdir görüyorum, bu üniformayı giyen herkes on numara hayat yaşıyordu, heves edip mülakatlara girdim. Aynı şeyleri ben de yaşayacaktım. Savaş mı ? Yok canım ülke gelişmekte, komşularla ilişkiler iyi, neden savaş çıksın ki.. Geçtim mülakatı. Nasıl olsa subayım artık… İmreniyordum, imreniliyorum.. Nasıl olsa subayım artık… Başım göğe erdi.. Kendimi ispatladım, benden buraya kadar. Tazminatımı verip tsk’dan ayrılıyorum.. Aslında kendini tatmin etmesini bilmeyen geri zekalının tekiyim. Beni ben bitirdim, pişmanım… Hava Kuvvetlerine yararım dokunmadığından mı yoksa aslen ne istediğimi bilmediğimden mi hiç bilmiyorum.. Bu çelişkileri yaşamayınız. Hayatta her daim ne istediğini bilen kişiliklerinizi ortaya çıkarınız.

Geçenlerde BU ADRESTE Emekli Havacı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk‘ün blog sayfasındaki yazıya rastladım ve çok beğendim. Çünkü çok basit bir şekilde, her kesimden insanın anlayabileceği türden basit ve içinde kesin yargı içeren kısa bir yazıydı bu. Diyor ki Hava Harp Okulu HARP EDEBİLECEK Havacı Subaylar yetiştirir.. Parasında, havasında, suyunda olacaksanız hiç olmayın daha iyi.. Yerde ve gökte; pilot, radar operatörü, güvenlik, füzeci, uçaksavar, istihkâm, personel, muhabere, levazim, ikmal, uçak bakım vb. siniflarda savaşacak ve savaşa destek verecek havacı subaylar yetişir Hava Harp Okulu’ndan! Kaldı ki sadece Hava Okulu değil, diğer tüm askerî birimlerimizde; kendisini değil de, ben nasıl bu kurumu ülkem için daha hayırlı vaziyete getiririm, neler yapabilirim diye düşünecek vatanseverler bulunmalıdır.. Geleceğin subay adayları cesur, zekî, ahlaklı, dinamik, tüm olanaklarını %100 verimle kullanmaya çalışan ve vatansever öncü bir kişiliğe sahip olmalıdır.. Türk Hava Kuvvetleri, Ben - Biz dengesini sağlayabilecek, Yakınlarını aylarca görmeden, sırtında onlarca kiloluk çantalarla dağ tepe demeden - yakınmadan - emirlere itaatsizlik etmeden çalışan, gerçek kişilikleri bekliyor.. En zor zamanlarınızda nefsinizi yenebiliyorsanız buyrun mülakatlara..

hho2

Hava Harp Okulu Nedir ?
Türk Hava Harp Okulu, Dünyanın sayılı askerî mühendis yetiştirme okullarından birisidir. Verdikleri eğitimin niteliği konusunda son derece titiz ve kendi branşlarında oldukça yeterli hocaların yer aldığı, öğrenci ölçme ve değerlendirme sisteminin oldukça sıkı ve başarılı biçimde uygulandığı bir okudur.
Aşağıda belirttiğim kaynaklardan birinde sözlükte yazan bir arkadaş: “hemen her türk erkeğinin angelina jolie ya da sharon stone’dan sonraki hayali.” diye tanımlamış. Çok yerinde bir tespit :)
Ayrıca bu yazıyı yazdığım gün itibariyle ( yani şu an ) iki gözümün de 0.00 olduğunu öğrendiğimde, mülakatlara girip de kazanma ihtimalimi düşünüp, daha kazanmadan havalara uçtuğum yüce bir kurumdur ( lâkin Kara Harp Okulu hâlâ ilk tercihimdir, o ayrı mesele :] ), sadece bir meslek değil, bir ömürdür subaylık…

Hava Harp Okulu Ne Değildir ?
ÖSS formunda işaretlediğiniz bir kutucuktan ibaret değildir. Bu kutucuğu işaretleyenlerin bir kısmı zaten cesaret edip de kararını sürdüremediği için mülakatlara gitmeyebiliyor. Birilerine bir şeyler kanıtlamak için gidilecek bir okul değildir. Üniforma sevdalıları için kurulmuş 4+ senelik bir barınak değildir. ( Ayrıca sırası gelmişken, Deniz Kuvvetleri de her limanda bir sevgili edinip uçsuz bucaksız ufuklara yelken açacağınız bir kurum değildir.. Bu tür konuşmalar sadece söylemlerden ibarettir, aslını yaşayanlar bilir. )

Yazının devamını okuyun »

Kısa bir ara

Perşembe, Mart 6th, 2008

1 haftadır bilgisayarda sorun olduğu için yazamıyordum. Hazır elime bir laptop geçmişken üç beş bir şeyler yazayım dedim ama ha deyince de olmuyor öyle :)

Geride kalan günleri kısaca ele aldığımızda aslında çokça dolu bir hafta geçirdiğimizi gördüm. İlk olarak Nokia N96 model telefonunu piyasaya çıkardı. Bir önceki gelişmiş model n95′e göre daha fazla hafızaya, biraz daha ince bir yapıya ve kimin işine yarar bilemem ama bir FM vericisine sahip, ayrıca gelecek 2-3 ayın gözdesi olacak gibi..   Kısa bir süre önce takip ettiğim bir haberde de Microsoft’un Vista’nın ücretine 70-80$ civarında indirim yapabileceğini öğrendim. Yetmezmiş gibi TTNet’in 31 Mayıs’a kadar belli WiFi servis noktalarında ücretsiz kablosuz internet erişimi sağladığı haberleri yankılandı. Fener Sevilla’yı Şampiyonlar Ligi’nden eleyerek tarihinin en iyi dönemine girdiğini ispatlarken dilinin kurbanı olanları da gündeme getirmeye devam etti ( Bkz. Ahmet Çakar )  Internet explorer 8. sürümün betası test edeceklere dağıtılırken Mars’a çığ düştü ve ilk yapay zekâlı dinazor yapıldı.

Arçelik, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından açıklanılan rakamlara göre, dünya patent ligindeki 101. şirket oldu. Daha önce BURADAKİ YAZIMDA belirttiğim üzere mevcut İstanbul Metrobüs Hattında kullanılan bildik otobüslerin gerçekleriyle değiştirilme vakti yaklaşmış, kısa bir zaman sonra bu araçların şu ankilerle yer değişimi gerçekleşecekmiş.Gerçek metrobüsler çevre dostu hibrit araçlardır ( Bkz. Hibrit Araçlar ).Çift körüğe sahip ve ortalama 250 yolcu taşıyabilmekteymiş ( Normal otobüslerde 33oturan, 66 ayakta yazısını görmeyen yoktur sanırım. Bunlara en aşağı 150 kişi biniyorsa acaba 250 kişilik araca kaç kişi binecek … ben diyeyim 350 siz deyin 400 :) ). Tek seferde daha fazla yolcu kapasitesi sayesinde önceki yazılarımda yakındığım sorunların büyük bir kısmı da çözüme kavuşacaktır umarım..

Kısacık 1 haftaya daha neler sığdı neler.. ODTÜ’de saygısızlar bölücü yandaşları pozisyonundayken, hainlerle vatanseverlerin isimlerini yanyana yazarken, kendini güçlü zanneden devletler bize sözde emir vermeye çalışmaya çırpınırken, muhalefet haddini aşarak kimlerin kimler için çalıştığını görmezden gelip gözbebeğimiz ordumuza kötü ithaflarda bulunurken yine tsk yine bir başarı öyküsü dillerde dolaşıyordu.. Ordumuz 1 hafta süren kara harekatını ( herkes için ani oldu ) sonlandırırken; geride teröre vurulan büyük darbe, ele geçirilen - teslim olan bölücüler, amaca ulaşan başarılı nokta operasyonları ve olmazsa olmaz spekülasyonlar.. Her şeye rağmen hâlâ burada bu yazımı sıcacık evimde, başıma bomba yağma korkusu olmadan yazabiliyorsam kimin sayesinde ? Zaten kısa olan hayatlarını bir de karşılık beklemeden bizim için veren Mehmetçiklerde değil mi …?

G3 piyade tüfeği

Cumartesi, Şubat 23rd, 2008

10.000 gönüllü askerimiz, kahramanlarımız kara harekâtına başladı.. İlk günden 8 şehit verdik, Allah’ım onlara en güzel makamı vermiş, kalanlara da saygılarımı sunuyorum..
Bu yazıyı yazdığım sıralarda Kuzey Irak’taki mevcut askerî birliklerimiz kara harekâtını sürdürmektedir. Star Televizyonu Haberlerinde, rütbeli birliklerin sırt çantalarının tanıtımını izledim, askerimizin uzun zamandır standart olarak kullandığı, alman yapımı olan G-3 piyade tüfeğini de ben tanıtayım dedim. Daha önceden aklımda bulunan bazı bilgileri de yenileriyle derleyerek kısa bir yazı hazırladım..

g3

G-3 piyade tüfeği uzun zamandır askerî birliklerimizde standart olarak kullanılmaktadır. 400 metre civarında bir atış mesafesi ve 3000 metreyi aşkın menzili vardır ( lâkin nokta vuruşçular için 50-60-100 metreden uzaktaki hedeflerde pek makul değildir, çünkü  mermilerin boyutu çok büyüktür ve namlusunda çok sayıda yiv ve set denen sarmal girinti ve çıkıntılar vardır. Bu da geri tepkimeyi artırır ve hava moleküllerinin büyük mermiye çarpmasıyla büyük oranda yavaşlama meydana gelir. ) Normal ve yarı otomatik olarak çalışabilir. Otomatik çalıştığında etkisi uzun mesafelerde azalmaktadır..
Şarjörlü ağırlığı 4.5 kg’ı bulurken tüfeğin bir askerimiz için ağırlığı yaklaşık 5kg civarındadır, çünkü 5 şarjör ile taşırlar.  Mermilerin büyüklüğünden söz ettim. Bu yakın mesafede silahı çok çok etkili bir ölüm makinesine çevirmektedir. Şöyle diyebilirim ki 50 metreye kadar eğer bu silahtan çıkan mermi size isabet ettiyse artık kelime-i şehadet getirebilirsiniz, çünkü kurtulma ihtimaliniz yok. Silah vurduğunu yere seriyor.

İyi güzel de her zaman işe yarıyor mu ? Hayır! Silahın tutukluk yapma riski de çok fazla. Bunun önlenmesi için ona çocuğunuz gibi bakmalısınız…  En küçük ihmalinizde bu sizin hayatınızın sonu bile olabilir yakın çatışmada…

hk_g3

İncelenesi kaynaklar :
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ate%C5%9Fli_silahlar
http://www.otomatikportakal.com/baslik/g3+piyade+t%FCfe%F0i.htm

Şifre 103! Hedef paketlendi..

Cumartesi, Aralık 1st, 2007

Daha önce Burada (14 Eylül 2007 tarihinde) yazdığım yazıda da anlattığım gibi 1993 yılında askerlikleri biten 33 er, eve dönüş yolunda Şemdin Sakık’ın emriyle öldürülmüştü. Bugünlerde bununla ve Şemdin Sakık’ın ‘paketlenmesiyle’ ilgili yeni bilgiler ortada dolaşıyor.. Dönemin özel kuvvetler başı, şimdi Emekli olan Kıdemli Albay Mithat Işık, 9 sene önceki olayları şu sıralar bir gazetemize anlatmış ve resimlerle - belgelerle bunu teyit ettirmiş.. ss Normalde kurallar gereği bu tür bilgilerin dışa dağıtılması yasaktır; lâkin albayımız TSK komutasından çıktığı için herhangi bir yasağı olmadığından kitabında ve röportajında bu bilgileri açıkça bize iletti. "Parmaksız Zeki" kod adlı Şemdin Sakık, Bordo Bereliler özel timinin ‘yarasa’ ismini verdiği operasyonda 13 Nisan 1998 tarihinde yakalandı. Anlatılana göre bir süre direnen Sakık ve kardeşi sonunda tüm silahlar üzerlerine doğrultulunda kapana kısılmış bir fare gibi çıt çıkarmadan güvenlik güçlerine teslim oldular..

Köpekler kuduz..

Pazartesi, Ekim 8th, 2007

Nasıl olur da insan bu kadar katledici olabilir ..! Yaşadığın topraklara ihanet, bu mübarek günlerde yaptığın eziyet, çektirdiğin ızdırap, çektiğin her an öldürülme korkusu yanına kâr kalacak mı ?? Her gün yanından biri dağdan kaçıp güvenlik güçlerine teslim oluyorken, az önce hain plânına ortak olan yanındaki kişinin beynini parçalanmış görüyorken hâlâ nasıl oluyor da umarsızca sapık düşünceni yenemiyorsun ve bu yolda geçen her saniyenin cehennemde sana bilmem kaç zaman dilimi olarak geri döneceğini düşünmeden hareket ediyorsun ??

Ey sen insanoğlu..! Özgürsün.. Özgünsün.. Yemek yerken her kanaldan bir şehit haberi duymak hoşuna gitmez.. Bugün katledilen 13 Şehidimizin ailelerinin haberini izlerken boğazımdan yemek geçmedi çok aç olmama rağmen yiyemedim.. Hüzünden, intikam duygusundan, hırstan ağladığımı annem babam görmesin diye gözümden ilk yaş düşmeden, yemeği yarıda bırakıp odama sokuldum.. Odamda asılı albayrağımın önüne geçip her akşam olduğu gibi Allah’a dua ettim.. Bu şehitlerimizin kanı öbür dünyada zaten yerde kalmayacak; ama bu dünyada da bu terörü yapan - yaptıran - yaptırmasa da göz yuman tüm insan dışı varlıkların hesabı sorulacaktır.. Aslan ordumuz ve bölünmez bütünlüğümüz, sokakta komşumuz - kardeşimiz gerekirse tek bir yürek olarak savaşırız.. Yeter ki geleceğimizi emanet edeceğimiz vatansever evlatlarımızı yetiştirebilecek bir vatanımız olsun….

Şırnak’ta pusuya düşürülen ve şehit edilen 13 askerimize ve daha önce de şehit edilen 2 askerimize Allah’tan rahmet diliyorum.. Allah ailelerine sabır versin.. TSK‘mıza güvenimiz sonsuzdur.. Üstesinden bir an önce gelmeleri dileğiyle.. Ayrıca bu gece Kadir Gecesi ve gönlünüzün nur, aklınızın ilimle dolmasını dilerim.. Akıllı olacaksınız ki herşeyin üstesinden gelesiniz..


Ortam getiriliyor, bekleyiniz..



Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/fiilimsi/public_html/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093