Cumartesi, Haziran 21st, 2008
ÖSS’den sonra sonucu sindirmek ve 2. stres dönemini sindirmek için bir süre yazı yazmamaya karar vermiştim. Her neyse… Üniversite sınavı bitti, şimdi sırada kaliteli eğitimin şartlarını yerine getirmek için ihtiyacımız olan paraya ulaşmak var.. Neyse ki gerekse Türk Vakıflarının - Derneklerinin - İş Adamlarının sağladıkları burslar gerekse yurt dışında okumak isteyen öğrenciler için yabancı devletlerin kurumlarının sağladığı burslar sayesinde para konusu en azından bir nevze olsun aklımızda fazla yer edinmeyecek. ( Tabi burs almak kolay değil. Üniversitelerde okuyan yüzbinlerce öğrenci var ve bunların belli bir kısmı burs olanaklarından faydalanabiliyor. Bunda etkili olan da burs veren kurumların öğrencilerden istedikleri şartlardır.. ) Küçük bir araştırmanın ardından interneti talan ederek ( Genelde İstanbul içi ) burs veren bazı kurumların iletişim bilgilerini topladım.
Öncelikle aşağıdaki bağlantıları incelemenizi öneririm..
http://www.egitim.com/genc……5.3_bursolanaklari.p01.asp
http://kurumlardanbursis…….veren-kurumlara-devam.html
http://engin35……m/burs.htm
http://kurumlardanbursis…….blogspot.com/
http://www.turkstudent……tent/article/388
Burs veren yüzlerce kurumdan sadece birkaçı:
İSTANBUL TÜRK GENÇLİK VAKFI
Adresi: Cumhuriyet Cad. Gökçesu Apt. No:161/1 Bağlarbaşı - Üsküdar / İSTANBUL
Telefon:0216 343 83 83
————————————-
İSTANBUL MARMARA EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI
Adresi: Marmara Eğitim Kurumları 34857 Maltepe
Telefon: 0216 626 12 18
Yazının devamını okuyun »
Kategori: İnceleme-Yorum | Yorum yok »
Cumartesi, Mayıs 31st, 2008
Akıllara takılan sorularda yıllardır bize bir telefon ve bir TRT kanalı kadar yakın olan, yılların eskitemediği Cihat Şener Hocamızın Hayatımız Sınav isimli programını bilmeyen yoktur sanırım. Gerçi hiç arayıp konuşmadım; ama LGS döneminden beri zevkle izliyorum.
Bu gece de ÖSS puan hesaplama sitelerini dolaşırken http://www.hayatimizsinav.net sitesini gördüm ve sitedeki makaleleri de okumadan geçemedim. Sınavdan önce herkesin bilmesi gereken, bildiği ama tekrar tekrar duymak istediği bilgileri yazmışlar ve çok da güzel yapmışlar.
Tavsiyem, son iki hafta da olsa sizin gibi onlarca kişinin merak ettiği soruları, paylaşımları öğrenmeniz ve de biraz daha olsun içinizin o sakin konuşmayla rahatlaması için programı izlemenizdir. Bunun için hafta içi akşam 7′den sonra sizi TRT2′ye davet ediyorum…
2007 katsayılarıyla puan hesaplama
Kategori: İnternet Dünyası | 8 Yorum »
Salı, Mayıs 27th, 2008
Her fırsatta bu sınavın sonucunun kötü olmasının hayatımızın sonu olmayacağı vurgulansa da sonuçta benim gibi babası zengin ( her türlüsünden ) olmayan bir Türk gencinin kaderi bu sınava bağlıdır..
Lisenin son senesine kadar yeri geldi arkadaşlarla takıldık, gezdik, internet kafelerde oyunlar oynadık, zamanımızın bir bölümünü orada burada geçirdik. Yeri geldi kavgalar, atışmalar.. Sınav süreci kopya maceraları.. Kaldı şurada son 2.5 hafta. Gerçi 1 aydır okula uğradığımız yok ancak öss ile artık okul sonunun geldiğini de belgelemiş oluyoruz.
Geriye dönüp baktığımda bundan 4 sene önce Vatan Anadolu Lisesindeki ilk günümü dün gibi hatırlıyorum. O zamanki müdürümüz Melek Kuyucu, LGS ( dönemin anadolu ve fen liselerine giriş sınavının o zamanki ismi ) sonucunda okulu kazanmış öğrencilere yeni yıl açılış konuşmasını yaparken ben yine her zamanki gibi sıkkın tavırları sergiliyordum. Sonra sınıflara ilk girdiğimizde yanıma oturan ve lise döneminin ilk arkadaşı olan Çağrıbey, X-O-X oynarken arkadan bizi seyredip oyuna karışan ve daha sonradan serinin 2. en iyi arkadaşı olan Okan, 9. sınıfta arkadaşlarla geçirilen çok eğlenceli vakitler, sınıf karambolleri… 10. sınıfta koltukta geri yaslanırken en sessiz ortamda Yusuf’un yere düşmesiyle kopan kişiler ve haneye eklenen bir arkadaş daha.. Sonra 11. sınıfta age-of günleriyle bize katılan Semih ve diğerleri… Alican, Fatih, Soyhan, Caner, Ferhat, Mustafa, Recep, Hakan, Erdem..( Bkz. Yıllık Yazıları ) Saymakla bitmeyecek bir liste.. Okul yolu maceraları da ayrı bir hevesti tabi.. Aslı, Furkan, Ceren, Duygu, Özkan..
Yeri geldiğinde, çağrışımlar yaptığında okul maceralarımdan da arada bir bahsederim. Şimdilik fazla uzatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Bu yazıyı yazmamın asıl amacı, gün boyu ders çalıştım hem biraz dinleneyim, benim için ara olsun hem de bunu okuyacaklar için bir kaç lâfım var onları belirteyim istedim..
Zamanla anladım ki ( Son 3 haftada çok daha bir anladım ) sona yaklaştıkça insan strese istemeden giriyor. Bundan 2 ay önce çok rahat bir şekilde ders çalışmazken şimdilerde boş geçen bir kaç saatin vicdanıma verdiği rahatsızlıkla da yüzleşmek zorunda kalıyorum. Çünkü son dönemlerde hem arkadaşların puanlarını yükseltmesi hem de ailemin benden iyi bir şeyler beklemesi ve beni destekleyici konuşmalar yapması ister istemez bende bir yük birikimi yapıyor. Yani şöyle diyeyim ki xxx puanı benim az çok belirlediğim mesleğe yetse bile şu anki durumda yetmiyor gibi görünüyor çünkü durumun tam olarak farkına varmamız bizi telaşa sokuyor. Ya kazanamazsam fikri doğmaya başlıyor örneğin. Ayrıca üniversitelerin bölümlerinin benim aslen istediğim mesleği veya meslek grubunu tam olarak barındırmaması da ayrı bir güven kaybı oluyor. Mesela az önce sayısal bölümdeki fakültelerin tamamını gözden geçirdim; ancak hiç biri benim çalışmak istediğim, olmak istediğim geleceği bana verecek kapasitede değil, fazlaları var veya tamamen uç bir noktada.. Bu konu da ösym tarafından gözden geçirilmeli. Şöyle ki ben tam olarak hangi mesleğin ne işe yarayacağını, bundan 5 - 10 - 20 sene sonra o mesleğin ne durumda olacağını, nerelerde iş imkânı bulacağımı, maaşımın ortalama ne kadar olacağını, geçen 4-5 sene içinde hangi dersleri nasıl bir düzen içinde göreceğimi, dersleri uygulamalı mı yoksa yüzeysel olarak görüp görmeyeceğimi vb. tam olarak bilmedikçe ben nasıl karar vereyim ? Hadi karar verdim diyelim. Puan da yetti ve o üniversiteye girdim, ya beklediğim gibi çıkmazsa ?? İşte bu yüzden ösym’nin bu rehberlik konusunda sınıfta kaldığını düşünüyorum. Dershanelerden aldığımız rehberlik kitapçıkları da tam olarak yeterli olmayınca iş yine bize kalıyor.. Artık sen sağ ben selamet bir arayışa düşüyoruz.
Yazının devamını okuyun »
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Cumartesi, Mayıs 10th, 2008
Saat 14.00′da olan deneme sınavı için 06.30da kalktım, geç kalmamak için daha hızlı olduğunu düşündüğüm minibüsü ( Örn. trafik ışıklarında kırmızıda durmazlar, çok iyi araç sollarlar hatta sağından bile pür dikkat geçerler, yolun bozukluğuna ve arka teker üstünde oturan masum yolcuların zıplamalarına aldırmazlar.. Bkz. Daha önce yine zamanı atlamıştım.. ) tercih ettim ve nihayetinde trafik sıkışıklığını yarıp 9.15te erkenden (olmayan) sınava yetiştim.. Araçtan indiğimde ters yöne, bana doğru gelen arkadaşımın ( Görkem Gürler ) hiç de iyi şeyler söylemeyeceğini biliyordum.. Zaten gönülsüz çıkmıştım evden : ) Bir başka erken gelen arkadaşla ( Alican Kaya ) aynı saatte başlayacak olan bir başka sınava gitmek için anlaşmaya çalıştık.. Anlaşamayınca sorunu yazı-tura çözsün dedik , demez olaydık.. Attık parayı.. Sonunda kaybettim ve playstation oynamaya gittik. Her neyse sınav saati geldi çattı. Playstation maçlarında da kaybetmenin ve son paramı harcamamın verdiği tedirginlikle hayli yorucu bir 3saat15dakikaya girdim.. Çok da verimli geçmeyen sınavın ardından saat neredeyse akşam 7yi vuruyordu ki sıkışık otobüsten anca bir durak sonra inebildim ve evin kapısına dayandım son gücümle.. 72defa zile bastım, açan olmadı.. Meğer annem yeğenimi pazarda kaybetmiş
.. Çocuk işte elini bırakınca neler yapmaz ki.. Meğer anneme çiçek toplamaya gitmiş o küçük aklıyla, annem de halk pazarının başını sonunu didik didik ararken zamanın geçtiğini farketmemiş.. Sonunda buluşmuşlar, beni de kapıda karşıladılar.. Daha doğrusu ben onları kapıda karşıladım..
Yazının devamını okuyun »
Kategori: fiilimsi yazılar | 3 Yorum »
Çarşamba, Şubat 6th, 2008
Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. 5 ay önceki yazılarımı sanki dün yazmışım gibi hatırlıyorum. Bu yazıyı yazarken, google amcamın fiilimsi.net’i pr2 yaptığını öğrendim. Bu da aramalarda daha üstte çıkmak demektir. Geride kalan 5 ay içinde 100 adet yazı yazıldı. Kimi yazıda eleştiri yaptık, kimilerinde tanıtım,inceleme,boşluk vb. Her neyse, kaldı ÖSS’ye 4 ay.. Bu sene sınava girecek arkadaşlar ( kazanamayanlar , öğrenciler ve double yapmak isteyenler ) çok çalışsınlar çünkü bu sene işi bitiremezlerse seneye kat kat zor dönemler geçirecekler.. Mevcut 2 ayımızda konu eksiklerimizi mutlaka gidermeliyiz. Aksi taktirde son 2 ayda soru çözmek yerine ders çalışırsak her gün yüzlerce kişi geriye düşeceğimizi unutmayalım… Dershanelerinizi de sömürün. Ne kadar dokuman varsa zorla alın. Hele benim gibi yarı dönemde dershane değiştiren varsa daha fazla çalışmalı hem yeniliğe uyum için hem alışkanlığı değiştirmek için…
Kalın sağlıcakla..
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Cuma, Eylül 21st, 2007
Yazmaya kısa bir süreliğine ara veriyorum.. Laptop’umun ekranında sorun var ve teknik servise götürülüp tamir edilmesi gerekiyor.. Bu yazımı takiben aşağı yukarı 3-4 gün daha yazı yazacağımı sanmıyorum.. Şimdi zamanımı evde soru çözerek geçirmekteyim; mâlum sene dönem sonunda ÖSS illetinden kurtulmak için icraatta bulunacağız
Hemen şu yazı yazılmayan 4 günün kısa değerlendirmesini yapalım :BJK,GS ve Kayserispor Avrupa kupa maçlarında yenildiler, FB ise inter karşısında 1-0 galip geldi. Tabi GS yenilmesine karşın maçın 2.yarısındaki hırsıyla, rövanşı ezici üstünlükle alacağının sinyalini verdi.. Okul da hafiften başladı, yanında bir de dersane var ki hiç sormayın tadından yenmez. Bu arada Avustralya Gribi geliyormuş, aman dikkat edin kendinize aşınızı olun
. Ha bir de mehmetçiğimiz geçen gün Şırnak’ta operasyonları sıklaştırmış Allah yardımcıları olsun..
Kategori: Karışık-Diğer | Yorum yok »
Salı, Ağustos 21st, 2007
Ne zaman bitecek artık bu eziyet ne zaman!!
Binlerce gencin hayallerini dağıtan, binlerce genci bunalımlara sokan bu saçmalık! Koskoca hayatımızın belirli bir kaç saat altında tehdit hâline gelmesi ne zaman son bulacak..
Daha bir ay öncesine kadar öss kalkacak diye vaatleri az mı duyduk; ama çoğumuz da inanmadık.. İnanmak istedik sadece. Yüzde 1 bile olsa hepimizin kafasında biraz umut oldu. ÖSS kalksaydı ÜSS gelirdi bence. Halkı kandırmak çok kolay. Sadece ÖSS’yi değil; eğitim sistemlerimizi de beğenmiyorum. Devlet resmen dershanelerle anlaşmalı, okullardaki anlatılanlarla milî eğtimin gönderdiği kitaplarla ÖSS‘yi kazanmak çok zor. Yani bundan anlıyoruz ki devlet dersanelere iş bırakıyor..
Yeni bir sistem getridiler ÖSS’ye 2 bölümden oluşuyor. Ben sözel öğrencisi olduğum halde fen çözüyorummm!! O zaman bölüm seçmemizin ne anlamı kaldı hepimiz dümdüz gidelim bari arkdaşlarımızdan ayrılma acısnı yaşamayalım bölüm seçme derdine.. Bölümler de bölüm olsa ya fen sınıfına gidenlerin hepsi doktor - bilgisayar mühendisi mi olacak? Akıllı olabilirler evet ama çok insan var bilgisayar mühendisliği okuyup doğru düzgün bilgisayar kulanamayan.. Uygulama olmadan Türkiye’nin hâli bence kötüye gidiyor. Sanki devlet doğru düzgün adam çıkmasını istemiyor.. Gitikçe şartları zorluyor rahat bir eğitim sistemi yok. Almaya’dan binlerce bilim adamı çıkarken, bizimkiler hâlâ saç sakal kes kıravat tak diyor!. Türkiye’nin eğitim sitemini kınıyorum
Tamer Şenal
Kategori: Kızdım be birader! | Yorum yok »
Cuma, Ağustos 17th, 2007
Hadi bakalım…
Biraz beyin okşaması yapalım… Düşünün ki Cumhurbaşkanı makamına bu sene çıkan sizsiniz ve YÖK‘e de istediğiniz şahsı atadınız.. ( ne alâka
)
Hadi, bari Cumhurbaşkanı oldum bir de gıcıklık yapayım da şu ÖSS midir Mösese midir her ne haltsa ismini değiştireyim diye de içinizden geçirmeden edemediğinizi açıkladınız; lâkin zaten o kadar uğraşınız var, bir de saçma sapan isim bulmanız size zor gelecektir ve bunu öğrencilere yaptırmaya karar verdiniz…
HADİ BAKALIM tekrar.. Siz de 2008′de ÖSS’ye girecek bir öğrencisiniz.. 2008 ÖSS‘ sinin adını değiştirrin. Sizce ne olmalı ???? Ha bir de size kolaylık verelim, 2008′de yaklaşık 300.000 kişi bu sınava girmeyecek
( not: yoruma kapalıdır kendi içinizde mukayese ediniz
)
Kategori: fiilimsi yazılar | 2 Yorum »