Aura

Çarşamba, Şubat 6th, 2008
Aura, eski Yunanca da meltem esinti anlamına gelir.
Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı Aura’dır.
Aura, atmosferdeki beyaz ışığı çekerek renklere ayırdıktan sonra bedenin güç merkezlerine yani çakralara iletir. Çakralar ve aura alışveriş halindedir. Bu alışveriş esnasında o an kişinin fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal durumuna göre auranın rengi veya netliği değişebilir.
Aurayı herkes çıplak gözle göremez, ancak duru görü yeteneği olan veya alıştırma yapan kişiler tarafından görülebilir. Bu alıştırmalar zaman, sabır ve ruhsal gelişim gerektirir.

Aurada Görülen Renkler:
Kırmızı : Güç, canlılık
Turuncu : Cesaret, yaratıcılık
Sarı : Güven, mantık, liderlik
Yeşil : Sempati,denge, uyum
Mavi : İletişim, duyarlılık
Çivit Mavisi : Sezgi, zihin
Menekşe : Saygınlık, maneviyat
Pembe : Şefkat, yardım
Açık Pembe : Evrensel sevgi
Kahverengi : Maddiyat, beden
Gri : Durgunluk, korku, karamsarlık
Siyah : Gizem, karanlık
Beyaz : Kişisel bütünlük, mükemmellik.

Aurayı güçlendirmek, korumak aurayı görmekten daha önemlidir. Korunmuş, güçlenmiş bir aura ile fizik beden daha güçlü bir enerjiye sahip olur. Beden dışsal nedenlerden daha az etkilenir. Çeşitli fiziksel egzersizler, meditasyon, Reiki uygulamaları gibi çalışmalar ile aura güçlendirilebilir.
Aura yani enerji beden 4 katmandan oluşur.
Eterik Beden – Duygusal Beden – Zihinsel Beden – Ruhsal Beden.

ETERİK BEDEN

Fizik bedenin koruyucu katmanıdır. Kök çakra ve Solar Pleksüs çakrası vasıtası ile enerjiyi alır, bedenin tüm hücrelerinde yaşam dengesini kurar. Yeterli enerji mevcutsa fizik bedeni koruyucu bir tabaka gibi kuşatır. Aynı zamanda çevreye enerji yayar. Sağlıksız beslenme, olumsuz duygular bu doğal kalkana zarar verir, zayıflatır. Yoğunluğu, kuvveti azalan eterik bedende çatlaklar oluşur. Hem yaşam enerjisi buralardan sızar, hem de beden hastalıklara karşı açık hale gelir. Bu nedenle eterik bedene sağlık aurası da denir. Ayrıca eterik beden diğer enerji bedenler olan duygusal - zihinsel – ruhsal bedenler ile fiziksel beden arasında aracılık eder, bilgileri iletir.

DUYGUSAL (MENTAL) BEDEN

Duygusal beden sürekli hareket halindedir. Anlık duyguları yansıtır. Bilinçli ya da bilinçsiz korkuları, öfkeler, endişeler bu bedende birikir toplanır. Bir anlamda bilinçaltı görevi görür. Bu nedenle duygusal bedenden yayılan titreşimler bilinçsiz mesajlardır.
Bu mesajlar olaylarla veya kişilerle karşılıklı çekim yaratır. Kişi yüzleşmek istemediği olaylarla ya da görüşmek istemediği kişilerle karşılaşarak yeniden yeniden aynı deneyimi defalarca yaşayabilir. Bilinçsiz öfke, nefret duyguları, sevgi ve başarı için gösterilen çabaları sonuçsuz bırakır. Öfkeyi, kararsızlığı içinde taşıyan kişi, olumsuzlukları kendine çeker. Karşılaşılan olumsuz olaylarda kişi kendi içine dürüstçe dönmeli, olumsuzluğun kaynağına ulaşarak iyileştirmelidir. Kendimizi kurban gibi görüp başkalarını suçlamak yerine olumsuzluk yaratan tecrübeleri iyi anlamak gereklidir.
Çözülen, iyileşen sorunlar enerji frekansının yükseltir. İyileşme gerçekleştiğinde, kişi ruhsal bedeni aracılığı ile aldığı enerjiler, duygusal beden ile birleşir ve tüm varlığa yayılmasını sağlar.
Duygusal sağlığı yerinde olan kişinin aurası parlak ve canlıdır.

ZİHİNSEL BEDEN

Düşüncelerin, sezgisel algıların alanıdır. Zihinsel beden anlık sezgiyi, anlık iç görüyü, duyguları sözlü düşüncelere çevirir. Bir kişinin düşünceleri ne kadar berrak ve canlıysa farkındalığı o kadar yüksektir. Mutlaka temiz tutulması gereken bir alandır. Zihinsel kirlilik duyguları ve duygusal bedeni derinden etkiler ve kişinin evrenle arasındaki bağ zayıflar. Temizlenmemiş duygular zihinsel bedende yargıları oluşturur. Zihinsel, duygusal, fiziksel etkinlikler olumsuzlaşır. Gelişmiş, arınmış bir zihinsel beden ruhsal bedenin aynası olur.

RUHSAL BEDEN

En yüksek enerji frekansına sahip alandır. Bu enerjiyi algılamak ve kullanmak için temizlenmiş uyumlu çakralara bağlıdır. Tanrısal yanımız ile bağlantı ruhsal beden aracılığı ile yapılır. Tamamen uyanmış bir kişinin ruhsal bedeninin yayılım alanı kilometrelerce öteye gidebilir.

Mehtap Tolu

Bedenimiz ve Enerji

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Bedenimiz, fizik ve enerji beden olmak üzere iki bölümden oluşur ve uyum içinde olmaları gereklidir. Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı “Aura” dır.
Fizik beden ve enerji beden alışveriş halindedir.
Çakralar yaşam enerjisini alır, dönüştürür ve dağıtır. Çevreye enerji verir. Çakra Sanskrit dilinde “tekerlek” “ateş çemberi” anlamındadır.
Yaşam enerjisi bedenimizden, çakralar ve meridyenler kanallları ile akar. Meridyenler “Kİ” enerjisinin yani yaşam enerjisinin bedendeki geçiş yollarıdır.
6 tane ana meridyen vardır. Bedenin sağ ve solunda simetrik olduğundan 12 tanedir.
6 tane de ikincil meridyen vardır, bunlar da bedenin sağ ve solunda simetriktir ve 12 tanedir.
Toplam 24 tane olup birbirine bağlı sistem ile çalışırlar. Birinin bitişi diğerinin başlangıcı olur. İsimlerini de geçtikleri organlardan alırlar. Mide, karaciğer, akciğer, dalak… gibi.
Zihnin ürettiği olumsuz duygular yaşam enerjisinin kesintiye uğramasına sebep olur. Meridyen kanallarımızda blokajlar oluşur. Reiki enerjisi basınçlı su etkisiyle bu tıkanıklığı açar ve yaşam enerjisinin bedende rahatça akmasın sağlar.
Ayrıca idare ve oluşum meridyenimiz vardır.

 

 

Geleneksel Çin tıbbına göre YİN – YANG teorisi vardır.
YANG- erkek kutuplu bir enerjidir. Kuyruk sokumunda başlar, sırtta yükselir, kafatasımıza gelir, alından yüze inerek üst dudağımızda son bulur.
İdare meridyenimizdir.
Bedenin üst tarafı Yang enerjidir. Evrenden gelen enerjiyi iletir.
Gündüz, güneş, sıcak, erkek ve canlılıktır.
· Tıkanıklığında sinir sistemi hastalıkları, dengesizlik, bel kemiği sorunları oluşur.
· Aşırı Yang enerji kızgın ve geçimsizdir.

YİN- dişi enerjidir. Kök çakramızdan başlar, bedenin önünde yükselir, alt dudağımızda sonlanır.
Oluşum meridyenimizdir.
Bedenimizin alt tarafı Yin’dir. Dünyadan gelen enerjiyi iletir.
Gece, ay, soğuk, dişi, içe giden enerjidir.
· Tıkanıklığında, konuşma sorunları, bunalımlı, içe dönük bir yapı oluşmasına sebep olur.
YANG ve YİN enerji kanallarımız yani evrenden gelen ve dünyadan gelen enerjilerin eşit olarak dağılımı önemlidir.
Çakraların işlevi bedenin enerji alma – verme işlevini yerine getirmektir. Gözle görülmezler. Bedende 7 ana çakra vardır.
Her çakranın bir çalışma düzeni ve ilişkili olduğu bölge vardır. Birbirine bağlı olarak çalışırlar. Bu 7 ana enerji merkezi yaşam enerjisinin bedende girdap gibi dönerek akışı sağlar. Yavaş dönmesi bedenin o bölgesinin bozulmasına, hızlı dönmesi sinirliliğe yorgunluğa yol açar. Dengeli olmaları gerekir.
Yaşanan duygusal travmalar, stres nedeni ile biriken negatif enerji tıkanmalara, yaşam enerjisinin kesintiye uğramasına sebep olur. Tıkanan çakra bloke olduğunda rahatsızlıklar, hastalıklar ortaya çıkabilir. Düzenli bir enerji alışverişi fiziksel olduğu kadar duygusal – zihinsel - ruhsal sağlık demektir.

Mehtap Tolu


Ortam getiriliyor, bekleyiniz..

Site içi arama :


Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/fiilimsi/public_html/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093