belki

08 Mayıs 2008 – 15:51 | anonim |

“Duvarlarım var. Tepesinde oturuyorum. Aşağıyı izliyorum. Saçlarım uzun; uzatmıyorum. Ulaşmasın kimse, tırmanmasın duvarlarıma.” dedi prenses tırnaklarını törpülerken. Twist’i fark etmedi. Adı Oliver Twist’ti. Sadece yolunu kaybetmişti. Kaybolmak istemişti. Hikayesini sevmemişti. Yazılanların yaşandığı ülkesinden, yaşananların yazıldığı bir yerlere yalın ayak koşarken, yolu duvarın önünden geçmişti. Susadığını fark etmişti. Yukarı seslendi: “Yeni bir hikaye istiyorum.Ben yazacağım; ama yol çok yordu beni. Biraz su verir misin?” Prenses şaşırdı. İlk kez biri su istiyordu ondan. Şimdiye kadar hep duvarlarına tırmanmışlardı, O’na sormadan. Biri ilk kez bir şey istiyordu; üstelik duvarları arşınlamıyordu. Merak etti aşağıdakini. Daha yakından görmek istedi. Uzandı aşağıya doğru, duvarlar çok yüksekti. Göremedi. Ellerini saçlarına götürdü sonra. Tereddüt etti. Kendiyle cebelleşti. Dayanamadı sordu: “Hikayenden söz edersen olur.” Oliver Twist çok birikmişti. Biriyle konuşmayalı aylar olmuştu. Konuşmaya ihtiyacı vardı belli. Nasıl dolduğunu, kurulu her düzenden nasıl bunaldığını anlattı. Yeni bir soluğa ihtiyacı olduğunu, yeni hikayenin uzun soluklu olduğunu, aşkı, şevki, umudu anlattı. Özedi, bezedi, hayal ettiği gibi… Prenses bir duvarlara baktı, bir de saçlarına… “Bekle.” dedi. Bir sürahi suyla birlikte aşağı indi saçlarını sarkıtmadan… Merdivenlerden kimseye söz etmemişti. İndi, kapıdan geçti. Dışardaydı artık. Dikkatlice baktı yüzüne Twist’in. Gülümsedi, uzattı suyu. Ilık bir rüzgar esti. Bakışımlıca konuştular bir ağacın altında. Gitme vakti gelmişti. Bir kaval sesi geldi uzaktan. Birlikte gittiklerini görmüşler..



Yorum gönder


Ortam getiriliyor, bekleyiniz..

Site içi arama :


Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/fiilimsi/public_html/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093