Arşiv Mayıs, 2008
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008
Patron sitede reklam istemem derse kendi bilir; fakat bu siteyi de bilmemiz gerekiyor. YAŞADIĞIMIZ OLAYLARIN BİRBİRLERİYLE O KADAR ALAKASI VAR; FAKAT BİZ BUNLARIN FARKINA VARAMIYORUZ. Komplo teorilerinin adeta kilitli bir kapıyı açma gayretiyle göstermiş olduğu beyin jimnastikleriyle olayları daha net anlayabiliyoruz.
Ben de fiilimsi.net in takipçilerine bir beyin jimnastiği sitesi adresi vereceğim:
http://komploteorileri.spaces.live.com/
düşünme zamanı…
Kategori: Ekrandaki sen.. | Yorum yok »
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008
Kısa bir değerlendirme: Site açılalı 9 aya yakın bir süre geçti.. Şu ana kadar çeşitli nedenlerden dolayı sildiklerimin haricinde toplamda 135 bildiri yayınlandı. Elimden geldiğince kimseye özel olarak ithaf etmeden yazılar yazmaya çalıştım ( Çok da başarılı olduğumu söyleyemem, insan yazmaya başladı mı tutamıyor kendini :) ). İlk zamanlarda ziyaretçi yoğunluğu pek fazla değildi. Özgün yazılar yazıldıkça ( Diğer bir çok blogun/forumun yaptığı gibi bir siteden kopya yazı yazmadan, tamamen orjinal olmaya çalışarak. Alıntılar zaten belirtilmiştir. ) ziyaretçiler de artıyormuş iyi öğrendim bunu :) Mevcut ay içinde günlük tekil ziyaretçi ortalaması 200 - 250 arasında değişiyor, çoğul hitleri söylemeye gerek yok zaten. Google pagerank 2 ( Bu konuda iyileştirmeler yapılması gerekiyor) olarak belirlendi 2 - 3 aydır.
Uzun lâfın kısası, şurada 9 aydır bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Bundan sonra hem daha güncel makaleler sunmak hem de gelen maillerdeki taleplere kayıtsız kalmamak için sitede yenilemeye gidiyorum. İlk olarak Wordpress sürümünü güncelledim ( wordpress-tr.com sağolsun ), mevcut 1.1 temam yeni sürümle uyum sorunu yaşadığından yakında temayı da yenileyeceğim site göze daha fazla hitap etsin diye.. 3-5 gün klasik temayla devam edeyim :-p
Kategori: Karışık-Diğer | Yorum yok »
Cuma, Mayıs 2nd, 2008
Geçenlerde ADD Bahçeşehir Şubesi‘nden ( www.addbahcesehir.org ) aldığım güzel bir e-postayı burada yayınlıyorum şimdi..
Başlıkta Ahmet Necdet Sezer neden sevilmedi yazıyordu ve mesaj içeriğinde eski Cumhurbaşkanımızın görevi süresince aldığı tutumlar ve görevi bittiğinde ortaya konulanlar yer alıyordu.
Bunlarla birlikte çeşitli kaynaklardan derlediğim bilgileri sizlerle paylaşıyorum..
Ahmet Necdet Sezer görev süresi içinde kimi zaman hukuka saygınlığı yüzünden eleştirilmiştir. Bazı konularda yerinde kararlar verip tavrını ortaya koymuş ve kararından dönmemiştir (Çıkarılan af yasası konusunda aşırılar tarafından bir takım söylentiler mevcuttur. Örnek olarak sağlık durumu sebebiyle af yasasından yararlanan bir terör örgütü mensubu daha sonra aynı işten hüküm yemiştir ve o dönemde Cumhurbaşkanı belli kesimlerin iftiraları ve karalamalarına maruz kalmıştır.. Konunun detaylarını bilmediğimden daha fazla açmak istemiyorum.. Bunlarla ilgili geniş bilgiyi aşağıda göstereceğim kaynak bağlantılardan öğrenebilirsiniz.) ve bu nedenle benim de çok saygı duyduğum bir insandır.. Döneminin başbakanı Bülent Ecevit’le yaşanan bir polemik ve anayasa kitapçığının havada uçuşması yüzünden ülke son zamanlarının en büyük krizini yaşamış ve hiç kimse bunu taktir etmemiştir. Ne gerek vardı böyle bir şeye?? Bu yazımın konusu, Sezer’in Cumhurbaşkanlığı döneminde gösterdiği tutumlu davranışları ve görev süresi sonunda kendisine tahsis ve hediye edilen binlerce hediyeyi - avantajı reddedip sivil hayatına dönmesi..
Ahmet Necdet Sezer kendisine hediye edilen eşyaları iade etmiş, kırmızı ışıkta durmuş, hastanede sıra beklemiş, normal vatandaş gibi markette halk içinde alışveriş yapmış( lâkin bu kareler çok sık görülmemiştir.. ), gösteriş meraklısı olmamış, gazetecilere pek fazla röportaj vermemiş, alçak gönüllülüğü elden bırakmamış, en önemlisi de inançları siyasete alet etmemiş hukukçu bir cumhurbaşkanıydı.. Aslen fazla dışarda görülmezdi.. Medyada fazla yer bulmadığından kimi zaman halktan kopukluğunu düşündüğüm olmamış değildi; ama aslını bilemeyiz tabi.. Her neyse.. Sezer, görevi süresince sağdan soldan kıstığı trilyonları da görev sonunda maliyeye devretmiştir. ( Bkz. Hakkında bir yorum ) Gelen gideni aratır derler.. Okulda da bu sözü ne kadar çok kullanmıştık (=
Takdire şayan tüm hareket ve davranışları için eski cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum.. Aşağıda verdiğim bağlantıları incelemenizi tavsiye ederim.. Hem genel kültürünüz gelişir hem de Sezer hakkında yapılan ilginç ve zıt yorumları görüp Türkiye’de bu kadar karşıt görüşlüler var mıydı yav dersiniz..
Yazının devamını okuyun »
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Perşembe, Mayıs 1st, 2008
Kaç gece yalnız geçti şu hayatında… Hep bir arkadaş aradın kendine geceleri değil mi? Herkes yatmış uyumuş.. Kimse yok etrafta televizyona baksan bomboş programlarla dolu…(Digiturk’ü olanı bilemeyiz tabi(hocam burası reklama girmiyor di mi))
Bakarsın gökyüzüne karanlık, etrafta bir sessizlik ve o zaman anlarsın aslında yalnız olduğunu. Geçen günde gerçekleştiremediklerin de canını sıkar öte yandan.. Uyuyamazsın, sonra aklına bayadır kullanmadığın radyon gelir.. Ya bu aleti bayadır kullanmıyorum dersin. Bulmuşsundur artık gece dostunu.Radyoyu ilk hevesle açarsın,çalışmaz. AA dur şunun piline bakıyım dersin, birden için burkulur. Pil akmıştır.. Sen onu pilden aktı zannedersin; fakat o aslında radyonun gözyaşlarıdır. Anlamassın.. Daha sonra televizyondan dost olmayacağını anladığın için TV‘den adeta bir intikam alarak gider kumandanın pillerini çıkarırsın, takarsın radyona. Artık dostun seninle bir gece geçirmeye hazırdır. Küçük cep radyonu fm’e getirirsin ve başlarsın duymaya melodileri. Radyo adeta sana yoldaşlık eder, sen anlamassın. Radyo gece ortağın olmaya başlamışken sen de dünyevi işlerle uğraşırsın. Yaptığın işlerden sıkılmassın artık. Üzülürsün radyosuz geçirdiğin günlere; ama onu bir daha bırakmayacağına dair de söz verirsin. Bu radyoyla kurduğun dostluğu insanlarla kurmaya çalışırsın, kuramazsın. Radyonu artık bırakmazsın ve onunla geçirirsin gecelerini. Sevdiğin programcılar olur falan filan ama bir dostun olmuş olur artık geceleri hem de kalem pilli…
Sezen Aksu bile şarkılarında radyonu aç diyorsa, inanın ki bu radyoda bir şey var hâlâ bizim keşfedemediğimiz ve Sezen Aksu’nun bize anlatmak istediği şarksında…
Haydi hep birlikte radyoyu keşfetmeye…
Kategori: Ekrandaki sen.. | Yorum yok »