Arşiv Şubat 6th, 2008

Çakralar ve Özellikleri

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Çakra Sanskrit dilinde “tekerlek” “ateş çemberi” anlamındadır.Bedenimiz fizik ve enerji beden olmak üzere iki bölümden oluşur ve uyum içinde olmaları gereklidir. Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı “Aura” dır.Fizik beden ve enerji beden alışveriş halindedir. Çakralar yaşam enerjisini alır, dönüştürür ve dağıtır. Çevreye enerji verir. Yaşam enerjisi bedenimizden, çakralar, meridyenler kanalı ile akar. Bilinen yedi adet ana çakra vardır.

KÖK ÇAKRA (1. Çakra)

Bulunduğu Yer : Kuyruk sokumu, makatla cinsel organ arasında yer alır.
Renk : Kırmızı
Elementi : Toprak
Salgı Bezi : Böbrek üstü bezleri, adrenalin.
İlgili Bölge : Kemikler, makat, ince ve kalın bağırsaklar, kan hücre yapımı, sinir sistemi, dişler.
Etkileri : Dünya ile bağlantı kurduğumuz yerdir. Güven ve güvensizlik etkisi yaratır. Dünyanın güvenilir bir yer, evren tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor hisleri bu çakrayı olumlu yönde etkiler. Aile ve toplumsal kimlik olumlu tavırla ile gelişir. Hayattan payınıza düşen bolluğu elde etme, maddi güven hisleri ile temel güven duygusu oluşur. Kişi kendini olduğu gibi kabul eder ve sever.
Yaşama güven duymama, huzursuzluk, endişe hisleri fiziksel güçsüzlük yaratır. Gelişen güvensizlik duygusu yaşam gücünün zayıflamasına, dünyadaki her şeyin zor gelmeye başlamasına sebep olur. Bu çakranın düzensizliği bağışıklık sistemini zayıflatır. Direnç azlığı neşe, mutluluk, sevinç, sevgi, yaşama güven hisleri ile yeniden kazanılır.

SAKSAL ÇAKRA (2. Çakra)

Bulunduğu Yer : Göbeğin 3 – 5 cm. altı.
Renk : Turuncu
Elementi : Su
Salgı Bezi : Süt bezleri, prostat bezi, ter bezi.
İlgili Bölge : Böbrekler, mesane, kan, lenf, üreme, leğen kemiği,

rahim, yumurtalıklar, bağırsaklar, cinsel organlar.
Etkileri : Yaratıcılığın, yeteneğin merkezi bu çakradır. Olumlu yaklaşımlar kendi kaynakların yaratabilecek yetenekleri geliştirir. Sağlıklı ilişkiler, istekli ruh hali ile hayatı renkli ve canlı yaşamaya sebep olur. Fiziksel anlamda cinselliğin merkezidir. Gelişen sevgi ve şefkat hisleri, bütünlük hissi ve sosyal hayatta girişkenliği, coşkuyu yaratır.
Cinsellik konusunda yanlış algılamalar, baskı niteliği taşıyan engellemeler veya sadece soyunu sürdürme kavramı duygusal paylaşımı yok eder. Cinsel isteksizlik veya aşırı uçlardaki cinsel takıntılar aşılması gereken bir sorun haline gelir. Başarısızlık, ihtiras, suçluluk, saldırganlık, kendinin sevmeme duyguları yaratır. Kendini sınırlayan, akışa bırakamayan, soğuk bir yapı gelişir. Bu çakranın düzensizliği hormon dengesizliği, özgüven eksikliği yaşatır.

SOLAR PLEKSÜS ”GÜÇ ÇAKRASI" (3. Çakra)

Bulunduğu Yer : Göbek deliğinin 2- 3 parmak yukarısıdır.
Renk : Sarı
Elementi : Ateş
Salgı Bezi : İnsülün hormonu, adrenalin, pankreas
İlgili Bölge : Sinderim sistemi, karın, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi,
nefes (diyafram), böbrek üstü bezleri, sırtın alt kısmı,

sinir sistemi.
Etkileri : Tüm enerjimizin, irademizin, kişisel kimliğimizin, gücümüzün çakrasıdır. Pozitif - negatif enerji kutuplarını burada dengeleriz. Kendine yeten güçlü, bağımsız bir kimlik doyurucu bir imaj bu çakrayı olumlu etkiler.
Yaşamımız için çok önemli olan BEN –BİZ dengesi burada kurulur. Kararlılık ve denge hedefe kolayca götürür. Varlığımızı sevgiye ve kendi gücümüzün farkına vararak devam ettirmek çok önemlidir. Ben’imizin oluştuğu yerdir. Olumsuzluklara karşı korunmak, açık yollar yaratmak pozitif enerjiyi yükseltir. Bolluk kendiliğinden gelir.
Huzursuzluk, dağınıklık, isteksizlik, boyun eğen davranışlar bu çakrayı olumsuz etkiler. Hoşgörü, tolerans ortadan kalkar. Sinirli dayanıksız bir yapı, sevgi, onay veya kabul görme uğruna maske kişilik yani negatif egoyu geliştirir. Ben’imizi kaybeder, negatif egoyu “ben” sanmaya başlayan bir kimlik gelişir. Kişi özsaygısını kaybeder. Negatif ego sadece haklı çıkmak uğruna savunma mekanizmaları geliştirir. İşine geldiği gibi yorumlar yapmaya başlar. İçsel huzura duyulan ihtiyaç artar.

KALP ÇAKRASI (4. Çakra)

Bulunduğu Yer : Göğüsün ortasındadır.
Renk : Yeşil
Elementi : Hava
Salgı Bezi : Timus bezi, lenf bezi, bağışıklık sistemi
İlgili Bölge : Kalp, göğüs ve göğüs boşluğu, akciğerlerin altı
Etkileri : Koşulsuz sevginin merkezi bu çakramızdır. Çakra sisteminin merkezidir. Kendini ve diğer insanları sevme, sevgiyi alabilme – verebilme olumlu etkilerdir. Samimi bir şekilde beslenen koşulsuz sevginin gücü korkulardan, endişelerden, huzursuzluktan uzak tutar. Olaylara kalpten bakabilme ve bağışlama duygusu kişiye güç kazandırır. Sevginin gücü ve yüceliği ile kazanılan güç bilgelik kazandırır. Cömert, sevgi, şefkat, yardım etme duyguları varsa her şey yolunda demektir.
Uyumsuzluğu kişiyi başkalarının sevgisine bağımlı kılar. Sevilmeme, incitilme korkusu ile bu çakra tıkanır. Korku ve endişeler ile kasılmalar, kararsızlık onaylanma hissi karamsarlık, nefes ve kalp merkezini kötü yönde etkiler.
“Eğer” ya da “rağmen” diye gelişen sevgi besleme türü kalp çakrasına hiçbir katkı sağlamaz.
Evrensel bir sevgi anlayışı bu çakranın en önemli besinidir.

BOĞAZ ÇAKRASI (5. Çakra)

Bulunduğu Yer : Boynun alt kısmındadır.
Renk : Mavi
Elementi : Mental
Salgı Bezi : Tiroid ve paratiroid bezi
İlgili Bölge : Kulak, burun, boğaz, nefes borusu, yemek borusu,

çene,boyun, kas, bronşlar, ciğerlerin üst kesimi, kollar
Etkileri : İfade ve iletişim merkezimizdir. Yaratıcılığın ses bulduğu yerdir. “Ne söylüyorsanız “O”sunuzdur” yani söylenen sözler bedende titreşimler yayar ve bu titreşimler kişiyi o söylediği hale getirir. Duyguları özgürce ifade gücü, dürüst olmak çok önemlidir. Dürüst olmak sadece yalan söylememek olarak algılanmamalı. Kişinin kendine ve başkalarına karşı dürüst olması, doğru ve açık ifadeler ile “hayır” deme cesareti artar.
Gerçek duygu ve düşüncelerimizi açıklamaktan kaçınmak bu çakrayı olumsuz yönde etkiler. Yüzeysel konuşmalar, sıkılgan hatta bazen fazla ve gereksiz konuşmalar doyurucu olmayan sonuçları beraberinde getirir. Başkalarının olumsuz duygu ve düşüncelerinden etkilenmeyen, aldığı kararlardan kuşku duymayan bir yapı sezgi gücünü artırır. Kişi iç görünün en derin düzeyini yaşar. Bu bilincin yolları evrenin bolluğunu sunar.

ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI (6. Çakra)

Bulunduğu Yer : İki kaşın ortasındadır.
Renk : Lacivert (indigo)
Element : Astral
Salgı Bezi : Hipofiz bezi, endokrin bezleri
İlgili Bölge : Merkezi sinir sistemi, beyin, gözler, kulaklar, burun, sinüs, yüz,

beyincik, Uyku ve sinir hastalıkları
Etkileri : Zihin gücü, sezgi gücü, hafıza, telepati, duru görü ve irade merkezimizdir. Zihinsel ve sezgisel etkinliklerimizin dengede olması yaşamımıza sakinlik ve başarı kazandırır. Beynin sol (bilinçli ego), sağ (bilinçaltı – ruh) yanının uyumu sezgisel gücü ve farkındalığı artırır. Düşüncelerin denetlenmesi, geliştirilmesi, artan konsantrasyon, akıl, hafıza, irade ve yüksek farkındalık kişiye güç kazandırır. Doğru ve yanlış olguları burada çözülür.
Uyumsuzluğu depresyonla sonuçlanır. Yanlış eylemlerin sonucunda gerçekle bağını yitirmiş bir yapı oluşur. Sadece maddeye dayalı bir yaşam biçimi, yanlışlara mantıklı açıklamalar getirme çabası yaşamı zorlaştırır.
Uyumlu çalışmasında yükselen sezgiler ile fiziksel gerçekliğin ardındaki yaradılış algılanır.

TAÇ ÇAKRA (7. Çakra)

Bulunduğu Yer : Başın tepesidir.
Renk : Mor – beyaz
Salgı Bezi : Epifiz bezi
İlgili Bölge : Beyin ve sinir sistemi
Etkileri : Evrensel enerjiyi aldığımız yer ve ruhumuzun merkezi bu çakradır. Kişi gerçek potansiyelinin farkına varması ve enerji alanın evrenle bir olduğu yerdir. Bu çakrada hissedilen bilgi aydınlanmayı sağlar, bilinç açılır evrenle bir olunur.
Taç çakra paylaşılan ortak bilincin farkına varıldığı yerdir. Tanrısal enerjiye açık, şükran hisleri, spiritüel, neşeli, huzurlu bir yapı bu çakrayı olumlu etkiler.
Düşünce kalıplarına sıkışıp kalmak ve bunu kalben de onaylamak bu çakranın bloke olmasına sebep olur. Her şeyin anlamsız oluğu, belirsizlik, amaçsızlık gibi rahatsız edici duygular oluşur. Umutsuzluk, her şey bitti yaklaşımları, zayıf, kararsız bir yapı oluşmasına neden olur. Kişi kendini bolluktan ve bütünden ayrı hisseder.
Her birimiz evrende tek’iz ve önemliyiz.
Diğer canlılar da tek ve önemli.
Kendimizin ve başkalarının değerini algılamak bu çakranın dengede kalmasına olumlu etki eder.

ÇAKRA DENGELEMESİ

Her gün uygulanması çakraların uyumlu kalmasında etkili bir yöntemdir.

1 – 6 = maddiyat ve maneviyat dengesi
2 – 5 = ifadelerimiz ve sunum dengesi
3 – 4 = BEN – BİZ dengesi
El temasını kesmeden her pozisyonda 5 dakika kalmalıdır.

 

Mehtap Tolu

Aura

Çarşamba, Şubat 6th, 2008
Aura, eski Yunanca da meltem esinti anlamına gelir.
Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı Aura’dır.
Aura, atmosferdeki beyaz ışığı çekerek renklere ayırdıktan sonra bedenin güç merkezlerine yani çakralara iletir. Çakralar ve aura alışveriş halindedir. Bu alışveriş esnasında o an kişinin fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal durumuna göre auranın rengi veya netliği değişebilir.
Aurayı herkes çıplak gözle göremez, ancak duru görü yeteneği olan veya alıştırma yapan kişiler tarafından görülebilir. Bu alıştırmalar zaman, sabır ve ruhsal gelişim gerektirir.

Aurada Görülen Renkler:
Kırmızı : Güç, canlılık
Turuncu : Cesaret, yaratıcılık
Sarı : Güven, mantık, liderlik
Yeşil : Sempati,denge, uyum
Mavi : İletişim, duyarlılık
Çivit Mavisi : Sezgi, zihin
Menekşe : Saygınlık, maneviyat
Pembe : Şefkat, yardım
Açık Pembe : Evrensel sevgi
Kahverengi : Maddiyat, beden
Gri : Durgunluk, korku, karamsarlık
Siyah : Gizem, karanlık
Beyaz : Kişisel bütünlük, mükemmellik.

Aurayı güçlendirmek, korumak aurayı görmekten daha önemlidir. Korunmuş, güçlenmiş bir aura ile fizik beden daha güçlü bir enerjiye sahip olur. Beden dışsal nedenlerden daha az etkilenir. Çeşitli fiziksel egzersizler, meditasyon, Reiki uygulamaları gibi çalışmalar ile aura güçlendirilebilir.
Aura yani enerji beden 4 katmandan oluşur.
Eterik Beden – Duygusal Beden – Zihinsel Beden – Ruhsal Beden.

ETERİK BEDEN

Fizik bedenin koruyucu katmanıdır. Kök çakra ve Solar Pleksüs çakrası vasıtası ile enerjiyi alır, bedenin tüm hücrelerinde yaşam dengesini kurar. Yeterli enerji mevcutsa fizik bedeni koruyucu bir tabaka gibi kuşatır. Aynı zamanda çevreye enerji yayar. Sağlıksız beslenme, olumsuz duygular bu doğal kalkana zarar verir, zayıflatır. Yoğunluğu, kuvveti azalan eterik bedende çatlaklar oluşur. Hem yaşam enerjisi buralardan sızar, hem de beden hastalıklara karşı açık hale gelir. Bu nedenle eterik bedene sağlık aurası da denir. Ayrıca eterik beden diğer enerji bedenler olan duygusal - zihinsel – ruhsal bedenler ile fiziksel beden arasında aracılık eder, bilgileri iletir.

DUYGUSAL (MENTAL) BEDEN

Duygusal beden sürekli hareket halindedir. Anlık duyguları yansıtır. Bilinçli ya da bilinçsiz korkuları, öfkeler, endişeler bu bedende birikir toplanır. Bir anlamda bilinçaltı görevi görür. Bu nedenle duygusal bedenden yayılan titreşimler bilinçsiz mesajlardır.
Bu mesajlar olaylarla veya kişilerle karşılıklı çekim yaratır. Kişi yüzleşmek istemediği olaylarla ya da görüşmek istemediği kişilerle karşılaşarak yeniden yeniden aynı deneyimi defalarca yaşayabilir. Bilinçsiz öfke, nefret duyguları, sevgi ve başarı için gösterilen çabaları sonuçsuz bırakır. Öfkeyi, kararsızlığı içinde taşıyan kişi, olumsuzlukları kendine çeker. Karşılaşılan olumsuz olaylarda kişi kendi içine dürüstçe dönmeli, olumsuzluğun kaynağına ulaşarak iyileştirmelidir. Kendimizi kurban gibi görüp başkalarını suçlamak yerine olumsuzluk yaratan tecrübeleri iyi anlamak gereklidir.
Çözülen, iyileşen sorunlar enerji frekansının yükseltir. İyileşme gerçekleştiğinde, kişi ruhsal bedeni aracılığı ile aldığı enerjiler, duygusal beden ile birleşir ve tüm varlığa yayılmasını sağlar.
Duygusal sağlığı yerinde olan kişinin aurası parlak ve canlıdır.

ZİHİNSEL BEDEN

Düşüncelerin, sezgisel algıların alanıdır. Zihinsel beden anlık sezgiyi, anlık iç görüyü, duyguları sözlü düşüncelere çevirir. Bir kişinin düşünceleri ne kadar berrak ve canlıysa farkındalığı o kadar yüksektir. Mutlaka temiz tutulması gereken bir alandır. Zihinsel kirlilik duyguları ve duygusal bedeni derinden etkiler ve kişinin evrenle arasındaki bağ zayıflar. Temizlenmemiş duygular zihinsel bedende yargıları oluşturur. Zihinsel, duygusal, fiziksel etkinlikler olumsuzlaşır. Gelişmiş, arınmış bir zihinsel beden ruhsal bedenin aynası olur.

RUHSAL BEDEN

En yüksek enerji frekansına sahip alandır. Bu enerjiyi algılamak ve kullanmak için temizlenmiş uyumlu çakralara bağlıdır. Tanrısal yanımız ile bağlantı ruhsal beden aracılığı ile yapılır. Tamamen uyanmış bir kişinin ruhsal bedeninin yayılım alanı kilometrelerce öteye gidebilir.

Mehtap Tolu

Bedenimiz ve Enerji

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Bedenimiz, fizik ve enerji beden olmak üzere iki bölümden oluşur ve uyum içinde olmaları gereklidir. Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı “Aura” dır.
Fizik beden ve enerji beden alışveriş halindedir.
Çakralar yaşam enerjisini alır, dönüştürür ve dağıtır. Çevreye enerji verir. Çakra Sanskrit dilinde “tekerlek” “ateş çemberi” anlamındadır.
Yaşam enerjisi bedenimizden, çakralar ve meridyenler kanallları ile akar. Meridyenler “Kİ” enerjisinin yani yaşam enerjisinin bedendeki geçiş yollarıdır.
6 tane ana meridyen vardır. Bedenin sağ ve solunda simetrik olduğundan 12 tanedir.
6 tane de ikincil meridyen vardır, bunlar da bedenin sağ ve solunda simetriktir ve 12 tanedir.
Toplam 24 tane olup birbirine bağlı sistem ile çalışırlar. Birinin bitişi diğerinin başlangıcı olur. İsimlerini de geçtikleri organlardan alırlar. Mide, karaciğer, akciğer, dalak… gibi.
Zihnin ürettiği olumsuz duygular yaşam enerjisinin kesintiye uğramasına sebep olur. Meridyen kanallarımızda blokajlar oluşur. Reiki enerjisi basınçlı su etkisiyle bu tıkanıklığı açar ve yaşam enerjisinin bedende rahatça akmasın sağlar.
Ayrıca idare ve oluşum meridyenimiz vardır.

 

 

Geleneksel Çin tıbbına göre YİN – YANG teorisi vardır.
YANG- erkek kutuplu bir enerjidir. Kuyruk sokumunda başlar, sırtta yükselir, kafatasımıza gelir, alından yüze inerek üst dudağımızda son bulur.
İdare meridyenimizdir.
Bedenin üst tarafı Yang enerjidir. Evrenden gelen enerjiyi iletir.
Gündüz, güneş, sıcak, erkek ve canlılıktır.
· Tıkanıklığında sinir sistemi hastalıkları, dengesizlik, bel kemiği sorunları oluşur.
· Aşırı Yang enerji kızgın ve geçimsizdir.

YİN- dişi enerjidir. Kök çakramızdan başlar, bedenin önünde yükselir, alt dudağımızda sonlanır.
Oluşum meridyenimizdir.
Bedenimizin alt tarafı Yin’dir. Dünyadan gelen enerjiyi iletir.
Gece, ay, soğuk, dişi, içe giden enerjidir.
· Tıkanıklığında, konuşma sorunları, bunalımlı, içe dönük bir yapı oluşmasına sebep olur.
YANG ve YİN enerji kanallarımız yani evrenden gelen ve dünyadan gelen enerjilerin eşit olarak dağılımı önemlidir.
Çakraların işlevi bedenin enerji alma – verme işlevini yerine getirmektir. Gözle görülmezler. Bedende 7 ana çakra vardır.
Her çakranın bir çalışma düzeni ve ilişkili olduğu bölge vardır. Birbirine bağlı olarak çalışırlar. Bu 7 ana enerji merkezi yaşam enerjisinin bedende girdap gibi dönerek akışı sağlar. Yavaş dönmesi bedenin o bölgesinin bozulmasına, hızlı dönmesi sinirliliğe yorgunluğa yol açar. Dengeli olmaları gerekir.
Yaşanan duygusal travmalar, stres nedeni ile biriken negatif enerji tıkanmalara, yaşam enerjisinin kesintiye uğramasına sebep olur. Tıkanan çakra bloke olduğunda rahatsızlıklar, hastalıklar ortaya çıkabilir. Düzenli bir enerji alışverişi fiziksel olduğu kadar duygusal – zihinsel - ruhsal sağlık demektir.

Mehtap Tolu

Reiki Enerjisi’nin Kullanımı

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Reikinin sıcacık güven veren enerjisini aldıktan sonra yaşamınızın her alanında kendinize ve başkalarına kullanabilirsiniz.
Güncel hayatta irili ufaklı kazalarla karşılaşmak mümkündür. Kazaya uğramış bir kişinin tıbbi yardımı gerçekleşinceye kadar Reiki enerjisinin yardımı ile kazazedenin şoku atlatması sağlanır. Ancak dikkat edilmesi gereken, kırık kemiklere, derin kesiklere, açık yaranın üzerine direkt olarak uygulanmaz. Tıbbi müdahalenin ardından yapılan Reiki uygulaması iyileşme sürecini hızlandırır.
Reiki enerjisinden belki de en fazla yararlanacak olan kişiler hamile kadınlardır. Şefkatli Reiki enerjisi ile beslenen anne adayı ve bebek sağlıklı huzurlu bir gebelik süresi yaşarlar. Bebeğin anne karnında geçen süresinin sakin ve huzurlu olmasının önemi büyüktür.

Hayvanlara uygulanan Reiki enerjisinin mükemmel ve şaşırtıcı sonuçları vardır.
Hayvanların başından kuyruğuna doğru uygulanır. Aslında uygulamaya başladığınız anda hayvan ellerinizin kalmasını istediği bölgede sakin ve sessizce kalarak arzusunu dile getirir. Eğer kalkıp giderse uygulama kesilir
 
 

Bitkilere havadan veya saksılarından uygulama yapılır.

Yiyeceklere, içeceklere uyguladığınız Reiki ile faydalarını güçlendirebilirsiniz.
İlaçların etkilerini kuvvetlendirmekte Reiki enerjisinden faydalanabilirsiniz.

Doğal taşlarınıza Reiki enerjisi vermek suretiyle taşların pozitif enerji ile dolmasını sağlarsınız.
Evinizi, iş yerinizi Reiki enerjisi ile negatif etkilerden arındırabilirsiniz. 2, aşamada öğrenilen sembol çalışmaları ile yapılan uygulamalar etkiyi artırır ve koruma sağlar.
Toplantılar öncesi ve sonrasında yapılan mekan temizliğinin sonuçları mükemmeldir.

Yaşamınızın tüm alanlarında kullanabileceğiniz Reiki enerjisinin dikkatli kullanılması gereken durumlar vardır. Kırılmış kemikler, derin kesikler gibi vakalarda tıbbi müdahale yapıldıktan sonra iyileşmeyi hızlandırmak için Reiki enerjisini kullanmalısınız.
Kalp hastalarında ve kalp pili olan kişilerde eller kalp üzerine koyularak uygulama yapılmaz.
Şeker hastalarında ve tansiyon hastalarında 2. aşama Reiki eğitimi aldıktan sonra, ellerle bedene temas etmeden Reiki uygulaması yapmak gereklidir.

REKİ ve REALİTE

Reiki yaşamınızda aradığınız çözümlere pozitif bakış açışı kazandırıp değişim sürecini ateşler.
Amacın iyileştirme olduğu unutulmalıdır.
İyileştirmek istediğiniz olay, kendi beklentilerinizin gerçekleşmesi anlamına gelmez.
Örnek vermek gerekirse bir insanla yaşadığınız ilişkiyi veya ilişkilerinizi iyileştirirken, hiçbir insanı ya da olayı zorlama anlamında değildir.
Her kişi için veya her olay için en doğru en iyi olanın gerçek olması dileği anlamındadır.
Doğru biçimde gerçekleşen olaylar her zaman istekleriniz doğrultusunda olmayabilir.
Reiki ile iyileştirdiğiniz durumlar realitenin ortaya çıkmasına yardım eder.

REİKİ UYGULAMALARI

Reiki sessiz, huzurlu, havalandırılmış bir ortamda uygulanmalıdır. Katı bir disiplin getirmemekle birlikte ideal olanı budur. Tercihe göre tütsü ve hafif müzik tavsiye edilir. Ayakkabı, mücevher, saat gibi aksesuarlar çıkarılmalı. Telefon, televizyon kapalı olmalıdır.
Alıcı ve uygulayıcının giysilerinin rahat olmasında fayda vardır.
Uygulama esnasında alıcıdan kolları ve bacaklarını çapraz yapmaması istenir.
Uygulayıcı şifa öncesinde ve sonrasında ellerini yıkamalıdır.
Uygulamaya başlamadan önce alıcının aurası taranır. Tarama ellerinizi alıcının başı üzerinden, ayaklarına kadar çok yavaş hareketle inmek şeklindedir.
Alıcıya uygulama esnasında hafif veya belirgin algılayışlar, duygusal tepkiler yaşanabileceği hatırlatılır. Düşük frekanstaki enerjiler dağılırken geçici olarak gülme, ağlama, öksürme, veya hıçkırık şeklinde görülebilir. Terapi esnasında ellerinizin pozisyonu, parmaklar bitişik ve avuç içleri aşağıya dönük olarak tutulmalıdır. Her iki elinizde de aynı olan enerji akışı avuç içi çakralarında ve parmak uçlarınızdan akacaktır. Ellerinizi rahat bir şekilde kasmadan ve bedene bastırmadan uygulama yapmalısınız.
Uygulama esnasında, uygulayıcı enerjinin değişen frekansına göre, karıncalanma, ısınma, soğukluk gibi hisler duyabilir.
Alıcı da aynı hisleri hissedebilir veya hissetmez.
Enerjiyi duyumsama kişisel olup gereksiz beklentilere girmek doğru olmaz. Reiki enerjisine niyetlendiğiniz anda akış başlar.
Tam bir terapi 45 dakika veya 1 saat sürebilir.
Her pozisyonda 3 veya 5 dakika kalmak gereklidir.
Algılamanız yüksekse akışın dalgalarını izleyerek bazı pozisyonlarda uzun veya kısa kalmak gerekebilir.
Enerjinin güçlü ve uzun süre akmaya devam eden bölge varsa burada gereğinden fazla kalmayıp diğer bölgeye geçmelidir. Çok enerji çeken bölgenin iyileşebilmesi için birkaç seans gerekebilir.
Reikiyi düzenli olarak kullanır ve ne kadar fazla uygulama yaparsanız, algılamanız ve sezgi gücünüz ve enerji frekansınız bir o kadar artar.
Reiki de amaç teşhis koymak değildir.
Burada Reiki enerjisine yani Evrensel Yaşam Gücü Enerjisine kanal oluyorsunuz.

TAVSİYELER

Yaşam sana bir armağan, bir hazinedir
Günün her anı paha biçilmez bir değerdir
Yargılanmak   istemiyorsan yargılama
R e i k i ‘ ye kendinden katma
Kendini değil sadece R e i k i ver
Kederi  üstlenmeden dindir
Pisliği, pisliğe belenmeden temizle
Olayları kendini zedelemeden düşün
Senden   yardım   isteyen her canlıya
Sahip olduğun ışık düşüncesini gönder
Onu tekin et, hoş sözlerle onu rahatlat
Yapmakta olduğun yardımı  Tanrı’dan dile
Yaptığın yardımın yerine ulaştığına emin olursun

Mehtap Tolu

 

Reiki Nedir? Ne değildir?

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Reiki kökleri çok eskilere dayanan kişisel gelişimi de içeren bir şifa tekniğidir. Evrensel Yaşam Gücü anlamında Japonca bir sözcüktür.
İki kelimeden oluşur. REİ ve Kİ…
REİKİ…
REİ: Kelime anlamı “ evrensel” demektir. Tanrısal bilgelik, yüksek benliğimizden gelen bilgi, ruhsal bilgelik.

Kİ: “Yaşam enerjisi” veya yaşam gücü anlamındadır. Çince “CHİ”, Japonca “Kİ” olarak geçer. “Kİ” enerjisi her canlıda olup evrenin en temel enerjisidir.
Reiki enerjisi içimizde doğuştan var olanı yeniden hatırlamadır. Bedenimizin ağrıyan bir yerine veya yaralandığımızda ellerimizi kullanmak, ellerimiz ile kendimize şifa vermek doğal bir iç güdüdür. Anneler bunu çocuklarına hep yapar. Annelerin çocuklarına dokunuşlarında daima içten gelen bir sevgi ve özen vardır. Reikiyi bioenerji ile karıştırmamak gerekir. Reiki enerjisi tümüyle pozitif bir enerji kullanım yöntemidir. En çok bilinen şifa formlarından biridir. Koşullar ne olursa olsun hiçbir canlıya zarar vermez. Reiki enerjisini hayatımızın her alanında kullanabiliriz. Reiki doğaüstü değil doğal bir enerjidir. Reiki enerji frekansı koşulsuz sevginin iyileştirici gücün ışığın titreşimlerini içeren bilinci olan bir şifa enerjisidir.
Reiki enerjisini kullanmak aktarmak isteyen herkese açıktır. Yaşarken öğreniyor ve deneyimlerimizi oluşturuyoruz. Bir yerden başlayarak ustalaşma çabası içindeyiz.
Reiki enerjisi içimizdeki gerçek “BEN”i keşfederek kişisel gelişim sürecinin ateşler.
Zihnin ürettiği düşünceler ile duygular oluşur. Beden bu duygulara göre pozitif veya negatif titreşir. Beden fiziksel sonuçları olumlu veya olumsuz olarak yaşar.
Reiki uygulamaları hastalıkların hem zihinsel hem fiziksel nedenlerinin şifalanmasına yardım eder. Farkındalık duygusu gelişir. Gelişen farkındalık ile aranan çözümlere pozitif bakış açısı kazandırır.
Reiki ile bir değişim süreci ateşlenir.
Reikiyi teknik olarak öğrenmek ve uygulamak bir Reiki öğretmeninden uyumlama almak ile mümkündür. Uyumlama, inisiyasyon (ilk temas, başlatma) olarak da adlandırılır. Uyumlama ile kişiden kişiye geçirilir, bedene direkt aktarım ile kişi Reiki ye kanal olur. Dileyen herkes bu uyumlamayı alarak Reiki ye kanal olabilir. Özel bir yetenek gerektirmez. Şifayı vermenin en güvenli yoludur.

Reiki Ne Değildir?
Dini bir öğreti değildir, hiçbir dine ait değildir, hiçbir dine hizmet etmez.
Tarikat değildir. Hiçbir inanca ters düşmez.
Tıbbın yerine geçmez. Reiki ye “Alternatif Tıp” demek doğru değildir. Reiki enerjisi tıbbın yanında yer alır ve iyileşme sürecinin hızlandırır.
Reiki ile amaç teşhis koymak değildir.

Reiki Eğitimleri:

1. Aşama Reiki Eğitimi:
Öğrenciye uyumlama yolu ile enerji aktarımı yapılır. Kişi yaşamı boyunca kullanabileceği Reiki enerjisine açılır.
Bu aşamada bedensel şifa esas alınır. Kişinin kendisine ve başkalarına Reikiyi uygulayabileceği ortamı ve el pozisyonları öğretilir. Aura, çakra bilgileri anlatılır. Çakra dengelemesi öğretilir. Günlük hayatta Reiki kullanımı anlatılır.
Reikinin 5 prensibi anlatılır.
Kişi Reikinin tarihçesi hakkında bilgilendirilir.

2. Aşama Reiki Eğitimi:
Bu aşama, birinci aşamadan en az 1 ay veya 3 ay veya kişi kendini hazır hissettiğinde verilmelidir.
2. aşamada zihinsel – duygusal şifa esastır. Bu aşamada uzağa çalışma öğretilir. Öğrenciye Reiki sembolleri bu aşamada verilir.
Sembollerin anlamları, kullanımında çizimleri ve önemi üzerinde durulur. Öğrencinin sembolleri ezberlemesi sağlanır.
Öğrenciye sembollerle kendisine ve başkalarına uygulayacağı çalışmalar öğretilir.
Bu aşamada 3 sembol vardır.
Güç Sembolü
Duygusal/Zihinsel Şifa Sembolü
Uzaklık Sembolü.

3. Aşama Reiki Eğitimi :
Reiki Master olmak ve sistemi öğretmeye başlamak için bir adımdır.
2. aşama eğitimden 1 yıl sonra önerilir.
Bu aşama 3-A ve 3-B olmak üzere bölüme ayrılır.
3-A aşamasında öğrenciye master uyumlaması yapılır. Master sembolüne inisiye edilir. Sembolün önemi ve sembolle uygulanacak çalışmalar anlatılır.
İlave meditasyonlar verilir.
3-B aşamasında öğretmenlik uyumlaması yapılır. İnisiyasyonların nasıl yapıldığı ve öğretmenlik sorumluluğu anlatılır. Reiki eğitimlerinin detayları tekrar hatırlatılır. Öğrenci ve öğretmen arasında yaşanan çok özel muhteşem anlardır.

Mehtap Tolu

Reiki’nin Tarihçesi

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Mikao UsuiReikiyi keşfeden Mikao Usui, Japonya da Gifu/Yamagata bölgesinde 15 Ağustos 1865 yılında doğmuştur. Usui, daha çocuk yıllarında iken Kyoto’da bulunan kutsal Kurama Dağı yakınlarındaki Tendai Budist Tapınağında “Kiko” çalışmaya başlamıştır.Bu yıllarda Usui, yaşam enerjisinin kullanılması ve geliştirilmesi üzerine odaklanmıştır.Oldukça disiplinli ve çalışkan bir insan olan Usui, gelişmekte olan sorularına cevap aramak, bilgi edinmek amacıyla Japonya’ yı , Çin’i, Avrupa’yı dolaşır. Tıp, din, psikoloji ve ruhsal gelişim konularında çalışmalar yaptı.Daha sonraları kendi işini kurdu ve başarı ile yürüttü.1914 yılında Budist rahip olmaya karar verdi. Kendini adadı. Zen Budizm’i eğitimi aldı. Çocukken eğitim gördüğü Kurama Dağına döndü. Dağda 21 gün boyunca oruç tutup meditasyon yaptı. 21’nci günün sonunda başına büyük ve güçlü bir ışık geldi. Bu Reiki Enerjisi idi. Artık kendi enerjisi tükenmeden başkalarına şifa verebileceğini biliyordu.Usui, bu enerjiyi kendisinin ve yakınlarının üzerinde uyguladı.1922’de Tokyo’da “Usui Reiki Ryoho Gakkai”i (Usui Reikisi İle Şifa Yeri) kurdu . Burada Reiki eğitimini geliştirdi, Reikiyi öğretmeye ve uygulamaya başladı.Usui Reikide ki en yüksek aşamaya “master” ünvanı yerine, “Shinpiden” “Sırların Öğretisi” demiştir. “Master” ünvanı Hawayo Takata tarafından yaratılmıştır.Usui’nin çalışmalarının devam ettiği yıllarda büyük Kanto depremi yaşandı. Yüzlerce kişi ölmüştü. Usui ve öğrencileri ulaşabildikleri kadar çok insana yardım ettiler. Usui Reikiyi öğretmek ve yaymak için Japonyayı dolaşmaya başladı. İki binden fazla öğrenciye Reiki öğretti ve 16 tane öğretmen yetiştirdi.Usui 9 Mart 1926’da vefat etti.


 


Usui’nin ölümünden sonra, ikinci kuşak üstatlardan, Chujiro Hayashi, Gakkai’den ayrılarak Reiki Kliniği kurdu. Klinikte verdiği tedavilerde ayrıntılı kayıtlar tuttu. Bu bilgileri çeşitli hastalıklara el pozisyonları geliştirmek için kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Reikiyi batıya taşıyan Hawayo Takata’dır. Reiki onun sayesinde dünyaya açılmıştır.Hawayo Takata 24 Aralık 1900’de Havai’de doğdu. Evlendi ve 2 çocuğu oldu. Kocası öldüğünde çocuklarına bakmak için şeker kamışı tarlasında çalışmaya başladı. Çok zorlu bir işti. Beş yıl sonra akciğerlerinde rahatsızlık oldu. Japonya’da yaşayan kız kardeşlerinden birisi vefat edince, ailesini ziyaret etmek ve sağlığına çare aramak için Japonya ya gitti. Önce normal bir hastaneye gitmesine rağmen daha sonra yolu Hayashi’nin kliniğine düştü. Günde 2 seans tedavi görerek dört ay içerisinde tamamen iyileşti. Havai ye döndüğünde sağlığını korumak için Reiki öğrenmeye karar verdi. Bir yol boyunca Hayashi’ nin kliniğinde çalışıp Reiki uygulamaları yaptı. 1937 yılında, Hayashi lie birlikte Havai ye geri döndü. Birlikte Havai yi dolaşarak konferanslar verdiler, Reikiyi öğrettiler ve uygulamalar yaptılar. Hawayo Takata 1938 yılında Hayashi’den üstatlık derecesini aldı. ABD’ de ve başka ülkelerde Reiki öğretti. Bayan Takata vefat ettiği 1980 yılına kadar 22 Reiki üstadı yetiştirdi. Bayan Takata yerini, eğittiği torunu Phyllis Furumoto’ya bıraktı. Bugün Reikinin bütün üstatları ve yazarları Reikinin gelişimini sürdürmüş ve şifa dağıtmaya devam etmektedirler.

 

 

Mehtap Tolu

 

Fiilimsi.net 6. ayında

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. 5 ay önceki yazılarımı sanki dün yazmışım gibi hatırlıyorum. Bu yazıyı yazarken, google amcamın fiilimsi.net’i pr2 yaptığını öğrendim. Bu da aramalarda daha üstte çıkmak demektir. Geride kalan 5 ay içinde 100 adet yazı yazıldı. Kimi yazıda eleştiri yaptık, kimilerinde tanıtım,inceleme,boşluk vb. Her neyse, kaldı ÖSS’ye 4 ay.. Bu sene sınava girecek arkadaşlar ( kazanamayanlar , öğrenciler ve double yapmak isteyenler ) çok çalışsınlar çünkü bu sene işi bitiremezlerse seneye kat kat zor dönemler geçirecekler.. Mevcut 2 ayımızda konu eksiklerimizi mutlaka gidermeliyiz. Aksi taktirde son 2 ayda soru çözmek yerine ders çalışırsak her gün yüzlerce kişi geriye düşeceğimizi unutmayalım… Dershanelerinizi de sömürün. Ne kadar dokuman varsa zorla alın. Hele benim gibi yarı dönemde dershane değiştiren varsa daha fazla çalışmalı hem yeniliğe uyum için hem alışkanlığı değiştirmek için…
Kalın sağlıcakla..


Ortam getiriliyor, bekleyiniz..

Site içi arama :