Fiilimsi.Net » 2008 » Åžubat

ArÅŸiv Åžubat, 2008

Bir ÅŸeyler deÄŸiÅŸiyor mu?

PerÅŸembe, Åžubat 28th, 2008

Askerlerimiz canları pahasına vatanı korumak için çarpışadururken, uyanık milletvekilleri de tüm medyanın gözü kulağı GüneydoÄŸu’dayken alabildiÄŸine vurgun yapmaya devam ediyorlar..
Ne iÅŸtir bu ? Milletvekilleri emekli maaÅŸlarını az buluyormuÅŸ, yetmiyormuÅŸ, ÅŸuymuÅŸ buymuÅŸ.. Onu yapamadılar, ÅŸimdi de sadece cephede çatışıp gazi olmuÅŸ  askerlerin faydalandığı hizmetlerden yararlanacaklar. Babamın bir yılda aldığı emekli maaşının toplamına 3000 YTL eklesek yine milletvekillerinin aldığına ulaÅŸmıyor. Hadi geçtim bunu, türban tasarısı neden günlerce sebepsiz bekletilip tam da milletin dikkatinin kara harekâtına çevrildiÄŸi zamanda onaylandı, bu meselenin üniversitelerde yasağının kaldırılması olayının gündeme geldiÄŸi ilk günlerde ( tahminim bu çoÄŸu kiÅŸinin dikkatini çekmemiÅŸtir ) bir televizyon kanalında tesettür giyim reklamları çıkmaya baÅŸladı, ayrıca aynı televizyon kanalının dizi benzeri programlarında direkt olarak türban konusunun iÅŸlenmesi, izleyenlerin bu konuya yönelmesi için duygusal sömürülerin kullanılması olayını neden kimse incelemiyor ? Neden malum kanalın yazılı yayın organı yakın tarihlerde türbanla ilgili tanıtım yazıları, kötüleyenleri kötüleyen yazıları ile sayfalarını süslüyor ? İyi güzel arkadaşım bunu serbest bırakıyorsunuz, tamam eÄŸitim özgürlüÄŸü var.. Herkes bundan yararlanmalı, iÅŸin bu yanından da bakılmalı; ancak bastıranlar bunun için yapmıyor iÅŸini. İnançları siyasi emelleri için tevhid ediyorlar..! Åžurada sesleniyorum ki her daim var olan ülke üzerindeki oyunlara sadece birliktelikle karşı çıkabiliriz. Åžimdiye kadar birlikteliÄŸi bozmaya çalışanlar, yegane güç olan halk inancı ve ordumuz tarafından dışarı atıldı. Tarih tekerrür edecektir. Åžu durumda konuyu destekleyenler ve desteklemeyenler aşırıya kaçmadan orta yolu bulmalı, mevcut problemleri birliktelik ile aÅŸmalıdır..

Eskilerin bir sözü vardır, okula, camiye ve kışlaya siyaset girdi mi o ülkenin vay haline… Bunu yapanlar bedelini ağır öder..

G3 piyade tüfeği

Cumartesi, Åžubat 23rd, 2008

10.000 gönüllü askerimiz, kahramanlarımız kara harekâtına baÅŸladı.. İlk günden 8 ÅŸehit verdik, Allah’ım onlara en güzel makamı vermiÅŸ, kalanlara da saygılarımı sunuyorum..
Bu yazıyı yazdığım sıralarda Kuzey Irak’taki mevcut askerî birliklerimiz kara harekâtını sürdürmektedir. Star Televizyonu Haberlerinde, rütbeli birliklerin sırt çantalarının tanıtımını izledim, askerimizin uzun zamandır standart olarak kullandığı, alman yapımı olan G-3 piyade tüfeÄŸini de ben tanıtayım dedim. Daha önceden aklımda bulunan bazı bilgileri de yenileriyle derleyerek kısa bir yazı hazırladım.. 

g3

G-3 piyade tüfeÄŸi uzun zamandır askerî birliklerimizde standart olarak kullanılmaktadır. 400 metre civarında bir atış mesafesi ve 3000 metreyi aÅŸkın menzili vardır ( lâkin nokta vuruÅŸçular için 50-60 metreden uzaktaki hedeflerde pek makul deÄŸildir, çünkü  mermilerin boyutu çok büyüktür ve namlusunda çok sayıda yiv ve set denen sarmal girinti ve çıkıntılar vardır. Bu da geri tepkimeyi artırır ve hava moleküllerinin büyük mermiye çarpmasıyla büyük oranda yavaÅŸlama meydana gelir. ) Normal ve yarı otomatik olarak çalışabilir. Otomatik çalıştığında etkisi uzun mesafelerde azalmaktadır..
Åžarjörlü ağırlığı 4.5 kg’ı bulurken tüfeÄŸin bir askerimiz için ağırlığı yaklaşık 5kg civarındadır, çünkü 5 ÅŸarjör ile taşırlar.  Mermilerin büyüklüÄŸünden söz ettim. Bu yakın mesafede silahı çok çok etkili bir ölüm makinesine çevirmektedir. Åžöyle diyebilirim ki 50 metreye kadar eÄŸer bu silahtan çıkan mermi size isabet ettiyse artık kelime-i ÅŸehadet getirebilirsiniz, çünkü kurtulma ihtimaliniz yok. Silah vurduÄŸunu yere seriyor.

İyi güzel de her zaman iÅŸe yarıyor mu ? Hayır! Silahın tutukluk yapma riski de çok fazla. Bunun önlenmesi için ona çocuÄŸunuz gibi bakmalısınız…  En küçük ihmalinizde bu sizin hayatınızın sonu bile olabilir yakın çatışmada…

 hk_g3

İncelenesi kaynaklar :
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ate%C5%9Fli_silahlar
http://www.otomatikportakal.com/baslik/g3+piyade+t%FCfe%F0i.htm

Dağarcığınıza her gün iki söz

Salı, Şubat 19th, 2008

Türk Dil Kurumunun internet kullanıcıları için baÅŸlattığı, baÅŸvuran herkese günde iki tane kelime anlamı gönderdiÄŸi mailler ( bir tanesi türkçe bir kelime - özdeyiÅŸ, diÄŸeri ise dilimizde kullanılan yabancı kökenli kelimeler ve bunların türkçe karşılıkları. ) bir süredir bana ulaşıyor ve çok da yarayışlı bir uygulama.

Bir kaç örnek ile olayı basitleÅŸtireyim;

sevgili sıfat 1. Sevgi ve baÄŸlılık duyulan: "Millet yoludur, hak yoludur tuttuÄŸumuz yol / Ey hak, yaÅŸa; ey sevgili millet, yaÅŸa var ol."- T. Fikret. 2. isim  Sevilen ve âşık olunan kimse, yavuklu, dost, yâr, canan.

Yabancı Kelimelere Karşılıklar

ürtiker : Fransızca ürtiker (urticaire) sözü bir tıp terimi olarak "Ciltte çeÅŸitli sebeplerle oluÅŸan kaşıntılı döküntü." anlamında kullanılmaktadır. Bu söz için dilimizde kurdeÅŸen karşılığı bulunmaktadır.  

el vermek 1. Yardım etmek. 2. eskimiÅŸ  Tarikatlarda mürÅŸit, bir müride, baÅŸkalarına yol gösterme izni vermek. 3. Halk hekimliÄŸi ile uÄŸraÅŸan kimse bilgilerini bir baÅŸkasına öÄŸretmek.  4. Kâğıt oyunlarında elde olan veya olmayan sebeplerle oyun üstünlüÄŸünü karşı tarafa kazandırmak.

Yabancı Kelimelere Karşılıklar

viyadük : Fransızca viyadük (viaduc), "Vadi veya ırmak üstünden demir yolu veya kara yolunun geçiÅŸini saÄŸlayan, ayaklar üzerine oturtulmuÅŸ yüksek ve uzun köprü." anlamına gelmektedir. Bu söz için köprü yol karşılığı önerilmiÅŸtir.  

 

Anlamını öÄŸrenmek istediÄŸiniz kelimeler için; adınız - soyadınız - telefon numaranız  ve ev , mail adresinizle birlikte  http://tdk.org.tr  adresindeki bilgi edinme formunda isteÄŸinizi belirtin veya "daÄŸarcığınıza her gün iki söz"den yararlanmak istiyorsanız yine gerekli bilgilerle birlikte bilgi@tdk.org.tr ‘ye konu baÅŸlığına "ben de istiyorum" yazmanız ve e-posta adresinizi belirtmeniz yeterlidir..

 

Türk Dil Kurumu
Atatürk Bulvarı, 217 Kavaklıdere/ANKARA
Tel: 0 312 428 61 00 (5 hat)
Belgegeçer (Faks) : 0 312 428 52 88
Genel Ağ (İnternet) http://tdk.org.tr
Hazırlayanlar: Uzm. Âdem Terzi - Uzm. Beyza Gültekin

İstanbul trafiği

Çarşamba, Şubat 13th, 2008

Okulların açılmasıyla birlikte içimizdeki kıpırtı tüm heyecanıyla bizde yer edinirken, okul yolu da bizi çileden çıkarırken hadi gel de derse konsantre ol…! Sabah 6.50de evden çıkıp 1-2 durak öncesine yürümezsem doluluk yüzünden binme ihtimalimin olmadığı otobüsle yolculuÄŸa baÅŸladım. İlk gün telaşı sadece beni deÄŸil, meÄŸer tüm istanbulu tedbirli davranmaya itmiÅŸ görünüyordu ki herkes aynı saatte doluÅŸmuÅŸ e-5′e..

YoÄŸunluk yüzünden otobüsle devam edemeyeceÄŸimi anlayınca Belediyenin yeni gözdesi metrobüse aktarma yapmaya karar verdim, yoksa ilk günden geç kalacağım güzide okuluma.. Neyse iyi güzel, 10 dakikada CevizlibaÄŸ’a gidip tramvay ile devam edersem ucu ucuna yetiÅŸirim hesabı yaparken ben hâlâ peronda kalabalığı aşıp araca binmeye çalışıyorum; ancak ne mümkün! Çareyi 3 durak geri gidip öyle binmekte buldum, 10 dakikada gideceÄŸim derken sırf 15 dakika metrobüse binememek de ayrı bir dert onu baÅŸka yazılarımda da belirtmiÅŸtim..

KoÅŸar adımlarla CevizlibaÄŸ peronundan çıkmaya çalışırken, aslında kalabalık yüzünden bir adım uzunluÄŸumun bir ayak boyunu geçmediÄŸini farkettim.. Bir penguen misali peltek peltek yürüyerek, köprüyü geçip tramvaya ulaÅŸmaya çalışıyordum. En az 5 dakikamı köprüyü geçmekle geçirdikten sonra sıra geldi parkurun son etabı olan tramvay hattına geçmeye; ama ne yazık ki bu da hiç mümkün deÄŸil. Perona girebilmem için öncelikle içerdekilerin boÅŸ trene binip yeni geleceklere yer açması lâzım çünkü o kadar kalabalık ki yeni gelenler turnikeleri geçemiyor..

Åžükürler olsun ki sonunda tramvaya bindim ve otobüsle devam etsem en fazla 20 dakika geç kalacağım okuluma 45dakika geç kaldım :) Can saÄŸlığı daha önemli :D Bu trafik bu yol çilesi bu ÅŸekilde devam ededurdukça biz de durmadan sayacağız sorumlulara…!!

Kauçuk kullanımı

Pazar, Åžubat 10th, 2008

Geçenlerde Beylerbeyi‘nde parkta dolaşırken kayrdırakların bittiÄŸi yerde zeminde bir farklılık sezdim. Hafiften bir yumuÅŸaklılık, sanki bastığımda içe göçüklük vardı. Kısaca bir araÅŸtırayım derken facebook’ta sürpriz bir ÅŸekilde bununla ilgili bir gruba davet edildim :) . Bilgilendirme bölümünde yazılanların bir kısmını ve bir iki kaynaktan derlediÄŸim bilgileri aktarıyorum ÅŸimdi…

Bu zeminlerde oluÅŸacak hafif çizikler, üzerinde yüründükçe kendiliÄŸinden yok olur ve düzelir; çünkü kauçuk zeminlerin yoÄŸun bir renk pigmentasyonu vardır.

Kauçuk zemin kaplama malzemeleri, estetik görünüÅŸ, parlatma bakımı gerektirmeme, aşınmaya karşı yüksek direnç ve kaymaya neden olmama gibi özelliklere sahiptir. Günümüzde kauçuk zeminler dünyanın her yerinde binlerce ticari kuruluÅŸta, eÄŸitim merkezinde,parklarda, devlet kuruluÅŸunda ve uluslararası kuruluÅŸta kullanılmaktadır.

Kauçuk karolar yoÄŸun kullanım alanlarında kaymayı engeller ve düÅŸme riskini yoÄŸun kullanım alanlarında azaltır, bu sayede kauçuk döÅŸendiÄŸi mekanda yürüme güvenliÄŸinizi saÄŸlar. ( Bu sayede parklarda oynayan çocukların büyük oranda yaralanma ve zarar görme riski azalıyor. )

Kauçuk zeminler adımlardan ve tekerlekli aletlerden çıkan gürültüyü en aza indirir.

KauçuÄŸun kullanımı doÄŸal kaynakların korunması adına olumludur. Kauçuk zemin kaplama ürünleri çevreye zarar vermeyen ürünlerdir, kauçuk ürünlerin yapımında kullanılan yüksek kalitedeki bileÅŸenler sayesinde artık maddeler minimuma iner. Herhangi bir sebepten dolayı uygulandığı yerden çıkartılan kauçuk kaplanmalar geri dönüÅŸümlü oldukları için doÄŸaya zarar vermeden kanunların gerektirdiÄŸi ÅŸekilde ortadan kaldırılabilir. Kauçuk zemin kaplamalarında kanserojen maddeler yoktur. Halojen, formaldehit, asbestos ve CFC gibi zararlı maddelerden tamamen farklıdır.

Reklam yapma gibi bir niyetim yoktur; ancak bu yazı benim merakımı giderdiÄŸi için burada yayınlıyorum..

Kaynak : http://www.eposfloor.com

Hibrit araçlar

Cuma, Åžubat 8th, 2008

hibritt

Araba üreticilerinin birbileri ile kıyasıya mücadele içinde olduÄŸu günümüzde kullanıcıya sunulan yüksek konfor ve güvenliÄŸin dışında bugünlerde araç seçimleri araçların yakıt harcamalarına göre yapılmaya baÅŸlandı.

Hibrit araçlar eski sisteme göre çevreye daha duyarlı vaziyette üretilmiÅŸ, daha az yakıt tüketimi ve fazla çeÅŸitte enerji kaynağı kullanılması yönünden çok pratik ve ekonomik araçlardır.

Hibrit motorlu araclar elektrik enerjisini araclarda bulunan akulere depoluyorlar. Benzinli araçlarda olduÄŸu gibi, motorun baÅŸlangıç hareketi elektrikle veriliyormuÅŸ, normal seyirde de fosil yakıt tüketimi oluyormuÅŸ. Böylece tek başına elektrik motoruyla elde edilemeyen güç düzeylerine ulaşılırken yakıttan da tasarruf saÄŸlanıyormuÅŸ.

hibritt2

Uzun vadede kaynakların dengeli kullanılması sayesinde, sürekli geliÅŸim saÄŸlanması mümkündür. Kısıtlı yeryüzü kaynaklarının verimli kullanılması gerektiÄŸinden ilerde bu tür araçların da üretiminin çok fazla yoÄŸunlaÅŸması beklenmektedir.

Bir cok otomotiv endustrisi analistinin raporlarina gore artan hibrit arac talebi karsisinda artacak aku uretimi fiyatlarini daha dusuk seviyelere cekecekmiÅŸ. Tabiki bunu zaman gosterecek

İlişkili Bağlantılar :
http://www.toyotatr.com/tr/towards.asp
http://www.dizeloto.com/ay.htm
http://www.turkishtime.org/mart/94_tr_1_2.htm
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=149832
http://www.milliyet.com.tr/2007/05/09/son/soneko09.asp

Kaynak : BilimTeknik Şubat sayısı , www.toyotatr.com , www.dizeloto.com , www.turkishtime.org

Gündemin arkasındakiler

PerÅŸembe, Åžubat 7th, 2008

Son senelerde gündemimizi her gün meÅŸgul eden, artık bir gün haberlerde izlemesek radyoda duymasak "Acaba n’oldu?" dediÄŸimiz malûm mesele Türban… Bırakın MehmetçiÄŸimiz GüneydoÄŸuda bizi canı pahasına savunsun, bırakın töre can alsın, bırakın altın diÅŸli kuzular doÄŸsun, Balıkesir’in Edremit ilçesinde altın madeni çıkma ihtimali göz ardı edilsin, Satürn’de su belirtileri gözlemlensin, bırakın İran var gücüyle teknolojisini geliÅŸtirsin - uzaya araç göndersin - Tıpta hastalıklara yeni çözümler üretsin, yav bırakın bu iÅŸleri… Ne gereÄŸi var ki Ermeniler, İngilizler topraklarımızı azar azar satın alsın, geleceklerine yatırım yapsın. "Jammer"li cemaatler anayasayı hiçe saysın. DiÄŸerlerine ne gerek var ki?? Bir tek türban bize yeter! KanalD’de oylama yapılacağı akÅŸam konuÅŸanlardan biri ÅŸöyle bir ifade kullanmıştı: "Tarih bizi çok fena yazacak". Bence de öyle biz sizi çok kötü yazacağız…

Çakralar ve Özellikleri

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Çakra Sanskrit dilinde “tekerlek” “ateÅŸ çemberi” anlamındadır.Bedenimiz fizik ve enerji beden olmak üzere iki bölümden oluÅŸur ve uyum içinde olmaları gereklidir. Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı “Aura” dır.Fizik beden ve enerji beden alışveriÅŸ halindedir. Çakralar yaÅŸam enerjisini alır, dönüÅŸtürür ve dağıtır. Çevreye enerji verir. YaÅŸam enerjisi bedenimizden, çakralar, meridyenler kanalı ile akar. Bilinen yedi adet ana çakra vardır.

KÖK ÇAKRA (1. Çakra)

Bulunduğu Yer : Kuyruk sokumu, makatla cinsel organ arasında yer alır.
Renk : Kırmızı
Elementi : Toprak
Salgı Bezi : Böbrek üstü bezleri, adrenalin.
İlgili Bölge : Kemikler, makat, ince ve kalın bağırsaklar, kan hücre yapımı, sinir sistemi, diÅŸler.
Etkileri : Dünya ile baÄŸlantı kurduÄŸumuz yerdir. Güven ve güvensizlik etkisi yaratır. Dünyanın güvenilir bir yer, evren tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor hisleri bu çakrayı olumlu yönde etkiler. Aile ve toplumsal kimlik olumlu tavırla ile geliÅŸir. Hayattan payınıza düÅŸen bolluÄŸu elde etme, maddi güven hisleri ile temel güven duygusu oluÅŸur. KiÅŸi kendini olduÄŸu gibi kabul eder ve sever.
YaÅŸama güven duymama, huzursuzluk, endiÅŸe hisleri fiziksel güçsüzlük yaratır. GeliÅŸen güvensizlik duygusu yaÅŸam gücünün zayıflamasına, dünyadaki her ÅŸeyin zor gelmeye baÅŸlamasına sebep olur. Bu çakranın düzensizliÄŸi bağışıklık sistemini zayıflatır. Direnç azlığı neÅŸe, mutluluk, sevinç, sevgi, yaÅŸama güven hisleri ile yeniden kazanılır.

SAKSAL ÇAKRA (2. Çakra)

BulunduÄŸu Yer : GöbeÄŸin 3 – 5 cm. altı.
Renk : Turuncu
Elementi : Su
Salgı Bezi : Süt bezleri, prostat bezi, ter bezi.
İlgili Bölge : Böbrekler, mesane, kan, lenf, üreme, leÄŸen kemiÄŸi,

rahim, yumurtalıklar, bağırsaklar, cinsel organlar.
Etkileri : Yaratıcılığın, yeteneÄŸin merkezi bu çakradır. Olumlu yaklaşımlar kendi kaynakların yaratabilecek yetenekleri geliÅŸtirir. SaÄŸlıklı iliÅŸkiler, istekli ruh hali ile hayatı renkli ve canlı yaÅŸamaya sebep olur. Fiziksel anlamda cinselliÄŸin merkezidir. GeliÅŸen sevgi ve ÅŸefkat hisleri, bütünlük hissi ve sosyal hayatta giriÅŸkenliÄŸi, coÅŸkuyu yaratır.
Cinsellik konusunda yanlış algılamalar, baskı niteliÄŸi taşıyan engellemeler veya sadece soyunu sürdürme kavramı duygusal paylaşımı yok eder. Cinsel isteksizlik veya aşırı uçlardaki cinsel takıntılar aşılması gereken bir sorun haline gelir. BaÅŸarısızlık, ihtiras, suçluluk, saldırganlık, kendinin sevmeme duyguları yaratır. Kendini sınırlayan, akışa bırakamayan, soÄŸuk bir yapı geliÅŸir. Bu çakranın düzensizliÄŸi hormon dengesizliÄŸi, özgüven eksikliÄŸi yaÅŸatır.

SOLAR PLEKSÜS ”GÜÇ ÇAKRASI" (3. Çakra)

BulunduÄŸu Yer : Göbek deliÄŸinin 2- 3 parmak yukarısıdır.
Renk : Sarı
Elementi : AteÅŸ
Salgı Bezi : İnsülün hormonu, adrenalin, pankreas
İlgili Bölge : Sinderim sistemi, karın, mide, karaciÄŸer, dalak, safra kesesi,
nefes (diyafram), böbrek üstü bezleri, sırtın alt kısmı,

sinir sistemi.
Etkileri : Tüm enerjimizin, irademizin, kiÅŸisel kimliÄŸimizin, gücümüzün çakrasıdır. Pozitif - negatif enerji kutuplarını burada dengeleriz. Kendine yeten güçlü, bağımsız bir kimlik doyurucu bir imaj bu çakrayı olumlu etkiler.
YaÅŸamımız için çok önemli olan BEN –BİZ dengesi burada kurulur. Kararlılık ve denge hedefe kolayca götürür. Varlığımızı sevgiye ve kendi gücümüzün farkına vararak devam ettirmek çok önemlidir. Ben’imizin oluÅŸtuÄŸu yerdir. Olumsuzluklara karşı korunmak, açık yollar yaratmak pozitif enerjiyi yükseltir. Bolluk kendiliÄŸinden gelir.
Huzursuzluk, dağınıklık, isteksizlik, boyun eÄŸen davranışlar bu çakrayı olumsuz etkiler. HoÅŸgörü, tolerans ortadan kalkar. Sinirli dayanıksız bir yapı, sevgi, onay veya kabul görme uÄŸruna maske kiÅŸilik yani negatif egoyu geliÅŸtirir. Ben’imizi kaybeder, negatif egoyu “ben” sanmaya baÅŸlayan bir kimlik geliÅŸir. KiÅŸi özsaygısını kaybeder. Negatif ego sadece haklı çıkmak uÄŸruna savunma mekanizmaları geliÅŸtirir. İşine geldiÄŸi gibi yorumlar yapmaya baÅŸlar. İçsel huzura duyulan ihtiyaç artar.

KALP ÇAKRASI (4. Çakra)

BulunduÄŸu Yer : GöÄŸüsün ortasındadır.
Renk : YeÅŸil
Elementi : Hava
Salgı Bezi : Timus bezi, lenf bezi, bağışıklık sistemi
İlgili Bölge : Kalp, göÄŸüs ve göÄŸüs boÅŸluÄŸu, akciÄŸerlerin altı
Etkileri : KoÅŸulsuz sevginin merkezi bu çakramızdır. Çakra sisteminin merkezidir. Kendini ve diÄŸer insanları sevme, sevgiyi alabilme – verebilme olumlu etkilerdir. Samimi bir ÅŸekilde beslenen koÅŸulsuz sevginin gücü korkulardan, endiÅŸelerden, huzursuzluktan uzak tutar. Olaylara kalpten bakabilme ve bağışlama duygusu kiÅŸiye güç kazandırır. Sevginin gücü ve yüceliÄŸi ile kazanılan güç bilgelik kazandırır. Cömert, sevgi, ÅŸefkat, yardım etme duyguları varsa her ÅŸey yolunda demektir.
UyumsuzluÄŸu kiÅŸiyi baÅŸkalarının sevgisine bağımlı kılar. Sevilmeme, incitilme korkusu ile bu çakra tıkanır. Korku ve endiÅŸeler ile kasılmalar, kararsızlık onaylanma hissi karamsarlık, nefes ve kalp merkezini kötü yönde etkiler.
“EÄŸer” ya da “raÄŸmen” diye geliÅŸen sevgi besleme türü kalp çakrasına hiçbir katkı saÄŸlamaz.
Evrensel bir sevgi anlayışı bu çakranın en önemli besinidir.

BOÄžAZ ÇAKRASI (5. Çakra)

Bulunduğu Yer : Boynun alt kısmındadır.
Renk : Mavi
Elementi : Mental
Salgı Bezi : Tiroid ve paratiroid bezi
İlgili Bölge : Kulak, burun, boÄŸaz, nefes borusu, yemek borusu,

çene,boyun, kas, bronÅŸlar, ciÄŸerlerin üst kesimi, kollar
Etkileri : İfade ve iletiÅŸim merkezimizdir. Yaratıcılığın ses bulduÄŸu yerdir. “Ne söylüyorsanız “O”sunuzdur” yani söylenen sözler bedende titreÅŸimler yayar ve bu titreÅŸimler kiÅŸiyi o söylediÄŸi hale getirir. Duyguları özgürce ifade gücü, dürüst olmak çok önemlidir. Dürüst olmak sadece yalan söylememek olarak algılanmamalı. KiÅŸinin kendine ve baÅŸkalarına karşı dürüst olması, doÄŸru ve açık ifadeler ile “hayır” deme cesareti artar.
Gerçek duygu ve düÅŸüncelerimizi açıklamaktan kaçınmak bu çakrayı olumsuz yönde etkiler. Yüzeysel konuÅŸmalar, sıkılgan hatta bazen fazla ve gereksiz konuÅŸmalar doyurucu olmayan sonuçları beraberinde getirir. BaÅŸkalarının olumsuz duygu ve düÅŸüncelerinden etkilenmeyen, aldığı kararlardan kuÅŸku duymayan bir yapı sezgi gücünü artırır. KiÅŸi iç görünün en derin düzeyini yaÅŸar. Bu bilincin yolları evrenin bolluÄŸunu sunar.

ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI (6. Çakra)

Bulunduğu Yer : İki kaşın ortasındadır.
Renk : Lacivert (indigo)
Element : Astral
Salgı Bezi : Hipofiz bezi, endokrin bezleri
İlgili Bölge : Merkezi sinir sistemi, beyin, gözler, kulaklar, burun, sinüs, yüz,

beyincik, Uyku ve sinir hastalıkları
Etkileri : Zihin gücü, sezgi gücü, hafıza, telepati, duru görü ve irade merkezimizdir. Zihinsel ve sezgisel etkinliklerimizin dengede olması yaÅŸamımıza sakinlik ve baÅŸarı kazandırır. Beynin sol (bilinçli ego), saÄŸ (bilinçaltı – ruh) yanının uyumu sezgisel gücü ve farkındalığı artırır. DüÅŸüncelerin denetlenmesi, geliÅŸtirilmesi, artan konsantrasyon, akıl, hafıza, irade ve yüksek farkındalık kiÅŸiye güç kazandırır. DoÄŸru ve yanlış olguları burada çözülür.
UyumsuzluÄŸu depresyonla sonuçlanır. Yanlış eylemlerin sonucunda gerçekle bağını yitirmiÅŸ bir yapı oluÅŸur. Sadece maddeye dayalı bir yaÅŸam biçimi, yanlışlara mantıklı açıklamalar getirme çabası yaÅŸamı zorlaÅŸtırır.
Uyumlu çalışmasında yükselen sezgiler ile fiziksel gerçekliÄŸin ardındaki yaradılış algılanır.

TAÇ ÇAKRA (7. Çakra)

Bulunduğu Yer : Başın tepesidir.
Renk : Mor – beyaz
Salgı Bezi : Epifiz bezi
İlgili Bölge : Beyin ve sinir sistemi
Etkileri : Evrensel enerjiyi aldığımız yer ve ruhumuzun merkezi bu çakradır. KiÅŸi gerçek potansiyelinin farkına varması ve enerji alanın evrenle bir olduÄŸu yerdir. Bu çakrada hissedilen bilgi aydınlanmayı saÄŸlar, bilinç açılır evrenle bir olunur.
Taç çakra paylaşılan ortak bilincin farkına varıldığı yerdir. Tanrısal enerjiye açık, ÅŸükran hisleri, spiritüel, neÅŸeli, huzurlu bir yapı bu çakrayı olumlu etkiler.
DüÅŸünce kalıplarına sıkışıp kalmak ve bunu kalben de onaylamak bu çakranın bloke olmasına sebep olur. Her ÅŸeyin anlamsız oluÄŸu, belirsizlik, amaçsızlık gibi rahatsız edici duygular oluÅŸur. Umutsuzluk, her ÅŸey bitti yaklaşımları, zayıf, kararsız bir yapı oluÅŸmasına neden olur. KiÅŸi kendini bolluktan ve bütünden ayrı hisseder.
Her birimiz evrende tek’iz ve önemliyiz.
DiÄŸer canlılar da tek ve önemli.
Kendimizin ve baÅŸkalarının deÄŸerini algılamak bu çakranın dengede kalmasına olumlu etki eder.

ÇAKRA DENGELEMESİ

Her gün uygulanması çakraların uyumlu kalmasında etkili bir yöntemdir.

1 – 6 = maddiyat ve maneviyat dengesi
2 – 5 = ifadelerimiz ve sunum dengesi
3 – 4 = BEN – BİZ dengesi
El temasını kesmeden her pozisyonda 5 dakika kalmalıdır.

 

Mehtap Tolu

Aura

Çarşamba, Şubat 6th, 2008
Aura, eski Yunanca da meltem esinti anlamına gelir.
Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı Aura’dır.
Aura, atmosferdeki beyaz ışığı çekerek renklere ayırdıktan sonra bedenin güç merkezlerine yani çakralara iletir. Çakralar ve aura alışveriÅŸ halindedir. Bu alışveriÅŸ esnasında o an kiÅŸinin fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal durumuna göre auranın rengi veya netliÄŸi deÄŸiÅŸebilir.
Aurayı herkes çıplak gözle göremez, ancak duru görü yeteneÄŸi olan veya alıştırma yapan kiÅŸiler tarafından görülebilir. Bu alıştırmalar zaman, sabır ve ruhsal geliÅŸim gerektirir.

Aurada Görülen Renkler:
Kırmızı : Güç, canlılık
Turuncu : Cesaret, yaratıcılık
Sarı : Güven, mantık, liderlik
YeÅŸil : Sempati,denge, uyum
Mavi : İletişim, duyarlılık
Çivit Mavisi : Sezgi, zihin
Menekşe : Saygınlık, maneviyat
Pembe : Şefkat, yardım
Açık Pembe : Evrensel sevgi
Kahverengi : Maddiyat, beden
Gri : Durgunluk, korku, karamsarlık
Siyah : Gizem, karanlık
Beyaz : KiÅŸisel bütünlük, mükemmellik.

Aurayı güçlendirmek, korumak aurayı görmekten daha önemlidir. KorunmuÅŸ, güçlenmiÅŸ bir aura ile fizik beden daha güçlü bir enerjiye sahip olur. Beden dışsal nedenlerden daha az etkilenir. ÇeÅŸitli fiziksel egzersizler, meditasyon, Reiki uygulamaları gibi çalışmalar ile aura güçlendirilebilir.
Aura yani enerji beden 4 katmandan oluÅŸur.
Eterik Beden – Duygusal Beden – Zihinsel Beden – Ruhsal Beden.

ETERİK BEDEN

Fizik bedenin koruyucu katmanıdır. Kök çakra ve Solar Pleksüs çakrası vasıtası ile enerjiyi alır, bedenin tüm hücrelerinde yaÅŸam dengesini kurar. Yeterli enerji mevcutsa fizik bedeni koruyucu bir tabaka gibi kuÅŸatır. Aynı zamanda çevreye enerji yayar. SaÄŸlıksız beslenme, olumsuz duygular bu doÄŸal kalkana zarar verir, zayıflatır. YoÄŸunluÄŸu, kuvveti azalan eterik bedende çatlaklar oluÅŸur. Hem yaÅŸam enerjisi buralardan sızar, hem de beden hastalıklara karşı açık hale gelir. Bu nedenle eterik bedene saÄŸlık aurası da denir. Ayrıca eterik beden diÄŸer enerji bedenler olan duygusal - zihinsel – ruhsal bedenler ile fiziksel beden arasında aracılık eder, bilgileri iletir.

DUYGUSAL (MENTAL) BEDEN

Duygusal beden sürekli hareket halindedir. Anlık duyguları yansıtır. Bilinçli ya da bilinçsiz korkuları, öfkeler, endiÅŸeler bu bedende birikir toplanır. Bir anlamda bilinçaltı görevi görür. Bu nedenle duygusal bedenden yayılan titreÅŸimler bilinçsiz mesajlardır.
Bu mesajlar olaylarla veya kiÅŸilerle karşılıklı çekim yaratır. KiÅŸi yüzleÅŸmek istemediÄŸi olaylarla ya da görüÅŸmek istemediÄŸi kiÅŸilerle karşılaÅŸarak yeniden yeniden aynı deneyimi defalarca yaÅŸayabilir. Bilinçsiz öfke, nefret duyguları, sevgi ve baÅŸarı için gösterilen çabaları sonuçsuz bırakır. Öfkeyi, kararsızlığı içinde taşıyan kiÅŸi, olumsuzlukları kendine çeker. Karşılaşılan olumsuz olaylarda kiÅŸi kendi içine dürüstçe dönmeli, olumsuzluÄŸun kaynağına ulaÅŸarak iyileÅŸtirmelidir. Kendimizi kurban gibi görüp baÅŸkalarını suçlamak yerine olumsuzluk yaratan tecrübeleri iyi anlamak gereklidir.
Çözülen, iyileÅŸen sorunlar enerji frekansının yükseltir. İyileÅŸme gerçekleÅŸtiÄŸinde, kiÅŸi ruhsal bedeni aracılığı ile aldığı enerjiler, duygusal beden ile birleÅŸir ve tüm varlığa yayılmasını saÄŸlar.
Duygusal sağlığı yerinde olan kişinin aurası parlak ve canlıdır.

ZİHİNSEL BEDEN

DüÅŸüncelerin, sezgisel algıların alanıdır. Zihinsel beden anlık sezgiyi, anlık iç görüyü, duyguları sözlü düÅŸüncelere çevirir. Bir kiÅŸinin düÅŸünceleri ne kadar berrak ve canlıysa farkındalığı o kadar yüksektir. Mutlaka temiz tutulması gereken bir alandır. Zihinsel kirlilik duyguları ve duygusal bedeni derinden etkiler ve kiÅŸinin evrenle arasındaki baÄŸ zayıflar. TemizlenmemiÅŸ duygular zihinsel bedende yargıları oluÅŸturur. Zihinsel, duygusal, fiziksel etkinlikler olumsuzlaşır. GeliÅŸmiÅŸ, arınmış bir zihinsel beden ruhsal bedenin aynası olur.

RUHSAL BEDEN

En yüksek enerji frekansına sahip alandır. Bu enerjiyi algılamak ve kullanmak için temizlenmiÅŸ uyumlu çakralara baÄŸlıdır. Tanrısal yanımız ile baÄŸlantı ruhsal beden aracılığı ile yapılır. Tamamen uyanmış bir kiÅŸinin ruhsal bedeninin yayılım alanı kilometrelerce öteye gidebilir.

Mehtap Tolu

Bedenimiz ve Enerji

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Bedenimiz, fizik ve enerji beden olmak üzere iki bölümden oluÅŸur ve uyum içinde olmaları gereklidir. Fizik bedeni çevreleyen enerji alanının adı “Aura” dır.
Fizik beden ve enerji beden alışveriş halindedir.
Çakralar yaÅŸam enerjisini alır, dönüÅŸtürür ve dağıtır. Çevreye enerji verir. Çakra Sanskrit dilinde “tekerlek” “ateÅŸ çemberi” anlamındadır.
YaÅŸam enerjisi bedenimizden, çakralar ve meridyenler kanallları ile akar. Meridyenler “Kİ” enerjisinin yani yaÅŸam enerjisinin bedendeki geçiÅŸ yollarıdır.
6 tane ana meridyen vardır. Bedenin sağ ve solunda simetrik olduğundan 12 tanedir.
6 tane de ikincil meridyen vardır, bunlar da bedenin sağ ve solunda simetriktir ve 12 tanedir.
Toplam 24 tane olup birbirine baÄŸlı sistem ile çalışırlar. Birinin bitiÅŸi diÄŸerinin baÅŸlangıcı olur. İsimlerini de geçtikleri organlardan alırlar. Mide, karaciÄŸer, akciÄŸer, dalak… gibi.
Zihnin ürettiÄŸi olumsuz duygular yaÅŸam enerjisinin kesintiye uÄŸramasına sebep olur. Meridyen kanallarımızda blokajlar oluÅŸur. Reiki enerjisi basınçlı su etkisiyle bu tıkanıklığı açar ve yaÅŸam enerjisinin bedende rahatça akmasın saÄŸlar.
Ayrıca idare ve oluşum meridyenimiz vardır.

 

 

Geleneksel Çin tıbbına göre YİN – YANG teorisi vardır.
YANG- erkek kutuplu bir enerjidir. Kuyruk sokumunda baÅŸlar, sırtta yükselir, kafatasımıza gelir, alından yüze inerek üst dudağımızda son bulur.
İdare meridyenimizdir.
Bedenin üst tarafı Yang enerjidir. Evrenden gelen enerjiyi iletir.
Gündüz, güneÅŸ, sıcak, erkek ve canlılıktır.
· Tıkanıklığında sinir sistemi hastalıkları, dengesizlik, bel kemiÄŸi sorunları oluÅŸur.
· Aşırı Yang enerji kızgın ve geçimsizdir.

YİN- diÅŸi enerjidir. Kök çakramızdan baÅŸlar, bedenin önünde yükselir, alt dudağımızda sonlanır.
OluÅŸum meridyenimizdir.
Bedenimizin alt tarafı Yin’dir. Dünyadan gelen enerjiyi iletir.
Gece, ay, soÄŸuk, diÅŸi, içe giden enerjidir.
· Tıkanıklığında, konuÅŸma sorunları, bunalımlı, içe dönük bir yapı oluÅŸmasına sebep olur.
YANG ve YİN enerji kanallarımız yani evrenden gelen ve dünyadan gelen enerjilerin eÅŸit olarak dağılımı önemlidir.
Çakraların iÅŸlevi bedenin enerji alma – verme iÅŸlevini yerine getirmektir. Gözle görülmezler. Bedende 7 ana çakra vardır.
Her çakranın bir çalışma düzeni ve iliÅŸkili olduÄŸu bölge vardır. Birbirine baÄŸlı olarak çalışırlar. Bu 7 ana enerji merkezi yaÅŸam enerjisinin bedende girdap gibi dönerek akışı saÄŸlar. YavaÅŸ dönmesi bedenin o bölgesinin bozulmasına, hızlı dönmesi sinirliliÄŸe yorgunluÄŸa yol açar. Dengeli olmaları gerekir.
YaÅŸanan duygusal travmalar, stres nedeni ile biriken negatif enerji tıkanmalara, yaÅŸam enerjisinin kesintiye uÄŸramasına sebep olur. Tıkanan çakra bloke olduÄŸunda rahatsızlıklar, hastalıklar ortaya çıkabilir. Düzenli bir enerji alışveriÅŸi fiziksel olduÄŸu kadar duygusal – zihinsel - ruhsal saÄŸlık demektir.

Mehtap Tolu

Reiki Enerjisi’nin Kullanımı

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Reikinin sıcacık güven veren enerjisini aldıktan sonra yaÅŸamınızın her alanında kendinize ve baÅŸkalarına kullanabilirsiniz.
Güncel hayatta irili ufaklı kazalarla karşılaÅŸmak mümkündür. Kazaya uÄŸramış bir kiÅŸinin tıbbi yardımı gerçekleÅŸinceye kadar Reiki enerjisinin yardımı ile kazazedenin ÅŸoku atlatması saÄŸlanır. Ancak dikkat edilmesi gereken, kırık kemiklere, derin kesiklere, açık yaranın üzerine direkt olarak uygulanmaz. Tıbbi müdahalenin ardından yapılan Reiki uygulaması iyileÅŸme sürecini hızlandırır.
Reiki enerjisinden belki de en fazla yararlanacak olan kiÅŸiler hamile kadınlardır. Åžefkatli Reiki enerjisi ile beslenen anne adayı ve bebek saÄŸlıklı huzurlu bir gebelik süresi yaÅŸarlar. BebeÄŸin anne karnında geçen süresinin sakin ve huzurlu olmasının önemi büyüktür.

Hayvanlara uygulanan Reiki enerjisinin mükemmel ve ÅŸaşırtıcı sonuçları vardır.
Hayvanların başından kuyruÄŸuna doÄŸru uygulanır. Aslında uygulamaya baÅŸladığınız anda hayvan ellerinizin kalmasını istediÄŸi bölgede sakin ve sessizce kalarak arzusunu dile getirir. EÄŸer kalkıp giderse uygulama kesilir
 
 

Bitkilere havadan veya saksılarından uygulama yapılır.

Yiyeceklere, içeceklere uyguladığınız Reiki ile faydalarını güçlendirebilirsiniz.
İlaçların etkilerini kuvvetlendirmekte Reiki enerjisinden faydalanabilirsiniz.

Doğal taşlarınıza Reiki enerjisi vermek suretiyle taşların pozitif enerji ile dolmasını sağlarsınız.
Evinizi, iÅŸ yerinizi Reiki enerjisi ile negatif etkilerden arındırabilirsiniz. 2, aÅŸamada öÄŸrenilen sembol çalışmaları ile yapılan uygulamalar etkiyi artırır ve koruma saÄŸlar.
Toplantılar öncesi ve sonrasında yapılan mekan temizliÄŸinin sonuçları mükemmeldir.

YaÅŸamınızın tüm alanlarında kullanabileceÄŸiniz Reiki enerjisinin dikkatli kullanılması gereken durumlar vardır. Kırılmış kemikler, derin kesikler gibi vakalarda tıbbi müdahale yapıldıktan sonra iyileÅŸmeyi hızlandırmak için Reiki enerjisini kullanmalısınız.
Kalp hastalarında ve kalp pili olan kiÅŸilerde eller kalp üzerine koyularak uygulama yapılmaz.
Şeker hastalarında ve tansiyon hastalarında 2. aşama Reiki eğitimi aldıktan sonra, ellerle bedene temas etmeden Reiki uygulaması yapmak gereklidir.

REKİ ve REALİTE

Reiki yaÅŸamınızda aradığınız çözümlere pozitif bakış açışı kazandırıp deÄŸiÅŸim sürecini ateÅŸler.
Amacın iyileştirme olduğu unutulmalıdır.
İyileÅŸtirmek istediÄŸiniz olay, kendi beklentilerinizin gerçekleÅŸmesi anlamına gelmez.
Örnek vermek gerekirse bir insanla yaÅŸadığınız iliÅŸkiyi veya iliÅŸkilerinizi iyileÅŸtirirken, hiçbir insanı ya da olayı zorlama anlamında deÄŸildir.
Her kiÅŸi için veya her olay için en doÄŸru en iyi olanın gerçek olması dileÄŸi anlamındadır.
DoÄŸru biçimde gerçekleÅŸen olaylar her zaman istekleriniz doÄŸrultusunda olmayabilir.
Reiki ile iyileÅŸtirdiÄŸiniz durumlar realitenin ortaya çıkmasına yardım eder.

REİKİ UYGULAMALARI

Reiki sessiz, huzurlu, havalandırılmış bir ortamda uygulanmalıdır. Katı bir disiplin getirmemekle birlikte ideal olanı budur. Tercihe göre tütsü ve hafif müzik tavsiye edilir. Ayakkabı, mücevher, saat gibi aksesuarlar çıkarılmalı. Telefon, televizyon kapalı olmalıdır.
Alıcı ve uygulayıcının giysilerinin rahat olmasında fayda vardır.
Uygulama esnasında alıcıdan kolları ve bacaklarını çapraz yapmaması istenir.
Uygulayıcı ÅŸifa öncesinde ve sonrasında ellerini yıkamalıdır.
Uygulamaya baÅŸlamadan önce alıcının aurası taranır. Tarama ellerinizi alıcının başı üzerinden, ayaklarına kadar çok yavaÅŸ hareketle inmek ÅŸeklindedir.
Alıcıya uygulama esnasında hafif veya belirgin algılayışlar, duygusal tepkiler yaÅŸanabileceÄŸi hatırlatılır. DüÅŸük frekanstaki enerjiler dağılırken geçici olarak gülme, aÄŸlama, öksürme, veya hıçkırık ÅŸeklinde görülebilir. Terapi esnasında ellerinizin pozisyonu, parmaklar bitiÅŸik ve avuç içleri aÅŸağıya dönük olarak tutulmalıdır. Her iki elinizde de aynı olan enerji akışı avuç içi çakralarında ve parmak uçlarınızdan akacaktır. Ellerinizi rahat bir ÅŸekilde kasmadan ve bedene bastırmadan uygulama yapmalısınız.
Uygulama esnasında, uygulayıcı enerjinin deÄŸiÅŸen frekansına göre, karıncalanma, ısınma, soÄŸukluk gibi hisler duyabilir.
Alıcı da aynı hisleri hissedebilir veya hissetmez.
Enerjiyi duyumsama kişisel olup gereksiz beklentilere girmek doğru olmaz. Reiki enerjisine niyetlendiğiniz anda akış başlar.
Tam bir terapi 45 dakika veya 1 saat sürebilir.
Her pozisyonda 3 veya 5 dakika kalmak gereklidir.
Algılamanız yüksekse akışın dalgalarını izleyerek bazı pozisyonlarda uzun veya kısa kalmak gerekebilir.
Enerjinin güçlü ve uzun süre akmaya devam eden bölge varsa burada gereÄŸinden fazla kalmayıp diÄŸer bölgeye geçmelidir. Çok enerji çeken bölgenin iyileÅŸebilmesi için birkaç seans gerekebilir.
Reikiyi düzenli olarak kullanır ve ne kadar fazla uygulama yaparsanız, algılamanız ve sezgi gücünüz ve enerji frekansınız bir o kadar artar.
Reiki de amaç teÅŸhis koymak deÄŸildir.
Burada Reiki enerjisine yani Evrensel YaÅŸam Gücü Enerjisine kanal oluyorsunuz.

TAVSİYELER

YaÅŸam sana bir armaÄŸan, bir hazinedir
Günün her anı paha biçilmez bir deÄŸerdir
Yargılanmak   istemiyorsan yargılama
R e i k i ‘ ye kendinden katma
Kendini deÄŸil sadece R e i k i ver
Kederi  üstlenmeden dindir
PisliÄŸi, pisliÄŸe belenmeden temizle
Olayları kendini zedelemeden düÅŸün
Senden   yardım   isteyen her canlıya
Sahip olduÄŸun ışık düÅŸüncesini gönder
Onu tekin et, hoÅŸ sözlerle onu rahatlat
Yapmakta olduÄŸun yardımı  Tanrı’dan dile
Yaptığın yardımın yerine ulaştığına emin olursun

Mehtap Tolu

 

Reiki Nedir? Ne deÄŸildir?

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Reiki kökleri çok eskilere dayanan kiÅŸisel geliÅŸimi de içeren bir ÅŸifa tekniÄŸidir. Evrensel YaÅŸam Gücü anlamında Japonca bir sözcüktür.
İki kelimeden oluÅŸur. REİ ve Kİ…
REİKİ…
REİ: Kelime anlamı “ evrensel” demektir. Tanrısal bilgelik, yüksek benliÄŸimizden gelen bilgi, ruhsal bilgelik.

Kİ: “YaÅŸam enerjisi” veya yaÅŸam gücü anlamındadır. Çince “CHİ”, Japonca “Kİ” olarak geçer. “Kİ” enerjisi her canlıda olup evrenin en temel enerjisidir.
Reiki enerjisi içimizde doÄŸuÅŸtan var olanı yeniden hatırlamadır. Bedenimizin aÄŸrıyan bir yerine veya yaralandığımızda ellerimizi kullanmak, ellerimiz ile kendimize ÅŸifa vermek doÄŸal bir iç güdüdür. Anneler bunu çocuklarına hep yapar. Annelerin çocuklarına dokunuÅŸlarında daima içten gelen bir sevgi ve özen vardır. Reikiyi bioenerji ile karıştırmamak gerekir. Reiki enerjisi tümüyle pozitif bir enerji kullanım yöntemidir. En çok bilinen ÅŸifa formlarından biridir. KoÅŸullar ne olursa olsun hiçbir canlıya zarar vermez. Reiki enerjisini hayatımızın her alanında kullanabiliriz. Reiki doÄŸaüstü deÄŸil doÄŸal bir enerjidir. Reiki enerji frekansı koÅŸulsuz sevginin iyileÅŸtirici gücün ışığın titreÅŸimlerini içeren bilinci olan bir ÅŸifa enerjisidir.
Reiki enerjisini kullanmak aktarmak isteyen herkese açıktır. YaÅŸarken öÄŸreniyor ve deneyimlerimizi oluÅŸturuyoruz. Bir yerden baÅŸlayarak ustalaÅŸma çabası içindeyiz.
Reiki enerjisi içimizdeki gerçek “BEN”i keÅŸfederek kiÅŸisel geliÅŸim sürecinin ateÅŸler.
Zihnin ürettiÄŸi düÅŸünceler ile duygular oluÅŸur. Beden bu duygulara göre pozitif veya negatif titreÅŸir. Beden fiziksel sonuçları olumlu veya olumsuz olarak yaÅŸar.
Reiki uygulamaları hastalıkların hem zihinsel hem fiziksel nedenlerinin ÅŸifalanmasına yardım eder. Farkındalık duygusu geliÅŸir. GeliÅŸen farkındalık ile aranan çözümlere pozitif bakış açısı kazandırır.
Reiki ile bir deÄŸiÅŸim süreci ateÅŸlenir.
Reikiyi teknik olarak öÄŸrenmek ve uygulamak bir Reiki öÄŸretmeninden uyumlama almak ile mümkündür. Uyumlama, inisiyasyon (ilk temas, baÅŸlatma) olarak da adlandırılır. Uyumlama ile kiÅŸiden kiÅŸiye geçirilir, bedene direkt aktarım ile kiÅŸi Reiki ye kanal olur. Dileyen herkes bu uyumlamayı alarak Reiki ye kanal olabilir. Özel bir yetenek gerektirmez. Åžifayı vermenin en güvenli yoludur. 

Reiki Ne DeÄŸildir?
Dini bir öÄŸreti deÄŸildir, hiçbir dine ait deÄŸildir, hiçbir dine hizmet etmez.
Tarikat deÄŸildir. Hiçbir inanca ters düÅŸmez.
Tıbbın yerine geçmez. Reiki ye “Alternatif Tıp” demek doÄŸru deÄŸildir. Reiki enerjisi tıbbın yanında yer alır ve iyileÅŸme sürecinin hızlandırır.
Reiki ile amaç teÅŸhis koymak deÄŸildir.

 

Reiki EÄŸitimleri:

1. AÅŸama Reiki EÄŸitimi:
ÖÄŸrenciye uyumlama yolu ile enerji aktarımı yapılır. KiÅŸi yaÅŸamı boyunca kullanabileceÄŸi Reiki enerjisine açılır.
Bu aÅŸamada bedensel ÅŸifa esas alınır. KiÅŸinin kendisine ve baÅŸkalarına Reikiyi uygulayabileceÄŸi ortamı ve el pozisyonları öÄŸretilir. Aura, çakra bilgileri anlatılır. Çakra dengelemesi öÄŸretilir. Günlük hayatta Reiki kullanımı anlatılır.
Reikinin 5 prensibi anlatılır.
KiÅŸi Reikinin tarihçesi hakkında bilgilendirilir.

2. AÅŸama Reiki EÄŸitimi:
Bu aşama, birinci aşamadan en az 1 ay veya 3 ay veya kişi kendini hazır hissettiğinde verilmelidir.
2. aÅŸamada zihinsel – duygusal ÅŸifa esastır. Bu aÅŸamada uzaÄŸa çalışma öÄŸretilir. ÖÄŸrenciye Reiki sembolleri bu aÅŸamada verilir.
Sembollerin anlamları, kullanımında çizimleri ve önemi üzerinde durulur. ÖÄŸrencinin sembolleri ezberlemesi saÄŸlanır.
ÖÄŸrenciye sembollerle kendisine ve baÅŸkalarına uygulayacağı çalışmalar öÄŸretilir.
Bu aşamada 3 sembol vardır.
Güç Sembolü
Duygusal/Zihinsel Åžifa Sembolü
Uzaklık Sembolü.

3. AÅŸama Reiki EÄŸitimi :
Reiki Master olmak ve sistemi öÄŸretmeye baÅŸlamak için bir adımdır.
2. aÅŸama eÄŸitimden 1 yıl sonra önerilir.
Bu aÅŸama 3-A ve 3-B olmak üzere bölüme ayrılır.
3-A aÅŸamasında öÄŸrenciye master uyumlaması yapılır. Master sembolüne inisiye edilir. Sembolün önemi ve sembolle uygulanacak çalışmalar anlatılır.
İlave meditasyonlar verilir.
3-B aÅŸamasında öÄŸretmenlik uyumlaması yapılır. İnisiyasyonların nasıl yapıldığı ve öÄŸretmenlik sorumluluÄŸu anlatılır. Reiki eÄŸitimlerinin detayları tekrar hatırlatılır. ÖÄŸrenci ve öÄŸretmen arasında yaÅŸanan çok özel muhteÅŸem anlardır.

Mehtap Tolu

Reiki’nin Tarihçesi

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Mikao UsuiReikiyi keÅŸfeden Mikao Usui, Japonya da Gifu/Yamagata bölgesinde 15 AÄŸustos 1865 yılında doÄŸmuÅŸtur. Usui, daha çocuk yıllarında iken Kyoto’da bulunan kutsal Kurama Dağı yakınlarındaki Tendai Budist Tapınağında “Kiko” çalışmaya baÅŸlamıştır.Bu yıllarda Usui, yaÅŸam enerjisinin kullanılması ve geliÅŸtirilmesi üzerine odaklanmıştır.Oldukça disiplinli ve çalışkan bir insan olan Usui, geliÅŸmekte olan sorularına cevap aramak, bilgi edinmek amacıyla Japonya’ yı , Çin’i, Avrupa’yı dolaşır. Tıp, din, psikoloji ve ruhsal geliÅŸim konularında çalışmalar yaptı.Daha sonraları kendi iÅŸini kurdu ve baÅŸarı ile yürüttü.1914 yılında Budist rahip olmaya karar verdi. Kendini adadı. Zen Budizm’i eÄŸitimi aldı. Çocukken eÄŸitim gördüÄŸü Kurama Dağına döndü. DaÄŸda 21 gün boyunca oruç tutup meditasyon yaptı. 21’nci günün sonunda başına büyük ve güçlü bir ışık geldi. Bu Reiki Enerjisi idi. Artık kendi enerjisi tükenmeden baÅŸkalarına ÅŸifa verebileceÄŸini biliyordu.Usui, bu enerjiyi kendisinin ve yakınlarının üzerinde uyguladı.1922’de Tokyo’da “Usui Reiki Ryoho Gakkai”i (Usui Reikisi İle Åžifa Yeri) kurdu . Burada Reiki eÄŸitimini geliÅŸtirdi, Reikiyi öÄŸretmeye ve uygulamaya baÅŸladı.Usui Reikide ki en yüksek aÅŸamaya “master” ünvanı yerine, “Shinpiden” “Sırların ÖÄŸretisi” demiÅŸtir. “Master” ünvanı Hawayo Takata tarafından yaratılmıştır.Usui’nin çalışmalarının devam ettiÄŸi yıllarda büyük Kanto depremi yaÅŸandı. Yüzlerce kiÅŸi ölmüÅŸtü. Usui ve öÄŸrencileri ulaÅŸabildikleri kadar çok insana yardım ettiler. Usui Reikiyi öÄŸretmek ve yaymak için Japonyayı dolaÅŸmaya baÅŸladı. İki binden fazla öÄŸrenciye Reiki öÄŸretti ve 16 tane öÄŸretmen yetiÅŸtirdi.Usui 9 Mart 1926’da vefat etti.


 


Usui’nin ölümünden sonra, ikinci kuÅŸak üstatlardan, Chujiro Hayashi, Gakkai’den ayrılarak Reiki KliniÄŸi kurdu. Klinikte verdiÄŸi tedavilerde ayrıntılı kayıtlar tuttu. Bu bilgileri çeÅŸitli hastalıklara el pozisyonları geliÅŸtirmek için kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Reikiyi batıya taşıyan Hawayo Takata’dır. Reiki onun sayesinde dünyaya açılmıştır.Hawayo Takata 24 Aralık 1900’de Havai’de doÄŸdu. Evlendi ve 2 çocuÄŸu oldu. Kocası öldüÄŸünde çocuklarına bakmak için ÅŸeker kamışı tarlasında çalışmaya baÅŸladı. Çok zorlu bir iÅŸti. BeÅŸ yıl sonra akciÄŸerlerinde rahatsızlık oldu. Japonya’da yaÅŸayan kız kardeÅŸlerinden birisi vefat edince, ailesini ziyaret etmek ve saÄŸlığına çare aramak için Japonya ya gitti. Önce normal bir hastaneye gitmesine raÄŸmen daha sonra yolu Hayashi’nin kliniÄŸine düÅŸtü. Günde 2 seans tedavi görerek dört ay içerisinde tamamen iyileÅŸti. Havai ye döndüÄŸünde saÄŸlığını korumak için Reiki öÄŸrenmeye karar verdi. Bir yol boyunca Hayashi’ nin kliniÄŸinde çalışıp Reiki uygulamaları yaptı. 1937 yılında, Hayashi lie birlikte Havai ye geri döndü. Birlikte Havai yi dolaÅŸarak konferanslar verdiler, Reikiyi öÄŸrettiler ve uygulamalar yaptılar. Hawayo Takata 1938 yılında Hayashi’den üstatlık derecesini aldı. ABD’ de ve baÅŸka ülkelerde Reiki öÄŸretti. Bayan Takata vefat ettiÄŸi 1980 yılına kadar 22 Reiki üstadı yetiÅŸtirdi. Bayan Takata yerini, eÄŸittiÄŸi torunu Phyllis Furumoto’ya bıraktı. Bugün Reikinin bütün üstatları ve yazarları Reikinin geliÅŸimini sürdürmüÅŸ ve ÅŸifa dağıtmaya devam etmektedirler.

 

 

Mehtap Tolu

 

Fiilimsi.net 6. ayında

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. 5 ay önceki yazılarımı sanki dün yazmışım gibi hatırlıyorum. Bu yazıyı yazarken, google amcamın fiilimsi.net’i pr2 yaptığını öÄŸrendim. Bu da aramalarda daha üstte çıkmak demektir. Geride kalan 5 ay içinde 100 adet yazı yazıldı. Kimi yazıda eleÅŸtiri yaptık, kimilerinde tanıtım,inceleme,boÅŸluk vb. Her neyse, kaldı ÖSS’ye 4 ay.. Bu sene sınava girecek arkadaÅŸlar ( kazanamayanlar , öÄŸrenciler ve double yapmak isteyenler ) çok çalışsınlar çünkü bu sene iÅŸi bitiremezlerse seneye kat kat zor dönemler geçirecekler.. Mevcut 2 ayımızda konu eksiklerimizi mutlaka gidermeliyiz. Aksi taktirde son 2 ayda soru çözmek yerine ders çalışırsak her gün yüzlerce kiÅŸi geriye düÅŸeceÄŸimizi unutmayalım…  Dershanelerinizi de sömürün. Ne kadar dokuman varsa zorla alın. Hele benim gibi yarı dönemde dershane deÄŸiÅŸtiren varsa daha fazla çalışmalı hem yeniliÄŸe uyum için hem alışkanlığı deÄŸiÅŸtirmek için…
Kalın sağlıcakla..

İmza kampanyası

Pazar, Åžubat 3rd, 2008

Bana gelen bir e-postadaki iletinin ardından ulaÅŸtığım bu sitenin amacı 2/b arazilerinin satılmaması için imza kampanyası düzenlemek. Bu yazıyı yazdığımda sitede belirtilen imza sayısı 853.682 adetti.  Hayrettin Karaca ”verin bana bir milyon imza sattırmam ” demiÅŸ e-postaya göre.


“2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası

 

 

AKP, 2003 yılında 25 milyar dolar gelir elde edileceÄŸini ileri sürerek kamuoyunda kısaca 2/B orman arazilerinin satışı olarak bilinen konuyu gündeme getirmiÅŸ, bu giriÅŸim TEMA Vakfı’nın da içinde bulunduÄŸu Ormanlarımıza Sahip Çıkalım BirliÄŸi’nin önderliÄŸinde yapılan çalışmalar, kamuoyunun tepkisi ve 10’ncu CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto kararı ile engellenmiÅŸti. Ancak, AKP seçim bildirgesinde de yer verdiÄŸi 2/B orman arazilerinin satışını, kapsamını daha da geniÅŸleterek yeniden gündeme getiriyor. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı bu konudaki teknik çalışmaları baÅŸlattı.

Hepimizin geleceÄŸini etkileyen orman doÄŸal varlığımızın tehlikede olduÄŸunu görüyor ve bunun önlenmesinde bizlerin kararına da ihtiyaç olduÄŸunu düÅŸünüyoruz. Bu nedenle TEMA Vakfı olarak, Türkiye genelinde görev yapan 555 Temsilcimiz ile Gönüllü Sorumlumuz ve 326 bini aÅŸkın gönüllümüz ile http://www.tema.org.tr/2B adresli web sitemizde “2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası baÅŸlattığımızı duyuruyoruz.

TEMA Vakfı, 2/B arazilerinin satışı ile ilgili uygulamanın kesinlikle karşısındadır. Giderek ekolojik, ekonomik ve toplumsal bir soruna dönüÅŸen konunun çözülmesi zorunludur, ancak “satış” doÄŸru yöntem deÄŸildir.

2/B arazilerinde satış kesinlikle düÅŸünülmemelidir. Ecrimisil (Kamu mallarını herhangi bir izin almaksızın veya arada sözleÅŸmesel bir iliÅŸki olmaksızın kullanan kiÅŸilere Türk Hukukunda fuzuli ÅŸagil (haksız kullanıcı); bu kullanıcılardan alınan ücrete de “ecrimisil” denilmektedir.) uygulamasına derhal baÅŸlanmalıdır. Toplu yerleÅŸim alanı haline gelmiÅŸ/kentleÅŸmiÅŸ yerlerdeki insanlar sokaÄŸa atılamaz, fakat orman içinde tek veya siteler halinde yapılaÅŸmalar, mevcut yasalar gereÄŸi kesinlikle yıkılarak orman haline dönüÅŸtürülmelidir. KentleÅŸen alanlarda ise medeni hukukumuzdaki mülkiyet kavramında yeni düzenlemelere gidilerek satış dışı çözüm oluÅŸturulmalıdır.

Siyasal iktidarlar dört yıl vadelidir, iktidara gelmek için yakılmasına, talan edilmesine göz yumulan doÄŸal ormanlarımızın yerine gelmesi ise mümkün deÄŸildir. TEMA Vakfı, Sayın TBMM BaÅŸkanı, Sayın BaÅŸbakan ve Milletvekillerini kamuoyunun sesine kulak vermeye ve iliÅŸikte sunulan TEMA Vakfı’nın tespit ve çözüm önerilerini dikkate almaya davet etmektedir.

Ortam getiriliyor, bekleyiniz..

Site içi arama: