Arşiv Aralık, 2007
Cuma, Aralık 28th, 2007
Bazen insan sessizliÄŸin içinde kaybolmak ister ya hani gözlerini kapatıp dalar tek telin ahengine.. İşte müziÄŸi ve seslendirmesi Erkan OÄŸur’dan, sözleri Fikret Kızılok’tan olan Mektup filmi müziÄŸi..
[youtube=http://youtube.com/watch?v=bsCT-X1j3kE]
bir sevdayım candan içre
akar gider katre katre
gece gündüz dolup boşluktan
biraz susuz, biraz yorgun
tende sıkkın, düşten sıkkın
kuÅŸ misali boÅŸlukta, bilinmez
ne lokmandadır, ne de sende
ne sazlardadır, ne de sözde
ne göklerdedir, ne de çöllerde of
ne neylerdedir, ne meyhanede of of
o sonsuzdan bu sonsuza
misafirim ben misafir
kiminleyim, kimim bilinmez
hayat bildik biz bu tadı
dünyaya geldik geleli
pervaneyiz biz, bilinmez
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Pazar, Aralık 23rd, 2007
Dünya stoÄŸunun %95 kadarının Türkiye’de olduÄŸu BOR, azalan mevcut enerji kaynaklarımızın alternatifi durumundadır, tedarikçisi olarak bilinen Eti Maden tarafından iÅŸletilmektedir. SaÄŸda solda bulduÄŸum bilgilere göre Türkiye rezervlerinin 400-900 yıl arasında bir ömrü de varmış, hatta yerin 30 metre altına kadar çok rahatlıkla maden çıkarılabiliyormuÅŸ. Bu rakam diÄŸer bazı Bor madeni olan ülkelerde yerin 400 metre altına kadar inebiliyormuÅŸ.
Bor madenleri, ülkemiz için stratejik açıdan çok çok önemlidir. Bu madenlerin yabancılara kaptırılmaması gerekir. Ar-ge çalışmalarımızı artırarak, bordan üretilecek pil,yakıt ve benzeri enerji araçlarına gerekli değeri bilimadamlarımız vermelidir..
BURAYA TIKLARSANIZ, Vestel Åžirketler Grubunun geçen sene Bor’la yapılan çalışmalarının bir haberini görebilirsiniz.
Bor’la ilgili çalışmalar yürüten BOREN Ulusal Bor AraÅŸtırma Enstitüsü 3 yıl önce kuruldu. Enstitü kısa sürelerde 4 tane patent çıkardı. Türkiye’nin dört bir yanındaki araÅŸtırmaları sayesinde Bor’un türevlerini geliÅŸtirdi.. Bor’un Manyetik İletkenlik özelliÄŸi ile ilgili çalışmalar yapıldı , B-10 mucizesi ile beyin kanseri tedavisinde müthiÅŸ aÅŸama kaydedildi. Yakıt pili, kanserle mücadele, asfalt yerine 30 yılı aÅŸan dayanıklılığıyla bor katkılı çimento karayolu pilot uygulaması, yanmayan tekstil, yanmayan ahÅŸap, yanmayan kâğıt, mikro besleyicilerle tarımsal üretimde yüzde 15 - 40 arası üretim artışı, harp sanayiinde “hedefi buharlaÅŸtıran” roketler ve diÄŸer bor mucizeleri…
İletiÅŸimde, haberleÅŸmede bakır veya fiber kabloların yerine borlu “süper iletken” geliÅŸtiriliyor. Süper iletken pazarının 40 milyar dolara ulaÅŸması bekleniyor…
Åžimdi Borla ilgili ilginç birkaç bilgi vereyim size..: Fiberglasların yüzde 15′iini Bor olÅŸturuyor ki, bu ürün denizcilikten havacılığa kadar bir çok alanda kullanılıyor.
Lap-Top’ların ÅŸarjlarında kullandığınızda bugün 2.5 saat ortalama çalışma süresi 12 saate çıkıyor.
Bor’un ulaşımda kullanılması hali şöyle elle tutulur bir sonuç içeriyor. 30 galon (yaklaşık 110 lt) 750 kilometre yol gidilebiliyor. Türkiye’de 1 galon benzinin fiyatı 7,5 dolar seviyesinde. Oysa gerekli seri üretim imkânları tamamlandığında Bor’un galon fiyatı 2,5 dolar olacak.
Şimdi Bor ile ilgili bir takım genel bilgiler vereceğim. Tarih, kullanım alanları, bulunduğu yerler vs..
Bor “B” harfi ile gösterilen, metal ile ametal arasında sınırda olan, atom numarası 5 olan, 3A grubunun ilk ve en hafif üyesidir.
Bor ilk defa 1808 yılında Gay-Lussac, Louis Jacques Thenard ve Sir Davy tarafından bor oksidin potasyum ile ısıtılmasıyla elde edilmiÅŸtir. Daha saf bor, ancak bromit veya klorit formlarının tantalyum flamenti vasıtasıyla hidrojen ile reaksiyona sokulmasıyla elde edilmektedir. Bor ismi borun tuzu olan boraks’tan türetilmiÅŸtir.
Bor’ u saf olarak elde etmek zordur. % 95-98 safsızlıkta bor, borik asidin magnezyum ile indirgenmesinden amorf halde elde edilir ve safsızlığı baz ve asit ile yıkanarak filtre edilir.Bor yanıcıdır, fakat tutuÅŸma sıcaklığı yüksektir. Buna ilaveten yanma sonucunda kolaylıkla aktarılabilecek katı ürün vermesi ve çevreyi kirletecek emisyon açığa çıkarmaması gibi bir özelliÄŸe sahip olduÄŸundan dolayı katı yakıt hücresi olarak kullanılmaktadır.
Tarihte ilk olarak 4000 yıl önce Babiller Uzak DoÄŸu’ dan boraks ithal etmiÅŸ ve bunu altın iÅŸletmeciliÄŸinde de kullanmışlardır. Mısırlıların da boru, mumyalamada, tıpta ve metalurji uygulamalarında kullandıkları bilinmektedir.
Borik asit ve boratlar selülozik maddelere, ateşe karşı dayanıklılık sağlarlar. Tutuşma sıcaklığına gelmeden selülozdaki su moleküllerini uzaklaştırırlar ve oluşan kömürün yüzeyini kaplayarak daha ileri bir yanmayı engellerler.

Bu grafik Bor’un kristal yapısını göstermektedir.
Borun erime noktası belirsizdir; fakat en iyi tahmini erime noktası 2200 ˚C ‘dir
Atom ağırlığı : 10.811 ± 0.005 g/mol
Kaynama noktası: 2500˚ C
YoÄŸunluÄŸu : 2.34 g /cm3
Oksidasyon sayısı : 3
ElektronegatifliÄŸi : 2.0
İyonlaşma enerjisi : 191 k cal /g atom
SertliÄŸi : 9.3 Mohs
Atom yarıçapı : 0.98
Fusion Isısı : 5.3 k cal / g atom
Buharlaşma Isısı : 128 k cal / g atom
Kristal Yapısı : Hexagonal |
Bu yazımdakilerin en fazla %70′i çeÅŸitli kaynaklardan derlediÄŸim bilgilerdir..
Kaynak : http://www.rotahaber.com/haber/20071217/Bor-hakkinda-bilmek-istediginiz-her-sey.php
Kaynak : http://bor.balikesir.edu.tr
Kaynak : http://www.boren.gov.tr
Kategori: İnceleme-Yorum | Yorum yok »
Cumartesi, Aralık 22nd, 2007
Bu yazımda, diÄŸer bir kaç iletimde olduÄŸu gibi yararlı bir siteyi tanıtacağım..
www.uzmantv.com
Site, temeli vidyo gösterim tabanlı, bir çok kategoriye ve bunların onlarca alt kategorisinden oluÅŸan, her vidyonun iÅŸinde uzman kiÅŸiler tarafından yapıldığı, eÄŸitimden saÄŸlığa - spordan sanata - teknolojiden kiÅŸisel geliÅŸime kadar bir çok konuda yardım saÄŸlayan, benim de haberturk.com’da reklamını görüp, girip, en az 1 saatimi aralıksız deÄŸerlendiÄŸim bir sitedir..
TAVSİYE ETTİĞİM ÇOK YARARLI BİR SİTEDİR..
Kategori: İnternet Dünyası | Yorum yok »
Cumartesi, Aralık 22nd, 2007
Haylaz bilimadamları(!) bilimin imkânlarını kullanarak yeni türler( DNA’ları deÄŸiÅŸtirerek ) oluÅŸturmak için yeni deneyler yapıyorlar.
Åžimdi de Aslan spermi ile kaplan yumurtasını birleÅŸtirmiÅŸler ve Sibirya kaplanlarının 2 katı büyüklüÄŸe ulaÅŸabilen, genlerinde büyümeyi durdurucu hormon bulunmayan, normal bir aslan ile kaplanın kütleleri toplamı kadar kütlesi olan , günde ortalama 13 kg çiÄŸ et tüketen ve arka iki ayağı üstünde durduÄŸunda 4 metre boya ulaÅŸan, ingilizce ismi Liger, Türkçe çevirmesi de Kaslan olan bir hayvan yapmışlar…
Aslında ilk baÅŸlarda bu Liger dediÄŸimiz hayvan, 2. Dünya savaşı sonrasında hayvanların sirklerde, hayvanat bahçelerinde birlikte tutulmasıyla dünyaya gelmiÅŸ.. Daha sonralarda ilgi çeken bu kedi ailesinin en büyük üyesi bilimadamları tarafından tutulmuÅŸ.
Kategori: İnceleme-Yorum | Yorum yok »
Cuma, Aralık 21st, 2007
Kurban bayramınızı kutlarım, hayırlara vesile olmasını dilerim.. İyi bayramlar "Kim ki dertlerini bir tek derde indirirse ki o da ahiret derdidir, Allah onun bütün dertlerine kâfidir.." Hadis-i Åžerif
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Çarşamba, Aralık 5th, 2007
Son 3 günümüzü bir anket firmasının yaptığı araÅŸtırma meÅŸgul etti ve gelecek 1 haftamızı da dolduracaÄŸa ve yeni dallara ayrılacaÄŸa benziyor.. Konu: Türban kullanımının AKP iktidarında 4 kat artması. Nedir bu türban, neden ben ismini ilk olarak 5 sene önce yoÄŸun bir ÅŸekilde duydum? Neden millet ÅŸu son senelerde daha fazla kullanıyor yoksa eskiden müÅŸrikler ÅŸimdiki AKP iktidarında ilahi kudrete mi bıraktılar kendilerini? Yoksa Hacca gitmeden önce ÅŸimdiden mi prova yapmaya baÅŸladılar? Hatta yoksa onların aslında baÅŸlarını deÄŸil de beyinlerini örtmek istemelerinden mi bu eÄŸilim?
BelirttiÄŸim anketin ardından bazı televizyon kanallarının muhabirleri almışlar kamerayı ellerine, çıkmışlar İstiklâl Caddesine.. Önlerine gelen her kapalı kadına sormuÅŸlar bu anket sonucunu.. Kimileri uzun senelerdir bunu kullandıklarını söylerken kimisi de 2 ay önce baÅŸladığını söylüyor. Uzun seneler kullanana lâf olmaz; ancak 2 ay önce türban kullanmaya baÅŸlayan 22-25 yaÅŸlarındaki bu güzeli bunu yapmaya iten neydi ? Yoksa rüyasında bir ÅŸeyler gördü de korktu mu
Bu resimde gördüÄŸünüz sih biraderim de türban takmaktadır
Garip mi geldi.. Gelmesin çünkü türban diÄŸer ülkelerde Türkiye’deki gibi beyin örtmek için deÄŸil ya ihtiyaçtan ya yöreselllikten ya da görsel güzelliÄŸi yakalamak için giyiliyor. Gayet yakışmış bu ÅŸahsa..
Ata’mızın annesi de baÅŸörtüsü kullanmıştır; ancak bu sadece baÅŸörtüsüdür. Yani anadolu kadınının her zaman kullandığı, genelde kare veya üçgen biçiminde olan, ipek veya benzeri kaliteli kumaÅŸlardan yapılan ÅŸekilli örtülerdir. Hem estetik açıdan göze hitap eder hem de kapatılması gereken yerleri hakkıyla kapatır. Türbanla ilgili iki tane sözü yazayım da bi de alıntı yapmış olalım anlatımda.. * Türban ile okumak isteyenler Arabistan’a gitsinler. Süleyman Demirel ( biraz ağır olmuÅŸ; lâkin kökten çözümdür
) * Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Recep Tayyip ErdoÄŸan ( ÅŸu an yönetici makamında olduÄŸu için yorum yapmıyorum )
Bununla ilgili çeÅŸitli haber sitelerinden ve sosyal sitelerden derlediÄŸim baÄŸlantılar:
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=403978 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=235054 http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=271424 http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrban http://www.hafif.org/etiket/t%C3%BCrban http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turban
Gözlemlerime göre türban, ÅŸu son senelerde artık samimiyetten uzaklaÅŸmıştır ve türevleri mevcuttur. Bazı türbanlıların yüzünde bir ton boya görmek, belden aÅŸağısında mini etek görmek bile mümkün hâle gelmiÅŸtir.
Kategori: fiilimsi yazılar | 1 Yorum »
Cumartesi, Aralık 1st, 2007
30.11.2007 ( dün ) tarihinde sabahın ilk ışıklarında İstanbul - Isparta seferini yapan uçak Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında tepeye burundan çakıldı.. Kazada birisi 1.5 aylık bebek olmak üzere 57 kiÅŸi hayatını kaybetti. Ölenlere Allah’ımdan rahmet diliyorum, yakınlarının başı saÄŸolsun. Bu yazdıklarım size bunun normal bir uçak kazası olduÄŸunu düÅŸündürebilir. Åžimdi yazacaklarım, çeÅŸitli haber kanallarından ve gazeteden aldığım bilgileri içerecek. Kaza sebebi; ancak yapılan geniÅŸ araÅŸtırmalarla, uzmanların çalışmalarıyla anlaşılacaktır..
Öncelikle belirteyim, düÅŸen Atlasjet uçağının serisi MD80dir ve uçağın modeli de MD83′tür. 90lı yıllarda üretilen bu serinin genel bir donanım hatası olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir( bir materyalin yanıcı olduÄŸu bildirilmiÅŸtir ). Daha önce de bu seride 20ye yakın kaza meydana gelmiÅŸtir. Bu kazalar sonunda uçakları kiralayan havayolu ÅŸirketleri donanımın deÄŸiÅŸtirilmesi yerine uçakları seferden kaldırmışlardır.. Bu kullanılan uçak da 94 senesinde üretilmiÅŸ ve bir dönem THY’de de kullanılmıştır. Uçağın içinde bir konferansa katılmak için yolculuk eden bilim insanları, öÄŸretim üyeleri ve öÄŸrenciler de bulunmaktaydı. Konferansa katılacak olan bu kiÅŸiler Türk Hızlandırıcı Projesi için çalışan kiÅŸilerdi. Bu projenin genel sorumlusu ÅŸu açıklamayı yaptı: "Ben bu toplantıya gidecektim. Hatta ÅŸu an havaalanında olmam gerekiyordu, ama toplantı iptal edildi uçak kazası nedeniyle. Bu proje 1997′li yıllarda baÅŸladı. Bundan 3 yıl önce de 9 üniversite biraraya gelerek bir proje verdik. Devlet Planlama TeÅŸkilatı bu projeyi deÄŸerlendirdi ve projenin desteklenmesine karar verildi. 10 milyon euroya bu proje desteklendi. Aslında Türkiye için gecikmiÅŸ sayılabilecek bu projeye DoÄŸuÅŸ Üniversitesi’de katıldı ve 10 üniversite olmuÅŸ oldu. Bu projenin adı ‘Türk Hızlandırıcı Merkezi projesi’dir. Hızlandırıcı Merkezi projeleri 1950-1960′lı yıllarda baÅŸladı. Bu teknoloji geliÅŸmiÅŸ ülkelerde var, çünkü bu ülkelerin geliÅŸmiÅŸliklerini saÄŸlayan teknolojilerinin başında bu teknoloji gelir. Siz eÄŸer ‘Hızlandıcı’ kurmazsanız sizin teknolojisinizin geliÅŸmesi mümkün deÄŸildir. ‘Hızlandırıcı Teknoloji’yi yaÅŸamımızın her alanında görebiliriz. ÖrneÄŸin askeri alanda, tıp alanında bu ‘Hızlandırıcı Teknoloji’ kullanılıyor. Nötron ve protonlarla kanser tedavisi yapılabiliyor. Bunların dışında sanayide kullanılan malzemenin analizi bu hızlandırıcılarla yapılıyor. Özel sektör ve nano teknolojide de bu hızlandırıcılar kullanılarak deneyler yapılabiliyor. Evrenin yapısı ve maddenin neyden meydana geldiÄŸi ve evren hakkında bilgiyi alabilmek için bu teknolojiden faydalanılıyor." Uçağın karakutusu bugün bulundu, araÅŸtırmalar devam ediyor.. DüÅŸme sebebi bu araÅŸtırmalarla açığa çıkacak. Bundan önce, uçakta önemli isimlerin bulunduÄŸunu söylemiÅŸtim. Bilim insanlarının yanında iÅŸ adamları da uçakta bulunmaktaydı. Hatta iÅŸ adamı Nuri Tığlı, daha önce iptal edilen seferlerin yeniden baÅŸlaması için giriÅŸimlerde bulunmuÅŸ ve bazen fazladan bilet alarak uçuÅŸların sürekliliÄŸi için yardım etmiÅŸti. ( Sebebi, uçağın her seferinde tam doluluk oranına ulaÅŸmaması nedeniyle uçak firmasının zarar etmesi ) Uçakta önemli kiÅŸilerin bulunması, bir komplo riskini düÅŸündürüyor. Öte yandan ceset torbalarında çalan telefonlara da rastlanılmış. Görevliler, açık bırakılan cep telefonlarının da kazaya sebep olabileceÄŸini söylüyor. Saat : 01.18 Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler. Isparta Kule: İyi deceler, devam edin. Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri. Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluÅŸ ikaz. Saat : 01.36 Kaptan Pilot : Isparta kule, in-bound olduk Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. YaklaÅŸmaya devam edin. ( konuÅŸmayla ilgili Habertürk’ün haber vidyosunu izlemek için : TIKLAYIN ) Bu konuÅŸmanın hemen ardından uçakla irtibat kesiliyor.. Sonuçta bu olayın 57 kiÅŸiyle birlikte gömülmemesi dileÄŸiyle .. [youtube=http://youtube.com/watch?v=gQKodl_9yZQ] eklemeler: Korsan Sözlük sitesinde yapılan yorumlardan birinde komplo teorisyenleri buna bile el atmış diyen bir arkadaşımız vardı, kazanın biraz esrarengiz olması bunun gerekliliÄŸini gösteriyor ve ÅŸu an benim düÅŸüncemde de normal dışı bir kaza olduÄŸu ön plâna çıkıyor, lâkin bir ihtimal açık bırakılan cep telefonları veya donanımsal bir hata da buna sebebiyet vermiÅŸ olabilir..
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »
Cumartesi, Aralık 1st, 2007
Daha önce Burada (14 Eylül 2007 tarihinde) yazdığım yazıda da anlattığım gibi 1993 yılında askerlikleri biten 33 er, eve dönüÅŸ yolunda Åžemdin Sakık’ın emriyle öldürülmüÅŸtü. Bugünlerde bununla ve Åžemdin Sakık’ın ‘paketlenmesiyle’ ilgili yeni bilgiler ortada dolaşıyor.. Dönemin özel kuvvetler başı, ÅŸimdi Emekli olan Kıdemli Albay Mithat Işık, 9 sene önceki olayları ÅŸu sıralar bir gazetemize anlatmış ve resimlerle - belgelerle bunu teyit ettirmiÅŸ..
Normalde kurallar gereÄŸi bu tür bilgilerin dışa dağıtılması yasaktır; lâkin albayımız TSK komutasından çıktığı için herhangi bir yasağı olmadığından kitabında ve röportajında bu bilgileri açıkça bize iletti. "Parmaksız Zeki" kod adlı Åžemdin Sakık, Bordo Bereliler özel timinin ‘yarasa’ ismini verdiÄŸi operasyonda 13 Nisan 1998 tarihinde yakalandı. Anlatılana göre bir süre direnen Sakık ve kardeÅŸi sonunda tüm silahlar üzerlerine doÄŸrultulunda kapana kısılmış bir fare gibi çıt çıkarmadan güvenlik güçlerine teslim oldular..
Kategori: fiilimsi yazılar | Yorum yok »